|
||
| selam arkadaşlar benim sorularım herhangi bir sınav için değil tamamen meraktandır günümüzde osmanlı devletinin adı her an her yerde anılır iken koskoca selçuklu imparatorluğu maalesef unutulmuş durumda... soru 1) Anadolu selçukluları, büyük selçuklu devletinin anadoluyu fethetmek için görevlendirdiği komutanlar tarafından kuruldu ise,anadolu selçukluları ile büyük selçuklu sultanı melikşah arasındaki düşmanlık nereden kaynaklanmaktadır? (bu bir türk-pers anlaşmazlığı mıdır?) soru 2) Karamanoğulları beyliği, anadolu selçuklu devletinin direkt varisi olmasına rağmen (bunu yazışmalarında kendileri de iddia etmiştir) osmanoğulları ile neden amansız birer düşman olmuşlardır? (türk birliğini sağlamak için savaştılar demeyin bunun daha derin nedenleri olduğu kanaatindeyim) soru 3) Fatih sultan mehmet'in kendisini roma imparatoru (kayser-i rum) ilan etmesi ve romayı alıp, büyük roma imparatorluğunu tekrar kurmak adına italya üzerine sefere çıkması (bunun üzerine zehirlendiğine inanılıyor)ve osmanlı sarayında çoğunlukla bizans geleneklerinin sürmesi, sizce islam imparatorluğu olarak takdim edilen bir imparatorluk için garip değil midir? bu konudaki görüşleriniz? şimdiden teşekkür ederim |
||
|
||
| Cevap 1) Meseleyi sadece Melikşah'a indirgememek lazım. Hele hele Türk-Pers mevzusunun uzak-yakın bir ilgisi yoktur. Mesele daha derindir. Anladığım kadarıyla araştırmayı seviyorsunuz. Meseleye Arslanoğulları ve Mikailoğulları gözüyle bakınız. İki kardeşin soyundan gelenler tarih boyunca birbiriyle mücadele etmiştir. Daima Mikailoğulları kazanmıştır. Alparslan - Kutalmış mücadelesi, Süleymanşah - Tutuş mücadelesi gibi. Hatta ve hatta Süleymanşah'ın Anadolu'ya gelişi bile bir kaçıştır aslında. Mücadeleyi hep kaybeden Arslanoğulları her güçlenişinde şansını denemiştir Büyük Selçuklu tabiyetinden kurtulmak için. Cevap 2) Hakimiyet mücedelesidir tamamen. Osmanlı neden Karamanoğullarının üstünlüğünü kabul etsin ki? Türk tarihinde hüküm sahibi olmak için nasıl ki kardeşler biribirini öldürdü ise, pek çok Türk devleti nasıl birbirine girdi ise burda da durum aynıdır. Osmanlı olmasa idi (tarih varsayımları kabul etmez ama) bu sefer Karesioğulları yenecekti Karamanoğullarını Cevap 3) Tamamen ünvandır şahsi kanaatim. Bizans'ı almıştır, dolayısıyla künyesi de ona geçmiştir. 2. hedefinde Roma olması doğaldır. Sorunun ikinci aşaması içinde 1300 yılında çadırda yaşayan bir beyin soyundan gelenlerin 150 sene sonra tamamen özgün bir saray adabı ortaya koymaları beklenemez. Elbette ki en yakından etkilenilecektir. Bu da Bizans olmuştur. EK: Fatihle ilgili bu soruda annesinin Huma Hatun değilde bir hristiyan Rum Hatun olduğu, Manisa'dan itibaren yanında hep devşirmeler tarafından kuşatıldığı, Papa'nın hristiyanlık teklifi, şu an mezarının olduğu yere eskiden kimlerin gömüldüğü, resim yaptırması gibi mevzulara hiç girmiyorum artık oraları siz araştırırsınız. Selametle. |
||
|
||
| Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim Ek olarak şunu sormak istiyorum, eğer ki dediğiniz gibi Türkler 1300 yılında çadırda yaşıyor idiyse (ki ben de öyle düşünüyorum), Selçuklu devletinin, büyük ölçüde Pers etkisinde kalmış bir devlet olduğunu ve Anadolu Selçukluları zamanından günümüze kalan yapı ve eserlerin, pers mimarlar ve sanatçılar tarafından yapıldığını söylemek doğru mudur? |
||
|
||
Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim Ek olarak şunu sormak istiyorum, eğer ki dediğiniz gibi Türkler 1300 yılında çadırda yaşıyor idiyse (ki ben de öyle düşünüyorum), Selçuklu devletinin, büyük ölçüde Pers etkisinde kalmış bir devlet olduğunu ve Anadolu Selçukluları zamanından günümüze kalan yapı ve eserlerin, pers mimarlar ve sanatçılar tarafından yapıldığını söylemek doğru mudur? Sayın woundedrider Bu Sorunuzu Ben Yanıtlamak İsterim...Türkler 1300lü Yıllara Kadar Değilde Miryakefalon Savaşından Sonra Yerleşik Hayata Geçmişlerdir.Belkide Anadolu Selçuklu Devleti Kurulduktan Sonra.Bana Kalırsa Yapılan Yapılar Direk Pers Mimarisinden Özenilmemiştir.Çünkü Birçok Yerlere Akınlar Düzenlenerek Daha Farklı Mimari Şekilleride Gözlemlenmiştir.Örn. Çin yada Kafkasya.Ama Anadolu Seçluklu Devletindeki Mimari Arap-Pers Mimarisinin Bir Ürünü Olma İhtimalini Taşıyabilir.4 Halife Döneminde Araplar Pers İmparatorluğunun Hemen Hemen Hepsini Ele Geçirdiler.Sonuç Olarak Pers Mimariside Arap Mimarisinden Etkilenmiş Diyebiliriz Bence.Ayrıca Perslerin Bulunduğu Bölge Öle Biryerki Tarihte Birçok İmparatorluk ve Devletin Himayesi Altında Kalmış.Bana Kalırsa Zamanla Pers Mimarisi Kendi Özelliğini Yitirim Başka Mimarilerden Etkilenmiş Olabilir...Saygı ve Sevgilerimle... |
||
|
||
Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim Ek olarak şunu sormak istiyorum, eğer ki dediğiniz gibi Türkler 1300 yılında çadırda yaşıyor idiyse (ki ben de öyle düşünüyorum), Selçuklu devletinin, büyük ölçüde Pers etkisinde kalmış bir devlet olduğunu ve Anadolu Selçukluları zamanından günümüze kalan yapı ve eserlerin, pers mimarlar ve sanatçılar tarafından yapıldığını söylemek doğru mudur? Sayın woundedrider Bu Sorunuzu Ben Yanıtlamak İsterim...Türkler 1300lü Yıllara Kadar Değilde Miryakefalon Savaşından Sonra Yerleşik Hayata Geçmişlerdir.Belkide Anadolu Selçuklu Devleti Kurulduktan Sonra.Bana Kalırsa Yapılan Yapılar Direk Pers Mimarisinden Özenilmemiştir.Çünkü Birçok Yerlere Akınlar Düzenlenerek Daha Farklı Mimari Şekilleride Gözlemlenmiştir.Örn. Çin yada Kafkasya.Ama Anadolu Seçluklu Devletindeki Mimari Arap-Pers Mimarisinin Bir Ürünü Olma İhtimalini Taşıyabilir.4 Halife Döneminde Araplar Pers İmparatorluğunun Hemen Hemen Hepsini Ele Geçirdiler.Sonuç Olarak Pers Mimariside Arap Mimarisinden Etkilenmiş Diyebiliriz Bence.Ayrıca Perslerin Bulunduğu Bölge Öle Biryerki Tarihte Birçok İmparatorluk ve Devletin Himayesi Altında Kalmış.Bana Kalırsa Zamanla Pers Mimarisi Kendi Özelliğini Yitirim Başka Mimarilerden Etkilenmiş Olabilir...Saygı ve Sevgilerimle... Cevabınız için teşekkür ederim 5 yıl Niğde'de yaşamış biri olarak oradaki kümbet, kervansaray ve cami (Aleaddin cami) örnekleri ile aynı dönemde İran'da pers mimarlar tarafından yapılan eserleri kıyaslayınca büyük bir benzerlik olduğunu gördüm.Osmanlı'nın kuruluş zamanlarında bile çadırlarda kalındığı göz önüne alındığında, selçuklu zamanında pers mimarların anadolu'nun imarında kullanılmış olabileceğini düşündüm. Bir de Selçuklu hükümdarlarının eski perslerin kutsal kartal ve aslan figürünü (isimlerini hatırlayamadım şu an) sancaklarında kullanmaları ve Key-kubad, Key-hüsrev gibi pers isimleri almaları da pers etkisinin birer göstergesi değil midir? |
||
|
||
| Dukak Bey'in oğlu Selçuk Bey'in üç oğlu vardı; Mikail Aslan,Musa Arslan,İsrail Arslan...Mikail Arslan'dan Büyük Selçuklular,İsrail Arslan'dan Rum Selçukluları türedi. 1)Tamamen siyasi egemenlik mücadelesi..Melikşah,Kutalmış ibn Süleyman'ı kendi egemenliğine karşı tehlike olarak görüyor senin mantığına göre gidersek Türklerde Hun Devleti döneminde birlikteydi sonra Altay bölgesi için savaşlar oldu Göktürkler'i Uygurlar,Uygurlar'ı Kırgızlar yendiler 2)Türk Cihan Hakimiyeti Mefkûresi.. 3)Devlet-i Aliyye İslam İmparatorluğu filan değildir sadece İslam,devletin mühim bir unsurudur.Fatih çok Roma ve Bizans tarihi kitapları okuduğu için etkilenip böyle bir siyasi iddia ortaya atmış olabilir aynı iddiayı Kanuni'de ortaya atar hatta daha ileri giderek kendisini Avrupa Kralı ilan eder Venedik'e giderek kendi adına 50.000 dükalık taç yaptırır |
||
|
||
| soru 1) Anadolu selçukluları, büyük selçuklu devletinin anadoluyu fethetmek için görevlendirdiği komutanlar tarafından kuruldu ise,anadolu selçukluları ile büyük selçuklu sultanı melikşah arasındaki düşmanlık nereden kaynaklanmaktadır? (bu bir türk-pers anlaşmazlığı mıdır?) Arkadaşlar açıklamalar yapmışlar, yalnız şu noktaların da gözden uzak tutulmaması lazım. -Kutalmış'ın oğulları Alparslan ve sonrasında Melikşah tarafından öldürtülebilme imkanı olmasına rağmen öldürülmemiştir. -Bizans İmparatoru Anadolu’daki Selçuklu fetihlerinin Melikşah’ın buyruğu ile yürütüldüğünü bildiği için, Kuzey Çin hükümdarını harekete geçirmeye çalışarak Büyük Selçukluları zayıflatmaya çalışmıştır. -Süleymanşah, ortaçağ Hristiyan aleminin en kutsal kentlerinden sayılan Antakya’nın fethini özel bir elçi ile Sultan Melikşah’a arzetti. Buna son derece sevinen sultan, başkent İsfehan’da fethi kutlama töreni yaptırdı. soru 2) Karamanoğulları beyliği, anadolu selçuklu devletinin direkt varisi olmasına rağmen (bunu yazışmalarında kendileri de iddia etmiştir) osmanoğulları ile neden amansız birer düşman olmuşlardır? (türk birliğini sağlamak için savaştılar demeyin bunun daha derin nedenleri olduğu kanaatindeyim) İki buçuk asra yakın süren Selçukî saltanatı zamanında, Anadolu’da tek bir devlet ve onun başında da meşrû bir hanedanın bulunması fikri bütün bir cemiyette tamamıyla yerleşmiş bulunuyordu. Onun içindir ki, Moğollar kati iktidarlarına rağmen Selçukî hanedanını tasfiye edemeyip, kukla halinde olsun yaşatmayı lüzumlu görmüşlerdi. Anadolu’daki bir sürü isyanlar sırasında hiç kimse Selçukî şehzadeleri dışında başka bir sülaleye dayanan siyasi bir rejimi kurmaya teşebbüs etmemişti. Anadolu beylikleri namlarına kesilen paraların üzerindeki tarihlerin hep 1308’den sonraki yıllara ait olması, Selçukî hanedanının hükümranlık haklarına sonuna kadar riayet olunduğuna delalet eder. Karamanoğulları'nın meşru varis olması durumu ise; Osmanlı'nın varis olması durumundan daha sağlam kaynaklara ait bir iddia değildir. Meşru hanedan İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılınca bir mücadele olması son derece normal bir durumdur. Bu konuda neticeye bakmak gerekir. soru 3) Fatih sultan mehmet'in kendisini roma imparatoru (kayser-i rum) ilan etmesi ve romayı alıp, büyük roma imparatorluğunu tekrar kurmak adına italya üzerine sefere çıkması (bunun üzerine zehirlendiğine inanılıyor)ve osmanlı sarayında çoğunlukla bizans geleneklerinin sürmesi, sizce islam imparatorluğu olarak takdim edilen bir imparatorluk için garip değil midir? bu konudaki görüşleriniz? Bu konuda Fuat Köprülü başta olmak üzere tarihçilerimizin eserleri meydandadır. Osmanlı Devletinin hukuk ve eğitim yapısına bakmamız devletin kaidelerini göstermesi açısından yeterlidir. Teşrifat kanunları gibi dar bir mevzuya hüküm bina edilemez. Aynı zamanda Napolyon'un Mısır Seferi sırasında müslüman olduğunu yayması vb. misaller, siyaseten bu unvanın kullanılmasının bazı kazançlar getireceği umulmuş olabilir. Buna ek olarak coğrafi bölge isimleri İslam tarihçileri nazarında çok önemli yer tutmadığı gibi Osmanlılarda da tutmuyordu. Milliyetçilik esasına göre oluşturulmamış -ki nüfus yapısı da buna müsait değildir- bir devletin bu refleksi normaldir. soru 4) Türkler 1300 yılında çadırda yaşıyor idiyse (ki ben de öyle düşünüyorum), Selçuklu devletinin, büyük ölçüde Pers etkisinde kalmış bir devlet olduğunu ve Anadolu Selçukluları zamanından günümüze kalan yapı ve eserlerin, pers mimarlar ve sanatçılar tarafından yapıldığını söylemek doğru mudur? Merçil mesleklerle ilgili araştırmalarına göre tespit ettiği veri olan 31 mimardan sadece 3’ünün gayrimüslim olması, bu dönemde Anadolu’da Türk-İslâm toplumunun bu alanda çoğunluğa sahip olduğunu göstermektedir. Konya ve Kubâdâbâd saraylarına ait çini üzerinde duvar resimleri Uygur uslubunda yapılmış olup Orta Asya Türk sanatının Anadolu’ya intikal ettiğini göstermektedir. Bununla beraber Selçuklu sanatı, eski Türk, Arap, İran, Bizans sanatı gibi çeşitli unsuraların terkibi ile meydana gelemiştir. Selçuklularda İran etkisinin ne kadar yoğun olduğu edebi eserlerden anlaşılmaktadır. İnanç yönünden ise o dönem İranının yoğun olarak sünni olması gözden kaçmamalıdır. |
||
|
||
| Arkadaşlar bir de 5. iletideki soruma yani selçuklu sultanlarının isimleri ve sancaklardaki antik pers sembollerinin kullanımıyla ilgili de cevaplayabilirseniz çok sevinirim | ||