Kullanıcı Bilgisi
|
|
|
İstatistikler
|
Toplam Üye Sayısı: 105178
Toplam Mesaj Sayısı: 24354
Toplam Konu Sayısı: 10779
Toplam Kategori: 31
Toplam bölüm : 373
En çok çevrim içi: 755
|
Son Üyeler
|
|
|
Üye İstatistikleri
|
|
|
|
İsimsiz
|
|
|
|
Yeni üyelerimiz lütfen "Teneffüs" kategorisinde "Hoşgeldiniz" başlığı altında ilgili bölüme kısaca kendinizi tanıtınız.
|
tarihportali.net'ten tarihportali.org'a Geçiş Çalışmaları
|
Yeni sitemiz Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.tarihportali.org
Merhabalar
2007'nin mart ayında kurulmuş olan sitemiz tarihportali.net 4 yıllık bir zaman zarfından 100.000'e yakın üyeye ulaştı. Lakin kullanmakta olduğu sistem (smf) artık bu yükü kaldıramaz hale geldi.
Bu sebeple Şubat 2011'den itibaren lisanslı bir sistemolan vbulletin 4 ve vbseo alarak sitemizin veritabanını tarihportali.org'a aktarmaya başladık. Tüm bilgileri yeni sitemize aktarırken bir tek sorunla karşılaştık. O da üyelerimizin tamamının şifreleri kullanılamaz hale geldi. Eğer 4 Eylül 2011 öncesi tarihportali.net'e üye iseniz tarihportali.org'a giriş yaparken alacağınız hata sonrası şifre hatılatmayı kullanmanız gerekmekte.
Artık sitemiz daha sağlam ve profesyonel bir alt yapıyla yoluna devam etmekte.
Bu sancılı süreçte bize maddi olarak destek olan tüm üyelerimize, yöneticilerimize ve üyelerimize teşekkür ederiz. Şifre alma meselesinde verdiğimiz rahatsızlıktan dolayıda affınıza sığınırız.
Yaşanabilecek her türlü sorunda aşağıda ki linkten bana ulaşabilirsiniz.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapBize Yazin - Tarih Portalı
Saygılarımla.
tarihportali.org adına İLTERİŞ
|
2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı Hazırlıkları
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Tarih Dersi Yıllık Planları
DİKKAT: Planlar bu sitede değil yeni sitemiz Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yapwww.tarihportali.org 'da bulunmaktadır. Plan linkleri oraya yönlendirilmiştir.
2012-2013 eğitim-öğretim yılında sitemiz tarafından hazırlanacak olan tarih dersi plan ve diğer evrakları aşağıdaki gibidir. Altın üyelik işlemleriniz için lütfen Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı Çalışma (İş) Takvimi için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 Tarih Dersi Sene Başı Zümresi hazırlanmakta.
- 2012-2013 9. Sınıf Tarih Ünitelendirilmiş Yıllık Planı için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Yıllık Planı hazırlanmakta.
- 2012-2013 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Planı (4 Saatlik) hazırlanmakta.
- 2012-2013 12. Sınıf Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Planı (2 Saatlik) hazırlanmakta.
- 2012-2013 10. Sınıf Tarih Ünitelendirilmiş Yıllık Planı (2 saatlik) için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 10. Sınıf Seçmeli Tarih Ünitelendirilmiş Yıllık Planı (4 saatlik) için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 11. Sınıf Tarih Dersi Yıllık Planı (4 Saatlik) için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaptıklayınız.
- 2012-2013 11. Sınıf Seçmeli Tarih Dersi Yıllık Planı (2 saatlik) hazırlanmakta.
- 2012-2013 Demokrasi ve İnsan Hakları Dersi Yıllık Planı hazırlanmakta.
- 2012-2013 Uluslararası İlişkiler Dersi Yıllık Planı için hazırlanmakta.
|
Son Konular
|
|
Ynt: Kürt Tarihine Ülkücü Yaklaşım
[Sen Ne Biliyorsun?]
|
turan2023 06 Haziran 2013, 01:29:05
|
|
Ynt: Kürt Tarihine Ülkücü Yaklaşım
[Sen Ne Biliyorsun?]
|
turan2023 06 Haziran 2013, 01:23:52
|
|
GÜNEŞ - DİL TEORİSİ kısa ve öz olarak
[Atatürk Dönemi İç ve Dış Gelişmeler]
|
hanifi_bahadir_82 20 Mayıs 2013, 08:59:21
|
|
Ynt: Tarih 1 Pekiştirme Soruları (2. ve 3. Ünite Karma)
[9. Sınıf Tarih Dersi Etkinlikleri]
|
velioğlu 14 Mayıs 2013, 20:08:50
|
|
Help me choose my dress!!
[Genel Tarih Ders Notları ]
|
haleywarren 10 Mayıs 2013, 16:46:48
|
|
Ynt: Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi Sanatı
[Ders Notları]
|
proleterya 02 Mayıs 2013, 22:20:37
|
|
Ynt: Merhaba
[Tarih Sevdalıları]
|
İlteriş 29 Nisan 2013, 19:07:50
|
|
Ynt: Konulara Göre Çıkmış ÖSS soruları ve Cevapları
[Öss'de Çıkmış Tarih Soruları]
|
meyrakrtl 25 Nisan 2013, 19:53:34
|
|
Kürt Tarihine Ülkücü Yaklaşım
[Sen Ne Biliyorsun?]
|
hanifi_bahadir_82 24 Nisan 2013, 07:53:49
|
|
Merhaba
[Tarih Sevdalıları]
|
hanifi_bahadir_82 23 Nisan 2013, 18:59:10
|
|
Ynt: En Güçlü Türk Devleti
[Anketler]
|
melihfatih 19 Nisan 2013, 14:44:28
|
|
II. DÖN. II. YAZILI
[II. Dönem Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Yazılıları]
|
erca71 19 Nisan 2013, 08:12:54
|
|
II. DÖN.ÇAĞDAŞ YAZILI SORULARI
[Ders Notları]
|
erca71 19 Nisan 2013, 08:07:03
|
|
Ynt: Anadolu Selçuklu Devleti Dönemi Sanatı
[Ders Notları]
|
hamzaoglu 14 Nisan 2013, 17:06:41
|
|
Ynt: Tarih 1 Pekiştirme Soruları (2. ve 3. Ünite Karma)
[9. Sınıf Tarih Dersi Etkinlikleri]
|
velioğlu 25 Mart 2013, 20:48:28
|
|
Ynt: ekonomi
[Türklerde Ekonomi Sunuları]
|
epoulim 24 Mart 2013, 19:57:57
|
|
Ynt: Konulara Göre Çıkmış ÖSS soruları ve Cevapları
[Öss'de Çıkmış Tarih Soruları]
|
rainn_man 23 Mart 2013, 17:50:41
|
|
ekonomi
[Türklerde Ekonomi Sunuları]
|
sılahasan 21 Mart 2013, 23:37:56
|
|
tarih
[Türklerde Ekonomi Sunuları]
|
sılahasan 21 Mart 2013, 23:22:19
|
|
Ynt: 2.Dönem 1.Yazılı (D/Y,Boşluk Doldurma,Eşleştirme,Klasik)
[II. Dönem Tarih 2 Yazılıları]
|
ilhan55 20 Mart 2013, 13:23:44
|
|
Ynt: 2.Dönem 1.Yazılı (D/Y,Boşluk Doldurma,Eşleştirme,Klasik)
[II. Dönem Tarih 2 Yazılıları]
|
ilhan55 20 Mart 2013, 13:22:33
|
|
tarih
[Türklerde Ekonomi Sunuları]
|
sılahasan 17 Mart 2013, 23:56:28
|
|
dikkat
[Hikayeler]
|
Türk-Oğlu 06 Mart 2013, 12:36:06
|
|
Ynt: 11. Sınıf Tarih Dersi 3. Ünite: Türklerde Hukuk Sunusu
[Türklerde Hukuk Sunuları]
|
jvlin 05 Mart 2013, 15:13:23
|
|
1.dönem 2.yazılı
[I. Dönem İnkılap Tarihi Yazılıları]
|
naptera 24 Şubat 2013, 11:41:43
|
|
Tarih Sınıfı'mız 2 (Balıkesir)
[Tarih Dersi Yöntem ve Stratejileri]
|
edebalı 21 Şubat 2013, 02:44:08
|
|
Ynt: İran Uygarlığı Sunusu
[Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar Sunuları]
|
nrdn-82 19 Şubat 2013, 23:50:52
|
|
Ynt: Roma Uygarlığı Sunusu
[Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar Sunuları]
|
nrdn-82 19 Şubat 2013, 23:49:18
|
|
Ynt: Roma Uygarlığı Sunusu
[Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar Sunuları]
|
nrdn-82 19 Şubat 2013, 23:47:44
|
|
yardım
[Öğretmenler]
|
akça koca 13 Şubat 2013, 20:00:16
|
|
 |
GÜNEŞ - DİL TEORİSİ kısa ve öz olarak | 20 May 13 |
08:59:21 Gönderen: hanifi_bahadir_82Görüntülenme: 100 | Yorumlar: 0
Kaynak : Tahir Türkkan'ın Tarih notları Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yaphttp://www.angelfire.com/tn3/tahir/trk71d.html .
GÜNEŞ - DİL TEORİSİ kısa ve öz olarak
İlk insanlar Güneş karşısında hayret ifadesi olarak A sesini çıkarmıştır. Bu A sesi zamanla A, A+A , A+A+A ve A+A+A+A=AĞ şekline dönmüştür. İnsanın boğazı, gırtlağı, ağzı, dili, dişi ve dudakları insanlığa lâyık bir şekil aldıkça bu "A" vokali, bir çok yeni söyleniş şekli bulmuştur. Kullandığımız 8 ünlü ses önüne bir okunmaz "Ğ" getirdiğimiz zaman oluşan 8 tip kök, aynen ilk ana kök olan "AĞ" özelliğindedir. İlk insanların ilk devrinde bu okunmaz "Ğ"; Y,K,G,H,V,M,B,P,F olmuştur. Bu dilin mucidi olan insanın, düşünce kuvveti yükseldikçe, kendisini saran dış dünyanın çeşitli tabakalarındaki yakın, uzak objeleri birbirinden ayırt etmek için çabalamış ve bunun neticesinde boğazından sonra dilini, dişini, dudağını kullanabilecek hale geldikçe S,R,T,D,N,L... gibi türlü kategorilerden sessiz harflere türlü sesli harfleri yardımcı kılarak kökler yaratmıştır.
İlk insan yeryüzüne vardığında , insanın ilk hayret ettiği nesne Güneş olmuştur. İlk insanlar Güneş karşısında hayret ifadesi olarak A sesini çıkarmıştır. Bu A sesi zamanla A, A+A , A+A+A ve A+A+A+A=AĞ şekline dönmüştür. Bu savımızı destekleyen delilimiz şudur : bebeklerin dünyaya gelir gelmez ilk çıkarabildikleri ses AĞdır. Dolayısıyla milattan sonra yirmibirinci yüzyılda yaşadığımız şu ana kadar tarihteki bütün dillerin atası ; AĞ kelimesidir. Ancak Türkçe dışındaki bütün dünya dilleri ile bu AĞ kelimesinin arasında büyük boşluk vardır, yani bu AĞ kelimesi ile Türkçe dışındaki bütün diller arasındaki köprü kurulamamıştır. Çünkü AĞ kelimesinin kök olarak kullanılabildiği tek dil Türkçedir. Dillerin gelişimi sürekli bir evrim olduğundan, bu esas kökü (AĞ) içeren kelimeler bulunması gerekir. Bu kelimelerin bulunduğu dil ise tarihin ilk dili olmalıdır.
Dünyadaki bütün dillere bakınız, Türkçe dışındaki dillerde 'AĞ' kelimesinden türemiş etimolojik bir çözümleme ile açıklanabilen bir kelime bulamazsınız. Ağ kelimesiyle , kelimelerin türediği yegane (tek) dil Türkçedir. Türkçede bütün kelimeler 'AĞ'dan türemiştir. 'AĞ' kelimesi ile bütün varlıkların isimlerinin çözümlenebildiği tek dil ise Türkçedir. Türk dilinde ana ve esas kök (sesli-sessiz) şeklindedir:
Ağ, Ak, Ah Ay, Ab...
Ka, Ha, Ya, Ba..
aynı varlığın ifadesi olarak alınmıştır. Aslında bunlar, şu çeşitli sözlerin basitleşmiş şekilleridir:
AĞ + AK + AĞ = KAĞ
AĞ + AH + AĞ = HAĞ
Kap, Hap, Yak, Yat ... gibi tek heceli Türkçe kelimeler, daima etimolojisinde (çözümlemesinde) çeşitlilik bulunan ilk TÜRK kelimenin morfolojik (sonuç) şeklidir. Mesela yukarıdaki kelimeleri etimolojilerine irca edelim (çözümleyelim) :
AK + AP = AKAP = KAP
AH + AP = AHAP = HAP
AY + AT = AYAT = YAT
Buna göre Yap, Yak, Yat ... gibi kelimeler asla kök değildirler. Etimoloji ilminin emri budur. Bunlar birer şekildir. Bu şekli izah eden ilim de morfolojidir. Morfoloji ilmi, etimolojiyi gücendirmeksizin bu esas kökü alıyor, ve onu etimolojinin de hoşuna gidecek şekillere sokuyor. Bunu da tesadüfen yapmıyor.
Müstakil bir ilim, fonetik ilmi de hem etimolojiyi, hem de morfolojiyi gözönünde tutarak kelimeleri kulağa hoş gelecek yolda yürüyor. Sesli harfleri mümkün olan yerlerde kaldırıyor. Meselâ:
Ayıpılamak = ayıplamak
Karışılamak = karşılamak
Türkçe'deki Ak,Ar,Al,As,Aş... kelimeleri tek hecelidir. (sesli-sessiz) kuralına uyar. Ancak Yok, Çok, Göz, Göl... kelimeleri asla kök değildir. Bunların birleşik hecelerin kısalmış hali olduğu derhal görülebilir. Yani bunlar aslında tek kelime değil; birden çok kelimenin anlattığı bir kavramın tek kelime haline indirgenmiş halidir. İlk anakök ; AĞ kelimesidir.
Türkçe dışındaki dünya dilleri ile AĞ kelimesinin arasında büyük boşluk vardır, yani AĞ kelimesi ile Türkçe dışındaki diller arasındaki köprü kurulamamıştır. Çünkü AĞ kelimesinin kök olarak kullanılabildiği tek dil Türkçedir. Dünyadaki bütün dillere bakınız, Türkçe dışındaki dillerde 'AĞ' kelimesinden türemiş etimolojik bir çözümleme ile açıklanabilen bir kelime bulamazsınız. Ağ kelimesiyle , kelimelerin türediği yegane (tek) dil Türkçedir. Türkçede bütün kelimeler 'AĞ'dan türemiştir. 'AĞ' kelimesi ile bütün varlıkların isimlerinin çözümlenebildiği tek dil ise Türkçedir. İlk insandan bu yana dillerin gelişimi ; sürekli bir evrim olduğundan, bu esas kökü (AĞ) içeren kelimeler bulunması gerekir. Bu kelimelerin bulunduğu dil ise tarihin ilk dili olmalıdır.
En eski dillerde görülmesi gereken bu özellikleri halen taşıyan ve pek çok örneklerini hemen bulabildiğimiz tek dil Türkçe'dir.
Öyleyse Türkçe, insanoğlunun konuşmaya başladığı günden beri varolan, ve tarihin tesbit edebildiği en eski dildir!.. Bu yüzden son derece düzenli kurallara sahiptir. Bütün diğer dillerin de anası olmuştur.
Yorumum : Tarihin ilk dili Türkçedir. Dünyadaki bütün alfabeler , aslında proto (ön) türkçenin zamanla coğrafyaya göre çeşitlenmesinden başka bir şey değildir. Dünyanın bütün eski tarihi yazıtlarına bakınız, proto(ön) Türkçenin kalıntılarıyla karşılaşırsınız. Dünyanın bütün dilleri prototürkçeden doğmuştur ve prototürkçe ile yüzde yüz ayniyet gösteren tek çağdaş dil bugün kullandığımız Türkçedir.
|
|
|
 |
Kürt Tarihine Ülkücü Yaklaşım | 24 Nis 13 |
07:53:49 Gönderen: hanifi_bahadir_82Görüntülenme: 277 | Yorumlar: 2
Kürt Tarihine Ülkücü Yaklaşım
Tarih boyunca birden fazla Kürt kavramı ortaya çıkmıştır, hepsi de başlı başına ve kendi başına özgündür. Bu kavramlar birbirinin aynısı zannedilmiştir, etnik anlamda çok az da olsa doğruluk payı vardır . Bunları sıralayalım :
1 – GUR TÜRKLERİ 2 –TÜRK KÜRTLERİ 3 – KARDU TÜRKLERİ 4 - KÜRTLER (EKRAD) 5 – ZAMANIMIZIN KÜRT KAVMİ
GUR Türkleri çok geniş bir Türk kavmidir. Bu da kendi arasında dallanır. M.Ö. 2000 yıllarında Anadolu’da özel olarak Bitlis civarında ‘GURTU’adıyla tarihte yer almıştır. O dönemin komşu ülkelerinin adları SUBARTU, URARTU, ZİGURTU, İMARTU, MAHALTU idi. Bunlardan kolayca görüleceği gibi DU, TU, U ekleri YURT anlamı vermektedir. O ülkelerde yaşayan halk ise SUBAR, URAR, KAR, İMAR, ZİGUR, MAHAL adlarını taşıyordu. (Edip Yavuz ; Tarih Boyunca Türk Kavimleri ) Buna göre Urartular demek doğru değildir. URAR-TU ülkenin adıdır, (TÜRK-İSTAN gibi) URAR YURDU anlamına gelir. URARLAR demek gerekir. Dr. A. VON GABAİN , “TU eki halis MOĞOL son ekidir” der. GUR Türklerine ait GURTU SANCAĞI, GUR ÜLKESİ demektir. İşte bazı kaynaklarda CYRTIE (KURTİ) şeklinde yer alan kelimenin aslı da, budur. Asurlardan kalan bir tablette bu Kurti kelimesi bulunmuştur. Bu Kurti ismi, farklı ülkelerin farklı tarih eserlerinde şu değişik telaffuzlarda kullanılmıştır : Qurti , Kurtie , Karda , Kurdienne , Kurd , Kirti , Kadu , Qurtie , Kurde , Gord , Kyrtii , Garda , Gurd , Kurdaye , Kurda , Gurde , Kord , Cyrti . Bu kelimeler Gur Türklerinin ismini karşılamaktadır. ‘T’ harfinin Türkçede çoğul eki olduğu Divan-ı Lügat-i Türk’te açıklanmıştır. (Cilt 1 sf. 355 ) Tegin kelimesinin çoğulu Tegit olarak gösterilmiştir. Koman-Komanit, (Eti) Heti-Hitit, Kiray-Kerayit, Hunlar’ın ilk dayandığı Saka- Sakait gibi oymak ve uruk adlarının çoğulu ‘T’ harfi ile yapılmıştır. Zamanımızda bile kullanılmaktadır. AS kelimesinden AST ; ÜS kelimesinden ÜST türetilmiştir (aslar ve üsler ) . GUR Türklerinin ismi olan GUR’un çoğulu ‘T’ ile yapılır. GURT’tur. Sonra incelerek GÜRT olmuştur. Türkiye’de KÜRT diye bilinen halka, Türkiye dışında pek çok yerde hala GURT veya GÜRT denir. Zaten G-K değişimi TÜRKÇE özelliktir. Burada birinci şaşırtıcıtesadüf ; Gurtu kelimesinin Kurti adıyla bugünün Kürtlerinin ismine benzemesi, ikinci şaşırtıcı tesadüf aynı Gur kelimesinin çoğulu olan GUR-T kelimesinin de yine bugünün Kürtlerinin ismine benzemesidir. Eğer o tarihteki GURLAR (GUR-T ve KURTİ) bugünkü Kürtlerin ataları ise, bu ancak Kürtlerin TÜRK soyundan olmasıyla mümkündür. Kürtçenin bir lehçesi olan Goranice’nin sahibi Güranlar , Gur Türkleridirler (Horasan Gurları), sonradan Kürtleşmişlerdir. Asılları olan GURLAR, bu durum yüzünden ‘kürt’ zannedilmiştir. Adında ‘Gur’ kelimesi bulunan Türk aşiretler, Gur kelimesinin Kürtleri kastettiği zannıyla , Kürt zannedilmişlerdir.
TÜRKKÜRTLERİ ise yüzde yüz Türk kelimesi olan ve anlamı sadece Türkçede bulunan KÜRT kelimesi etrafında toplanmış Türkleri belirtir. Kürt kelimesi: kar yığını, çığ, karlı yer, dağ ,dağda yaşayan Türkler anlamındadır. İşte üçüncü şaşırtıcı tesadüf ; bu TÜRKKÜRTLERİ’nin kullandığı boy ismi olan Kürt kelimesinin de yine bugünün Kürtlerinin ismine benzemesidir. GÜRT Türkleri ile Türkkürtleri Türktürler. Macaristan’da ve Afganistan’da bu TÜRKKÜRTLERİ’nin bıraktığı izler bölge adlarına yansımıştır. ElegeşYazıtı’ndaki geçen KÜRT boyu da Türktür.
M.Ö. 2000 senelerine dayanan iki Sümer eşik taşında KAR-DA-KA ismine rastlanmıştır. Bu memleket, Van Gölü’nün güneyinde Subarların yanında bulunuyordu. KAR-DA-KA kelimesinin aslı KAR-DU-K’tur. Bu kelime , yukarıda izah ettiğimiz gibi KAR –DU yani KAR ülkesi anlamındadır. KARLAR, Hindukuş Dağlarıçevresinde Gurşistan’ın Paktika bölgesinde yaşayan bir Türk oymağıdır. O yöreye KARDU-EL yani KAR yurdu halkı (diyarı) denir. Yani KAR boyuna hem Güney Anadolu’da, hem de Orta Asya’da rastlanır. Her iki yerde de KARDU diye bilinen bölgeler vardır. Dr. A. Von Gabain, “TU eki halis MOĞOL son ekidir.” demektedir. Öte yandan ‘K’ eki eski Türkçe’de çoğul eki idi. Halen de mekan anlamında kullanılır. Konak, tünek, oyuk, kayık, mekanları; kon-tüne-oy-kay fiillerinden türetilmiştir. ‘İK’ eki ise Orta Asya Türkçesi’nde, aynı kökenli Macarca’da, eski İran dillerinde çoğul ekidir. Hatta TÜR-K kelimesi TURLAR anlamında çoğul ifade eder. Öyleyse KAR-DU , Kar Yurdu demektir. KAR-DU-K da ‘Kar Yurdu Topluluğu’ anlamına gelir. Birden fazla oymak ve boya ayrılmış Kar yurtlarının toplu ismi Kar-Du-K’tur. M.Ö. 2000lerden başka M.Ö. 400lerde Ksenephon’un ‘Onbinlerin Dönüşü (Anabasis)’ eserinde bahsettiği ikinci ve son Karduk topluluğu daha vardır. İlk Karduk toplumunun bölgelerinde yaşadıkları için aynı ismi almışlardır ve bunlar Saka Türklerindendirler. Karduların ismi farklı ülkelerin farklı tarih eserlerinde şu değişik adlandırmalara sahiptir : KarDaKa , Kardukh , Karduene , Cardueni , Kordik , Korçek , Gordyene , Cordyena , Gorduaia , Karda , Karduk , Gordyeni , Gorduene , Gordyeae , Gortu , Kortukh , Cortuk , Gortik , Kardukhi , Kardueni , Karduçi , Gordune , Cordueni , Corduena , Kard , Korduen , Kardakes , Gordiyen , Korduene , Corduaie , Gordya , Gordukh , Gortaikh , Korduk , Gortrik . Bunlar Türk olduğu halde ‘bugünün Kürtlerinin atası’ zannedilmiştir. Halbuki Kürt ve Karduk kelimesi arasında bir ilişki olmadığı Nöldeke , Hartmann , Weissbach gibi şarkiyatçılar tarafından ortaya konmuştur.
KÜRTLER (EKRAD) ise Milattan sonra 600lü yıllarda ‘konar-göçer’ anlamındadır. Bu dönemde yazılan eserlerde Kürt kelimesi sadece Türkler için değil , Farsların Arapların Ermenilerin ve Yahudilerin oraya buraya dağılmış grupları için kullanılmıştır. Zamanla Kürt kelimesi, çeşitli milletlerin dışlanmış veya bir şekilde esas millet toplumundan kopmuş insanlar (Arap asıllı Kürtler, Ermeni asıllı Kürtler, Yahudi asıllı Kürtler, Fars asıllı Kürtler ve Türk asıllı Kürtler ) için kullanılırken, ‘KÜRT’ kelimesi artık Türk oymağının adı olarak değil, sadece göçebe anlamında dağ göçebeliğini ifade etmiştir. Irk Kimliği değil Kültür kimliğidir. Kültür olarak göçebeliğin ırki karşılığı ise kimsesizlik ve sahipsizliktir. Dördüncü şaşırtıcı tesadüf , Milattan sonra 600lü yıllardaki yukarıda açıklanan kimsesizlik , gariplik ve sahipsizlik anlamındaki ‘Kürt’tanımı ile bugünün Kürtlerinin isminin genelde aynı anlamlarda değerlendirilmesidir. ‘Kürt’ kelimesi ; 1000li yılların bazı eserlerinde de haydut , harami , eşkıya olarak anlamlandırılmıştır. Irk Kimliği değil Kültür kimliğidir. Bu paragraf ; merhum Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in ‘Kürt’ tanımını da açıklamaktadır.
ZAMANIMIZIN KÜRT KAVMİ ise milattan önceki dönemlerden başlayarak Fars ulusundan yani İranlılardan zannedilmişti. 980li yıllarda Mezopotamya tarihiyle ilgili İslam , Nasturi , Yakubi , Süryani , Rum ve Ermeni kayıtlarında bölgede yaşayan topluluklar sayılırken, Kürt denen bir topluluk hiç geçmez. Çünkü zamanımızın Kürt kavminin 900lü yıllardaki ataları ; Farslardan sayılıyor ve sanılıyordu. Yukarıda izah ettiğimiz gibi, Kürt kelimesi: kar yığını, çığ, karlı yer, kalın kar tabakalı bölgede yaşayanlar , dağ, göçebeler anlamına gelmekte olduğundan Kuzey Mezopotamya’ya coğrafi nedenlerle ‘Kürdistan’ denildi. Bunun akabinde Kürdistan’da yaşayan Farisi bir isimsiz dağlı kavim (ki bugünün Kürtlerinin atalarıdır) ; yaşadıkları coğrafyanın ve yaşam biçimlerinin de yüzde yüz aynı kavramı yansıtmalarından dolayı ‘Kürt’ ismini IRKİ anlamda çevre baskısıyla ya da isteyerek benimsemişlerdir. Bugünkü Kürt milletinin tarihi budur. Kürdistan’da şehirlerde Türkler, dağlarda Kürtler egemendir.
ZAZALAR ise Kürt değildir. Zazalara‘Kürt’ denilmesinin sebebi (GURLAR hakkında başta açıkladığımız sebeple) Horasan GURLARInın Kürt sanılması ve Zazaların Horasan GURLARI’ndan gelmelerindendir. ZAZALAR ; Celaleddin Harzemşah ile beraber hareket eden Horasanlı Türkler ve Deylem - Gilan Farisilerinin Anadolu’ya gelerek ; ayrıca Horasan GUR Türkleri ile , İç Anadolu’dan gelen Türkmenlerin birbirleriyle kaynaşmasından oluşmuşlardır, akabinde yine Türkler ; KÜRT VE ZAZALARda eriyerek Dersimliler’i oluşturmuşlardır. Zazalar ile ‘Zazalaşmış Türk’ kavramları da farklıdır. Bölgede tam manasıyla olmasa da Kürtleşmiş ancak tam olarak Türklükten ayrılamamış Türk aşiretler olduğu gibi, Türkleşmiş ancak Kürtlükten tam ayrılamamış Kürt aşiretler de mevcuttur. Burada Dersimliler üzerinde durulmalıdır. Bazı Batılıakademisyenlerce kabul edilen tanım : Dersimliler’in Kürtleştirilmiş ya da Zazalaştırılmış KIZILBAŞ TÜRK AŞİRETİ olduğu yönündedir. Türkolog Irene Melinkof , Dersimliler’in şunu dediklerini kaydeder : “Soy olarak biz Kürt değiliz fakat (Alevi) inançlarımız dolayısıyla çok eza gördük. Dağlara sığındık, Kürtler’e karıştık ve Kürtler olarak adlandırıldık.” Öyleyse Dersimliler Alevi Türkse ; Dersim isyanlarının sebebi nedir ? Bunun cevabını Ziya GÖKALP, çok daha önceleri ‘Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri sf. 59-60 ’da vermektedir : “Osmanlı Devleti, eski Türk federasyonunun bazı esaslarını muhafaza etmiş bir ümmetten ibarettir. Osmanlılar ümmet esasına dayanan bir devlet kurdukları için Aşiret ve soylu sınıf teşkilatlarını bozarak Boy beyleri yerine Enderun’dan çıkma sancak beylerini koydular. Safevi Devleti ise tam tersine, Türkmenlere eski aşiret ve soylu sınıf teşkilatının muhafaza edileceğini vaad ederek (Eski TÜRK) konfederasyon teşkilatına döndü. Her aşiretin ırsi bir hanı bulunan bu teşkilatta, Şah bir Hanlar Hanı’ndan ibaret oldu.” . Yani Osmanlı Devleti sürekli Anadolu’ya göçeden Türkmen aşiretlerinin yapısını bozarak onlarıyerleşik hayata geçirmeye çalışıyordu. Bu radikal değişiklik de Türkmenleri rahatsız etmiştir. Halbuki; İran’dan ve Mısır Türk Kölemen Devleti’nden yeni alınan topraklardaki Kürt aşiretlerini kontrol altında tutmak için Safevi Devleti’nin politikası uygulanıyor; onların Türkmenlerinkine çok benziyen aşiret sistemlerine dokunulmuyor. Bu uygulama Kürtler’i rahat ettirmiştir ama, Türkmenler açısından istenmiyen bir durum yaratmıştır. Türkmenler doğuya göçünce serbest aşiret düzeninin Kürtler’e tanındığını görmüşler, bu haktan kendileri de yararlanmak istemişlerdir. Ama Devlet Türkmenler’e Kürtler’e olduğu kadar müsamahakar davranmamıştır. Onlar da her fırsatta direnmişlerdir.İşte Dersim (TUNCELİ)’in Türk kökenli halkının isyanının altında, bu gerçekleşmemiş 500 yıllık beklenti yatar. “Niye Kürtlere tanınan haklar bize de tanınmadı, tanınanlar da elimizden alındı?” zihniyeti etkisini hala sürdürür.
KÜRTÇE : Gizli gelişmiş bir Hint-Avrupai dil olduğu iddia edilir. Milattan önce 2000lerde Hint-Avrupai kavimler, iki grup halinde Avrasya steplerinden göç etmeye başladılar. Bu gruplardan birincisi Balkanlar-Karadeniz’in kuzeyi-Anadolu hattını takip ettiler. Avrupa’nın Hint-Avrupai veya ARYAN temelini bu göçler oluşturdu. Avrupalılar artık dillerinin M.Ö. 2000-1000 yılları arasında ANADOLU’da oluştuğunu kabul etmek zorunda kalmışlardır (John Noble-John King, USSR, 1991 Avustralya ) .İkinci grup ise daha ziyade Hint-İran kökenli idi, Kafkaslar-Fırat bölgesi hattını takip etti ve Hurriler ile karşılaşarak asimile oldu. Bu ikinci gruptan bazı kabileler Hindistan’a kadar uzanıp oralara yerleştiler. Böylece Hindistan Hint-Avrupai özelliğini kazanmaya başladı. Ancak 15.-18. asırda bilhassa Batılıseyyahlarca yazılan eserlerde Kürtçe’nin; Türkçe-Arapça-Farsça kelimelerin yığılmasıyla meydana gelmiş, tutarlı dil kuralları olmayan bir ağız olduğu belirtilmektedir.
KÜRT DEVLETLERİ : Guti’lerin ortadan kalkmasından 1000 yıl sonra yaşamış bir ASUR Kralı ; kendi zamanında yaşıyan Kassitler’e ‘Guti’ diyordu. Ve bu Kassitler de Med asıllıdır. Dolayısıyla bu üç devletin yani Gutilerin Kassitlerin ve MEDlerin aynı soydan olmaları görünmektedir. Peki bu soy nedir ? Kassitler, İran tarafından geldiklerinden dolayı Aryan (Hint-Avrupai) olarak bilinir. M.Ö. 1550’lerde Babil’i işgal etmişler, zamanla Babil dilini kabul etmişler ve Samileşmişlerdir. (Yılmaz Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, Cilt 3, sf. 42 ) Ancak Kassit soyundan olduğu söylenen Babil 3. Sülale hükümdarlarından bazılarının adları şöyledir : 1. Gandaş (Kandaş )M.Ö.(1720-1700 ) , 15. Kara-İndaş (1445-1427) , 20. Kara-Hardaş (1347-1346) , 24. Kadaşman Turgu (Türk Kadaşman) (1297-1279) , 25. Kadaşman Enlil (1279-1264) . Aryan kökenli oldukları söylendiği ve Babil’de Samileştikleri halde isimleri TÜRKtür.
KURMANÇ : Tamamen Türk ismidir. Oğuzlarda birkaç boy ve oymağın adları da ‘Kurmanç’tır. Bunların en büyükleri Dicle Kürtleri’dir. Yani Kürtleşmişlerdir. Diyarbakır’da (Türk) Boğduzamen oymağıyla beraber ikamet etmişler, zaman içinde Kürtlerin ve Türklerin birbirlerine üstün gelen özelliklerin yığılmasıyla Türkler ; Kürtlerin içinde erimiş, ‘Dicle Kürtleri’ oluvermişlerdir. Asıl Kurmançlar işte bunlardır. Bu etnik erimeye karşılık ‘Kurmanç’ kelimesi de artık ‘Kürt’ dediğimiz insanlara malolmuştur. Bu durum Kürtlerin ‘Kürt’ adını benimsemelerinden öncedir. Dicle Kürtleri, sonradan belirmişlerdir.
Bu bilgiler kopyalanabilir, çoğaltılabilir.
Hanifi Bahadır KARAHAN / ADANA.
|
|
|
 |
II. DÖN. II. YAZILI | 19 Nis 13 |
08:12:54 Gönderen: erca71 | Görüntülenme: 532 | Yorumlar: 0
A. Değerlendirme Soruları 1. ABD ve SSCB'yi yumuşama politikası izlemeye yönelten sebepler nelerdir? 2. Filistin Meselesi hangi olay ile başlamıştır ve bu sorunun çözümsüzlüğündeki temel etkenler nelerdir? 3. Dünya tarihinde Bağlantısızlık Hareketi'nİn ortaya çıkmasında etkili olan sebepleri ve bu hareketin dünya politikasındaki rolünü açıklayınız.
4. İslam Konferansı Teşkilatının kuruluş amaçları ve sorunların çözümündeki etkisini ifade ediniz.
5. OPEC' in kuruluş amaçlarını ve dünya petrolü üzerindeki etkisini yazınız.
6. Arap-İsrail Savaşları, SSCB ve ABD'nin Orta Doğu politikasında ne gibi değişikliklere sebep olmuştur?
7. İran-İrakSavaşı'nın sebep ve sonuçlan nelerdir?
8. Uzay alanında meydana gelen gelişmelerin insan hayatına etkileri neler olmuştur?
9. 1961 Anayasası ile hangi kuruluşlar oluşturulmuştur?
10. ASALA'nın kuruluş amaçları ve bu doğrultuda yaptığı faaliyetler nelerdir?
B. Aşağıda verilen yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) harfleri koyunuz. 1.( ) İran-Irak Savaşı'nda Batılı ülkeler Irak'ı desteklemiştir. . 2.( ) Bağlantısızlar Hareketi Bandung Konferansı ile başlamıştır. 3.( ) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhurİyeti’'nİn İlk cumhurbaşkanı Fazıl Küçük tür.
4.( ) 1973 Arap-İsrail Savaşı petrol krizine neden olmuştur. 5.( ) Keşmir, Pakistan ile Afganistan arasında günümüze kadar çözüme ulaştırılamayan bir sorundur.
C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız. 1. Türkiye'de 1960-1980 yılları arasında uygulanan ekonomik sistem aşağıdaki seçeneklerden | hangisinde doğru olarak verilmiştir? A. Liberal ekonomi B, Devletçi ekonomi C. İthal ikameci ekonomi D. Karma ekonomi E. Serbest piyasa ekonomisi
2. Aşağıdakilerden hangisi 1960-1980 arasında Türkiye'deki sosyal hayata ait bir gelişme değildir? A. Kırsaldan kente göçler başladı. B. Arabesk filmler yapıldı. C. Avrupa'ya işçi gönderilmeye başlandı, D. Gecekondulaşma sayısı arttı. E. Sendikal faaliyetler arttı.
3. Aşağıda verilenlerden hangisi Yumuşama Döneminde yapılan silahsızlanma antlaşmaların¬dan biri değildir? A. Helsinki Nihai Senedi B. SALT-I Antlaşması C. SALT-ll Antlaşması D. Dış Uzay Antlaşması E. Camp David Anlaşmaları
4. Türkiye'yi 1964'te ABD'den uzaklaştırarak SSCB'ye yaklaştıran en etkili olay aşağıdakiler¬den hangisidir? A. Arap-Israiİ Savaşları B. Kıbrıs meselesi C. Ege Denizi sorunu D. Vietnam Savaşı E. Amerikan ambargosu
5. Aşağıdakilerden hangisi 1960-1980 yılları arasında dünyada bilim-teknik alanında ortaya çıkan gelişmelerin birsonucu değildir? A. Uydu aracılığıyla kıtalar arası haberleşmenin yapılması B. ilk mikro işlemcinin kullanılmaya başlanması C. İlk tıbbî görüntülemenin (MR) yapılması D. İik radyo yayınının başlaması E İlk video kasetin kullanılması başlanması
SORULAR 1. 1963'te yapılan Berlin Film Festİvali'nde birinci olan Türk filmi.(....................................) 2. 1978'de BM Güvenlik Konseyinin Mısır İle İsrail arasında imzalanmasına öncülük yaptığı anlaşma. (....................................) 3. 1961 Anayasası'nda Meclis'in yanında Meclis'le beraber görev yapan yasama organı. (....................................) 4. Bağlantısız ülkeler oluşumunda etkili rol oynayan Mısır lideri. (....................................) 5. Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan Pakistan ve Hindistan arasındaki sorunlu bölge. (....................................) 6. Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması ideali. (....................................) 7. 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı. (....................................) 8. Kara sularının deniz altındaki doğal uzantısı. (....................................) 9. Yumuşama Döneminin mimarlarından sayılan ABD başkanı. (....................................) 10. Petrol İhraç Eden Ülkeler Topluluğunun kısa adı. (....................................) 11. Petrol İhraç EdenArap Ülkeleri Topluluğunun kısa adı. (....................................) 12. Vietnam Savaşı'nı protesto eden ABD'li dünya şampiyonu boksör. (....................................) 13. Soğuk Savaş Döneminden sonra başlayan dönemin adı. (....................................) 14. 1964'te Tokin Körfezi'ndeki donanmasına yapılan saldırıyı gerekçe göstererek ABD'nin savaş açtığı devlet. (....................................) 15. 1960'lıyıllardaHeavyMetaImüziktürününenönemitemsllcisigrubunadı. (....................................) 16. Yumuşama Döneminin başlamasında birinci derecede rol oynayan SSCB lideri. (....................................) 17. Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak amacıyla kurulan Rum tedhiş örgütü. (....................................) 18. 1960'lı yıllarda Türkiye'de ortaya çıkan müzik akımı. (....................................)
|
|
|
 |
ekonomi | 21 Mar 13 |
23:37:56 Gönderen: sılahasan | Görüntülenme: 414 | Yorumlar: 1
türk
|
|
|
Sayfalar: [1]
|
En Çok İleti Gönderen
|
|
|
Takvim
|
- - Tatiller -
Father's Day
Bugün için herhangi bir içerik bulunmuyor.
- - Tatiller -
Summer Solstice
Bugün için herhangi bir içerik bulunmuyor.
|
|