Atamızın gerçek ölüm sebebi | Atamızın gerçek ölüm sebebi Tarih Öğretmeni | Atamızın gerçek ölüm sebebi Tarih Dersi | Atamızın gerçek ölüm sebebi tarih yıllık planı | Atamızın gerçek ölüm sebebi tarih sunuları|Atamızın gerçek ölüm sebebi tarih zümreleri|</
+ Tarih Portali » Tarih Kültürü » Tarihi Şahsiyetler » Gazi M. Kemal (Moderatör: abdullahkarataş)
 Atamızın gerçek ölüm sebebi

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Atamızın gerçek ölüm sebebi
Cevaplar 1
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 357
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Atamızın gerçek ölüm sebebi  (Okunma Sayısı 357 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 22 Ekim 2007, 22:22:27 »
Üye Bilgileri by_ErGeNeKoN
Er kişi
*
Nüfus Cinsiyet: Bay
Konum Nerden: çankırı
Giriş Kayit tarihi 08 Ekim 2007, 16:24:12
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 2

Karma: +0/-0
İrtibat


Atamızın gerçek ölüm sebebi




Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı kinin yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından Doktor Mim Kemal’dir.

Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar’ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur.

İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştü.

Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935’de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icat edilir, tarih kitaplarına da böyle girer?

Ceyhan Mumcu’dan bunları duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düşündüm. İlk işim bu bilgiyi okurlarımla paylaşmak.

Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimizin hakkındaki bu yalanla O’nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?

Okul kitaplarından Atatürk’ü çıkartmak için elinden geleni yapan AB, bu düzeltmeyi yapmamıza izin verir mi? Demek ki kendi kitaplarımızı kendimiz yazmak zorundayız.

En çok satılmakta olan “Şu Çılgın Türkler” kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK’ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O’nu gözden düşüremiyor!

Bu yazıya Sayın Yılmaz Dikbaş’ın bir eklemesi oldu onu da aşağıya aktarıyorum;

Başka bir gerçek daha var: Atatürk’ün en yakınlarının anılarını okuduğunuzda, Atatürk’e siroz hastası olduğunun söylenmemiş olduğunu görürsünüz! Hastalığının adı, tanımı, Atatürk’ten saklanmıştır!

Asker, siyasetçi ve devrimci olarak her zaman gerçeklerle yüzleşerek her zaman gerçek olan olguları hesaba katarak yürümüş olan Atatürk’ten, hastalığının adinin gizlenmiş olmasının mantıklı bir açıklaması olabilir mi?

Daha su yüzüne çıkarılacak çok şey var!

ATATÜRKÜN VASİYETNAMESİNİ YAZMAYA KARAR VERİŞİ

Atatürk'ün vasiyetnamesini nasıl düzenlendiğini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak şöyle anlatmıştı;

"1938 senesi sonbaharı, Dolmabahçe Sarayı'ndayız. Bir sabah Atatürk'ün yatak odasına girdim. Büyük adam, yatağında başı biraz yüksekte arka üstü yatıyordu. Salonu solgun bir güneş kaplamıştı. Yüzü fildişi rengindeydi. Çehresi her gün biraz daha zayıflayıp uzuyor, o gök mavisi gözleri irileşiyordu.

Ben yatağının ayakucuna doğru, gösterdiği yere oturdum. Her zaman ki suallerini tekrarladı:

"Ne haber?"

O günlerde Avrupa'da siyasi hava çok bozulmuştu. Atatürk umumi endişelere ve bir takım tehlikeli belirtilere rağmen, Almanların henüz, İtalyanların ise hiç hazırlanmamış olduklarını ileri sürerek müsterih bulunuyor. O sene harp olmayacağını, ihtilafların behemehal bir pamuk ipliğine bağlanacağını, harbi ancak 1939 senesinde veya ondan sonraki senelerde beklemek lazım geldiğini söylüyorlardı.

Son yirmi dört saat zarfında günlük meselelere dair gelen haberleri hülasa ettim. Görüşünü teyit eder mahiyette olan bu haberleri alaka ile dinliyor, ara sıra bazı şeyler soruyor ve kısa cümlelerle mütalaalar beyan ediyordu. Böyle olmakla beraber düşünceli ve heyecanlı olduğu belliydi.

Sözlerimi bitirince sağ kolunu bana doğru uzattı. Doktorlar, kati lüzum olmadıkça kuvvet sarf etmesini yasakladıkları için hareketlerinde yardım ediyorduk. Elini tuttum, doğruldu, yatağının içinde bağdaş kurdu. Birkaç dakika denize ve karşı sahile baktı. Belliydi ki heyecanını yenmeye çalışıyordu. Gözlerini bana çevirdiği zaman, uzun kirpiklerinin ıslandığını fark ettim. Bütün hastalığı boyunca yanımda gösterdiği yegâne zaaf (eğer bu ulvi sükûnete zaaf demek uygunsa) buydu. Sonra önüne baktı ve ağır ağır konuşmaya başladı.

"Bu yolda konuşmak benim içinde, senin için de, ağır bir şey ama başka çaremiz yoktur. Konuşmaya mecburuz çocuk. Hani seninle ara sıra bir işimizden bahsederdik. Hatta bunun içinde kanun çıkarılmıştı: Şu vasiyetname meselesi. Bugün yarın o işi bitirmeliyiz. Nasıl olsa bir gün karnımdan su alınacaktır. Ne olur ne olmaz. Bağırsaklardan biri delinebilir, başka bir arıza olabilir. Herhalde ihtiyatlı olmalı."

Logged
« Yanıtla #1 : 22 Ekim 2007, 23:59:13 »
Üye Bilgileri erkut
Toygun
***

Nüfus Cinsiyet: Bay
Konum Nerden: Lefkoşa-İstanbul
Giriş Kayit tarihi 18 Ekim 2007, 11:12:17
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 111
Persona Non Grata


Karma: +6/-0
İrtibat
WWW

Ynt: Atamızın gerçek ölüm sebebi

Acaba bu hikayeniz için kaynak gösterebilirmisiniz sayın Ergenekon? Yanlış anlamayın, bu günlerde her konuda masonları sorumlu tutan hikayeler uyduruluyorda...

''Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimizin hakkındaki bu yalanla O’nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?
Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK’ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O’nu gözden düşüremiyor!''

Ben içki ve sigarayı insanı küçük düşüren şeyler olarak görmüyorum. Üstelik Atatürkün sirozdan ölmemiş olması, hayatında hiç içmediği anlamına gelmiyor ki. İçtiği için halkın gözünde küçük düşecekse, İnsanlar yine der içki ve sigara içerdi diye...

Logged

Düşünüyorum, o halde vurun !
Sayfa: [1]   Yukarı git
 

Tarihportali.net Etiketler
Atamızın gerçek ölüm sebebi

Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Sultanlar ve Ölüm Sebepleri Osmanlı Padişahları Betül 7 706 Son Mesaj 13 Nisan 2008, 14:22:48
Gönderen: bilgehan
Çanakkale Savaşı'ndan Gerçek Görüntüler-1 Osmanlı Belgeselleri Tarihman 0 470 Son Mesaj 22 Ekim 2007, 20:12:00
Gönderen: Tarihman
Konağın gerçek sahibi hikaye Hikayeler zιвєякαη 0 138 Son Mesaj 07 Kasım 2007, 22:42:22
Gönderen: zιвєякαη
Osmanlıda Haremin Gerçek Yüzü Araştırmalar müzisyen_tarihçi 0 308 Son Mesaj 30 Kasım 2007, 22:37:10
Gönderen: müzisyen_tarihçi
Bu olay gerçek mi? Klasik Sorular erkut 3 451 Son Mesaj 27 Ocak 2008, 23:30:54
Gönderen: zιвєякαη
Gerçek Anne Araştırmalar Raltar 0 307 Son Mesaj 07 Şubat 2008, 14:37:10
Gönderen: Raltar
Anadolunun Gerçek Sahipleri Kimler.... Tarih Konuları Hususunda Soru(nu)m Var BesinciMevsim 0 262 Son Mesaj 14 Şubat 2008, 13:46:58
Gönderen: BesinciMevsim
Bebeklere İspirtolu Ölüm Tarih Haberleri MUSTAFA MERİÇ 0 184 Son Mesaj 27 Nisan 2008, 19:10:27
Gönderen: MUSTAFA MERİÇ
Nene Hatun'un Ölüm Yıldönümü Tarih Haberleri umuro 0 126 Son Mesaj 22 Mayıs 2008, 15:20:26
Gönderen: umuro
Atamızın Resimleri Gazi M. Kemal faruksal 0 232 Son Mesaj 24 Haziran 2008, 15:24:42
Gönderen: faruksal
Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
Site Map |Site Map 1 ||Site Map 2 | Arşiv 1 |Arşiv 2 |Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Powered by SMF 1.1.7
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Osmanlı Skin by
sPaNdAu£r

Arsiv
Bu Sayfa 0.329 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu