Üye Bilgileri
zιвєякαη
İkinci defa sadrazamlığa getirilen Yusuf Ziya Paşa(18) da savaş hazırlıklarına başlamış Temmuz’da Edirne’ye doğru yola çıkmıştı. İlk Rus taarruzunu durduran Osmanlı ordusu Rus ordusunu Tatariçe’de bozguna uğratmış fakat kış şartlarından yararlanan Rus ordusu uzun zamandır kuşattıkları İsmail ve İbrail kalelerini ele geçirmişti. Denizde ise Osmanlı ve Rus filoları dolaşıyor fakat birbirleri ile karşılaşmıyorlardı. Osmanlı yönetimi Kırım’a bir çıkartma yaparak bir kısım Rus kuvvetlerini bu tarafa çekip Tuna boylarına yüklenen Rus kuvvetlerinin baskısını azaltmak istiyordu.1809 yılında daha sonra Trabzon valisi olacak olan Canik Muhassılı Hazinedarzâde Süleyman Ağayı Trabzon Mütesellimliğine getirmiş (19) aynı amaçla 1809 yılında Ahıskalı Şerif Paşa’yı Sinop’tan Faş’a kadar olan Karadeniz sahillerinin muhafazası için Karadeniz Seraskerliği görevi ile Trabzon Valiliğine atamıştı.(20) Kafkas Cephesinde Rus hareketliliğinin artması üzerine Karadeniz sahillerindeki bir çok ağa eski suçlarına ve durumlarına bakılmaksızın sefere memur edilmiş,bunlardan Hazinedarzade Süleyman Ağa’ya Gönye Sancağı verilmişti(21). 1809-1810 kışında Tuna deltasını işgal eden Ruslar Kafkas Cephesinde de Poti’ye kadar ilerlemişlerdi..1810 baharında tüm güçleri ile Osmanlı sınırlarına yüklenen Ruslar, Balkanların kuzeyini tamamen işgal ederek Doğu Karadeniz sahillerinde Faş kalesine saldırdılar. Ruslar’ın Faş kalesine saldırmaları üzerine Trabzon Valisi ve Karadeniz Sahilleri Seraskeri Şerif Paşa İstanbul’dan kendisine asker , para ve zahire yardımı gönderilmesini isteyerek Faş’a hareket etmişti.(22) Karadeniz sahillerindeki şehirlerin savunması için yapılan tabyalar tahkim edilmiş Trabzon valisi Vezir Mehmet Şerif Paşa’nın, Rize limanının düşmana karşı muhafazası için Dalyan,Roş,Beryoz burunlarına Tabyalar yapılması,top ve mühimmat ile tahkim edilmesi için Hassa Sermimarı Mustafa’ya bir ariza yazılmıştı.(23) Faş’ın Rus istilasına uğramasını engelleyen Şerif Paşa Trabzon’a dönünce aralarında öteden beri çekişme olan Çıldır Valisi Selim Paşa’nın üzerine yürümeye karar verdi ve kuvvetleri ile birlikte Trabzon’dan ayrıldı. Bu davranışı uygun görülmeyen Şerif Paşa Trabzon valiliğinden alındı(24)Yerine Doğu Seraskerliği görevi ile Halil İbrahim Paşa atandı fakat bu emir tebliğ edilemeden Halil İbrahim Paşa Trabzon Valiliğinden de alınarak Erzurum Valiliğine atandı. Bu kargaşalıktan yararlanan Ruslar da Faş kalesini ele geçirdiler. Giderek kötüleşen bu durumu düzeltmesi için 07.01.1810 tarihinde Alaiye/Alanya mutasarrıfı Çarhacı Haci Ali Paşa Trabzon valiliğine atandı.(25)Erzurum Valisine ve Şark Seraskeri İbrahim Paşa’ya ve Trabzon Valisi ve Bil-istiklal Karadeniz’in Anadolu Sevahili Seraskeri Çarhacı Hacı Ali Paşalar’a bir an evvel görevlerinin başına gitmeleri ve ‘vazifelerini ifaya gayret’ etmeleri hakkında emirler yazıldı(26). Babiali, Vezir Rütbesi ile Trabzon Valiliğine tayin ettiği Çarhacı Haci Ali Paşa’ya iki konağı bir edip’ bir an evvel Trabzon’a varması emrini verirken(27) Ali Paşa varıncaya kadar Trabzon Mütesellimliğine Şatırzade Osman Ağa’yı atadı(28) . Artvin Beyi Süleyman Bey, Sohum Muhafızı Aslan Bey ve Rize Ayanı Tuzcuoğlu Hacı Memiş Ağa o havalinin muhafazasına memur olunarak, donanma ile silah, cephane,zahire ve asker gönderilmesine karar verildi(29) Trabzon mütesellimi Mirahor-u evvel Şatırzade Osman Ağa ve amcaoğlu Mehmet Şakir Ağa Nisan 1810 da İstanbul’a bir dizi yazı gönderip ‘Şerif Paşa’nın iki kıt’a kaboz topu ile on topçu neferinin ve cebehane ile mühimmatının Trabzon’da alıkonulduğunu (30) bildirerek Trabzon ve Gümüşhane ağalarına asker toplanması için emir yazılmasını ve Gümüşhane ile Canik’den gönderilecek buğday işinde dikkatli olunmasını,Aydınoğlu gemisi ile gelen topçu ve arabacı neferlerinin Trabzon’a vardıklarını belirtir, neferlerin tayinatlarını kendilerinin karşıladığını, bu iş için gönderilen zahirenin gelmediğini,bu iş için para gönderilmesini isterler.(31) Rus işgalinde kalan Faş Kalesinin kurtarılması için Rize Ayanı Kapucubaşı Tuzcuoğlu Memiş Ağa ve Kardeşi Silahşorandan Osman Ağa’nın maiyyetinde bölge ağalarının toplanması ve Faş Kalesinin zapt edilmesi istenmekteydi. Memiş Ağa’ya yazılan emirnamede Trabzon ağavatından Giresunlu Darçınzade Hacı Mustafa,Tirebolu Voyvodası Süleyman,Kuğuzade Emin Bey,Dedezade Hacı Osman,Sakazade Mahmut,Pulathane Serdarı Mehmet, Hacısalihzadeler, Abanoszadeler, Mefsuzzade Mustafa, Kasapzade İbrahim,Gümrükçüzade Genç,Gönye sancağı ağavatından Rize kazasında Pirzade Memiş,Ekşizade Mustafa ve Ali,Mehmetzade Hüseyin,Hacışahinzade Mehmet Bey,Telatarzade Mustafa, Osmanpaşazade Mehmet, Çorukzade Ömer, Mumizade Memiş,Hemşin sakinlerinden Kumbasarzade Genç Ağa ve Hacıhasanzadeler Faş kalesinin kurtarılmasına çıkarabildikleri askerle Tuzcuoğlunun maiyyetine memur ve tayin olunmuş idi. Faş kalesinin kurtarılması için çok sayıda asker lazım olduğu için bu defa Ordu ve Şebinkarahisar’dan(Karahisar-ı Şarki) Çeçenzade Hacı Hasan Ağa başbuğluğunda bin, Maçka Voyvodası Hacısalihzade Ali başbuğluğunda beşyüz nefer,Vavuk kazası kadısı,müftüsü ve ağavatından Üçüncüzade Süleyman Beyin oğlu (Ali Bey’in) başbuğluğunda, Yağmurdere Voyvodası Hafızzade Hasan ve Uz nahiyesi Voyvodası çıkarabildikleri askerle,Batum Kazası ayanı Küçük Mehmet Bey külliyetli askerleri ile Sürmene Kazasında sakin yüzüncü,yirmi beş ve on üç ve Sekban ağaları gönüllü bayrağı açıp külliyetli neferle,Hacıalizade Emin ve Yakubzade Ahmet ve Kalzadeler ( Kadakalzadeler), Süleyman ve Hasan birer bayrak küşadları Faş Kalesinin kurtarılmasına Tuzcuoğlu Memiş ağanın başbuğluğunda memur oldukları bildirilmektedir(32). Rusya ile Savaşın şiddetlenmesi ve Trabzon vilayeti hasılatının kifayetsizliği nedeniyle asker ve Deve Bedeliyyesinden aliye-i şahane olarak 25.000 kuruş verilmesine karar verilmişti. Çar I.Aleksandre’den 1810 Temmuz’unda Osmanlı donanmasına görüldüğü yerde hücum edilmesi,Türkler müttefikleri İngilizlerle birlikte iseler savunma durumunda kalınması emrini alan Rusların Karadeniz Filosu, 8 fırkateyn,1 korvet ,8 gemi ve yardımcı 3 gemiden oluşuyordu ve merkez üssü Sivastopol Limanı idi. Temmuz ayında Osmanlı donanmasının Karadeniz’e çıktığı haber alındığında Rus filosu da Amiral Sarıçef komutasında denize açılmıştı. İki kola ayrılan Filonun 2 fırkateynden oluşan birinci kolu Tuna nehrinin ağzından Varna istikametine ilerleyecek rüzgarın el verdiği ölçüde boğazlara yaklaşacaktı. 1 korvet,1 fırkateyn ve yardımcı 1 gemiden oluşan ikinci kol da Anapa ve Sohum kalesi sahillerini kontrol ederek bölgedeki deniz nakliyatını durdurmak,Rus kuvvetleri ile çatışmaya giren bölge halkına baskı yaparak Ruslarla barışa zorlamak üzere harekete geçmişti(33). 20 Haziran’da Sivastopol’a Türk donanmasının Karadeniz’e çıktığı, Varna’ya doğru giderken önemli bir kolunun ayrılarak Anadolu sahillerini takip ettiği’ şeklinde bir haber gelmesi üzerine Rus filosu da Anadolu sahillerine inmiş fakat Samsun ve Sinop limanlarında Osmanlı donanmasına rastlayamamıştı. Tekrar Varna istikametine yöneldiğinde şiddetli bir fırtınaya tutulmuş ve 20 Temmuzda hasar görmüş bir şekilde Sivastopol’a dönmüştü. Rus filosu Sivastopol’a döndüğü zaman Osmanlı donanmasının Sivastopol önlerine gelerek 2 gün kadar bekledikten sonra şehre hiçbir şey yapmayıp geri döndüğünü öğrendiler. Donanmasının bu sonuçsuz seferinden memnun olmayan I.Aleksandre donanmanın tekrar denize açılmasını ve Türk donanmasını takip ederek Varna istikametine ilerlemeye çalışan Rus birliklerine destek olmasını emretmişti. 8 hatt-ı harp gemisi,1 korvet 5 fırkateyn ve 3 küçük gemiden oluşan bir filo Ağustos’da tekrar denize açılarak Varna önlerine gitti. Kara birlikleri ile irtibat sağlamak üzere karaya bir müfreze çıkardılarsa da müfreze Türk kuvvetlerinin açtığı ateş sonucu gemilere sığınmaya zorlandı. Kara birlikleri ile irtibat sağlayamadıkları gibi Varna’daki Türk birlikleri hakkında bilgi de alamayan Rus filosu geri dönmeye karar verir. Dönüş yolunda (17 Ağustos’da) Osmanlı donanmasına ait gemilerle karşılaşan Rus filosu Osmanlı gemilerinin çatışmaya girmeyip bölgeden ayrılmaya çalıştıklarını görünce onları takibe başladı. Arkalarından birkaç top mermisi göndermelerine rağmen gemilere yaklaşamadılar ve akşam olması üzerine takipten vazgeçerek Sivastopol’a döndüler. 1810 yazında ard arda yapılan bu iki seferden bir sonuç alınamaması Rus Çarını kızdırmıştı.3.Defa verilen emirde: 1) Trabzon’da müteyyin bir hareket üssü kurulması 2) Trabzon’dan Poti ye kadar olan kıyıların tamamında Rus hakimiyetinin sağlanması 3) Trabzon Rumlarının Osmanlı idaresine karşı isyan etmelerinin sağlanması’ istenmekteydi.