+ Tarih Portali » Diğer Ders Notları ve Araştırmalar » Genel Tarih Araştırmaları ve Makaleler
 Anadolu Efsaneleri

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Anadolu Efsaneleri
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1792
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Anadolu Efsaneleri  (Okunma Sayısı 1792 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 14 Mayıs 2007, 18:29:21 »
Üye Bilgileri çubuk prenses
Şad
****
Tesekkür
-Verilmiş: 19
-Alınmış: 684


Nüfus Cinsiyet: Bayan
Konum Nerden: T.C.
Giriş Kayit tarihi 18 Nisan 2007, 10:16:55
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 375

Karma: +54/-1
İrtibat


Anadolu Efsaneleri





Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


ŞAHMARAN EFSANESİ(TARSUS)
Efsaneye göre Şahmaran yüzlerce yıl önce Tarsus'ta yaşayan yılan vücutlu kadın başlı bir kahraman. Bahçesinde insanoğlunu cezbedecek her türlü yiyecek ve ziynet eşyası bulunan Şahmaran kimsenin bilmediği bir yerde insanoğlundan uzakta yerin altında yaşamış, ta ki insanoğlu Camsab tarafından bulunana kadar.

Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab bir gün ormanda bir kuyu dolusu bal bulmuş. Balı çıkarmak üzere kuyuya inen Camsab'ı, bütün balı yukarı çeken arkadaşları aç gözlülükleri yüzünden kuyuda bırakmış. Yalnız başına feryat eden Camsab tam da ümidini kesmişken topraktan iğne deliği büyüklüğünde ışık sızdığını farketmiş. Cebindeki bıçak ile ışığın geldiği deliği büyüten Camsab, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girmiş. Bu bahçede dünyada eşi benzeri olmayan çiçekler, ortasında bir havuz ve çevresinde oturaklar ile bir yığın yılan bulunuyormuş. Havuzun başındaki taht üzerinde insan başlı, süt beyaz vücutlu bir yılan Camsab'a kendi diliyle hitap etmiş; 'Hoşgeldin insanoğlu, çevrendekilerden korkma sen bizim misafirimizsin'

Şahmaran Camsab'a türlü türlü yiyecekler ikram edip kendi ülkesine nasıl ve neden geldiğini sormuş. Camsab hikayesini uzun uzun anlatmış... Camsab'ı dinleyen Şahmaran başını sallayıp 'İnsanoğlu nankördür, hilekardır. Küçücük menfaatleri karşısında muazzam zararlarına razı olur' demiş.

Şahmaran'ın güvenini kazanan Camsab uzun yıllar bu bahçede yaşamış. Yıllar sonra bir gün Şahmaran'a yaklaşan Camsab, ailesini çok özlediğini söyleyip 'Nolur beni aileme kavuştur' diye yalvarmış. Bunun üzerine Şahmaran kendisini salıvereceğini, ancak yerini kimseye söylemeyeceğine ve asla hamama girmeyeceğine dair söz vermesini istemiş. Çünkü Şahmaran'la karşılaşan her kim olursa hamama gittiğinde vücudu pullarla kaplanırmış. Şahmaran'a söz verip ailesine kavuşan Camsab uzun yıllar verdiği sözde durarak Şahmaran'ın yerini kimseye söylememiş ve hiç hamama gitmemiş.

Derken bir gün Camsab'ın yaşadığı ülkenin hükümdarı Keyhüsrev hastalanmış. Vezir, hastalığın çaresinin Şahmaran'ın etini yemek olduğunu söylemiş ve herkesin hamama getirilmesini istemiş. Önceleri direnen sonra zorla hamama götürülen Camsab'ın vücudu hamama girince pullarla kaplanmış. Sonunda da yapılan işkenceye dayanamayarak canını kurtarmak için kuyuyu göstermiş. Hemen kuyunun başına gidilmiş ve Şahmaran dışarı çıkarılmış. Camsab'ı gören Şahmaran 'İşte Camsab nihayet kanıma girdin. Ben insanoğluna itimat edilmeyeceğini biliyordum. Fakat ne çare ki yine aldandım' demiş. Ölüme giderken de Camsab'a 'Beni toprak çanakta kaynatıp ilk suyumu sana içirecekler sakın içme zehirlidir. İkinci suyumu iç gövdemi de hükümdara yedir' demiş Şahmaran'ın söylediklerini harfiyen yerine getiren Camsab ilk suyu vezire içirip ikincisini kendisi içmiş. Etini de hükümdara yedirmiş. Vezir ölmüş hükümdar da kısa sürede iyileşip Camsab'ı veziri yapmış.

Efsaneye göre Şahmaran'ın öldürüldüğünü yılanlar bilmemekte. Tarsus'un Şahmaran'ın öldürüldüğünü öğrenen yılanlar tarafından basılacağı rivayet edilir.

LOKMAN HEKİM EFSANESİ (ADANA)

Adana ve çevresinde yüzyıllardır yaygın olarak Lokman Hekim efsaneleri anlatılmaktadır. Bunlardan bir tanesi şöyledir:

Lokman Hekim, inanışa göre bütün hekimlerin piri, üstadıdır. Her çiçeğin, her otun özelliklerini tanıyan Lokman, ilaç yapar, dertlilere deva bulurmuş. Bütün dünyayı dolaşmış. Çukurova'ya gelince ovanın bereket ve güzelliğine hayran olarak Misis'e yerleşmiş. Çevredeki bütün hastaları iyileştirmiş. Artık hastalığın ne olduğunu unutan Çukurovalılar, ölümsüz hayatın peşine düşmüşler. Kendileri için ölümsüzlük ilacını yapmasını istemişler.

Lokman Hekim Çukurova'yı adım adım dolaşmış, bütün bitkileri incelemiş. Bir gece dolaşmaktan yorgun düşmüş ve ulu bir çınarın altında uyuya kalmış. Bir ara bir ses duymuş: "Ey Lokman, artık araman bitsin, ben ölümsüz hayatın devasıyım. Bundan böyle insanlara ve hayvanlara ölüm yok". Lokman Hekim, sesin geldiği bitkiye doğru yürüyüp koparmış.

Bu arada Tanrı Cebrail'e: "Yetiş Cebrail, Lokman ölümsüzlüğe çare bulursa bu insanların hali ne olur?" demiş. Bunun üzerine Cebrail, pir-i fani kılığında Misis Havraniye tarafına bir gelmiş. Misis Köprüsü'nün üstünde Lokman Hekimle karşılaşmış. Cebrail: "Selamün-aleyküm" dedikten sonra. Lokman'ın elindeki kitaba bakmak istemiş. Kitabı alıp, coşkuyla akan Ceyhan Nehri'ne atmış. Kitabın ardından Lokman da suya atlamış ama bulamamış. Yaz gelip sular çekilince, ırmak boyunda aramaya devam etmiş. Sonunda kitabın sadece bir yaprağını, arpa tarlasında bulmuş.

Bugünkü tıp biliminin, o günkü yapraktan geliştiğine inanılır. Yörede hâlâ, efsanenin izlerine rastlanılmaktadır. Kitabın bulunduğu arpa tarlasının toprağı kutsal sayılır. Çocukların karınları ağrıdığında bu toprağı ısıtıp beze sararak çocuğun karnına koyarlar.

Logged

Batılılar geldiklerinde ellerinde incil,bizim elimizde ise topraklarımız vardı.Bizlere gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler.Gözlerimizi açtığımızda ise bizim elimizde incil onların ellerin topraklarmız vardı..
Sayfa: [1]   Yukarı git

 

Tarihportali.net Etiketler
Anadolu Efsaneleri

Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Anadolu Beylikleri Haritası Türkiye Tarihi Haritaları çubuk prenses 5 15197 Son Mesaj 09 Mayıs 2009, 17:17:13
Gönderen: Katun
Türk Tarihi Efsaneleri Araştırmalar furkanözyürek 1 2468 Son Mesaj 11 Eylül 2007, 08:10:39
Gönderen: SELİMÎ
Çanakkale Efsaneleri Tarih Haberleri çubuk prenses 8 7738 Son Mesaj 29 Ocak 2010, 15:51:36
Gönderen: Raltar
İlk Çağda Anadolu ve Çevresi Ders Notları aynur 2 20295 Son Mesaj 26 Kasım 2007, 19:37:25
Gönderen: İlteriş
Anadolu Ateşi Kırık Linkler MUSTAFA MERİÇ 2 1958 Son Mesaj 16 Haziran 2008, 16:55:45
Gönderen: İlteriş
anadolu selçukluları Çöp Kutusu sefa 1 778 Son Mesaj 19 Mayıs 2008, 10:37:58
Gönderen: sefa
Anadolu Şiir Köşesi İlteriş 0 1032 Son Mesaj 07 Eylül 2008, 16:49:54
Gönderen: İlteriş
anadolu beylikleri ders notlari Çöp Kutusu tarihci girl 0 939 Son Mesaj 06 Kasım 2008, 18:28:39
Gönderen: tarihci girl
Anadolu'nun Türkleşmesi Araştırmalar Raltar 0 3860 Son Mesaj 02 Ocak 2009, 20:50:17
Gönderen: Raltar
Karaz Kültürü ve Kuzeydoğu Anadolu Araştırmalar Raltar 0 3343 Son Mesaj 09 Ocak 2009, 22:11:08
Gönderen: Raltar

Tarih Portalı I tarih portalı, tarih öğretmeni I ders izle I tercüme I tarih sinavı
Site Map |Site Map 0,5 |Site Map 1 ||Site Map 2 | Arşiv 1 |Arşiv 2 |Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss| Urllist
Powered by SMF 1.1.11
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Osmanlı Skin by
sPaNdAu£r

Arsiv
Bu Sayfa 0.354 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu