+ Tarih Portali » Tarih Portalı Site Etkinlikleri » Makale-Kompozisyon Yarışmaları
 Kompozisyon 6: Bir Bayrak Nasıl Dalgalanır?

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Kompozisyon 6: Bir Bayrak Nasıl Dalgalanır?
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 603
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Kompozisyon 6: Bir Bayrak Nasıl Dalgalanır?  (Okunma Sayısı 603 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 18 Mart 2009, 22:50:28 »
Üye Bilgileri İlteriş
Kağan
*****
Tesekkür
-Verilmiş: 656
-Alınmış: 17638


Nüfus Cinsiyet: Bay
Konum Nerden: T.C Toprakları
Giriş Kayit tarihi 16 Nisan 2007, 22:31:24
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 4.259
Tarih değil, hatalar tekerrür eder.


Karma: +355/-2
İrtibat
WWW


Kompozisyon 6: Bir Bayrak Nasıl Dalgalanır?




BİR BAYRAK NASIL DALGALANIR? 
 
                                                     
            Kocaman  bir bayrak dalgalanıyor  şimdi. Dev bayrak direğinin  yanıbaşında  yatan  aziz  şehitler… Öylesine güçlü esiyor ki rüzgar, dev bayrağı  müthiş bir gürültüyle   dalgalandırıyor. Bayrağın her dalgalanışında çıkan  bu ürkütücü  ses, beni alıp  Çanakkale Savaşı’nın tam ortasına götürüyor.                                                       
Kumkale  ve  Seddülbahir’de  düşmanı  bekleyen  bir  askerim    şimdi. Düşmanı  beklemek,     savaşı beklemekti. Savaşı beklemekse ölümü beklemekti. Ama değerdi buna. Birimiz Adana’dan geldi, birimiz     Erzurum’dan, birimiz  Malatya’dan  geldi, birimiz  Sivas’tan. Farklı farklı               
memleketlerden   geldik  ama; aynı  cephede omuz  omuza çarpışıyoruz  şimdi. Kısa sürede tanımalıydık birbirimizi çünkü zaman yoktu bu  ölümüne  yoculukta. O  yüzden dünyanın  en  değerli  arkadaşlıkları  kuruldu bence  burada.                                                                                                         
       Yüksek  tepelerden denizi  gözlüyorum. Düşman gemileri gözüktü.         
Hücum  edecek  gücümüz  yoktu, direnecektik. İçimden hiddetle bağırıyordum tarihe ; “Nerdesin ey Hızır Reis Barbaros Paşa, Piri Reis  ve daha  nice deniz  zaferleri kazanmış atalarımız. Üç kıtaya nam salmış bir imparatorluktan geliyoruz biz. Duyun sesimi ey düşmanlarım. Bizi çiğnemeden geçemeyeceksiniz bu toprakları.
        Gemiler dövmeye başladı kıyıları. Çok kayıp verdik Bataryalarımız da vuruldu. Siperlerimiz vardı kum torbalarından dağıldı, derme çatma üniformalarımız  vardı; parçalandı ama  gözümüzü  bile  kırpmadık   nice  sabahlar  olacak. “İman  dolu  göğsümüz  var.” Marşımıza  söz  olacak. Birkaç  gemilerini   yaraladık  derinden. Mayınlardan sonra  büyük  bir  darbeyi de  Koca Seyit  vurdu  düşmana. Raydan  çıkmış  bataryaya  elleriyle  taşıdı  dev gülleyi. Gururla nişanladı  düşman  gemilerine. Huzur  içinde  ölebilirdi  artık  bu  gururla.                                                                                           
          Düşman  çaresizdi. Asker çıkarmayı  deneyecekti   bu  kez.  Conkbayırı, Arıburnu, Anafartalar   canla  başla  savunulmalıydı. Bazı komutanlarımızın  tereddütleri  arasında  ortaya  çıkan  bir  gerçek  vardı: Biz demirsek; orda  çelik  vardı, biz bileksek; orda yürek  vardı. Biz  askersek; orda başkomutan  vardı. Mustafa  Kemal   vardı. Düşman  çıkarmalarına   direndik.  Dağıldık  zaman zaman.   Mustafa  Kemal  geldi. “Mermimiz  bitti.”dendi. Mustafa  Kemal  “Süngü  tak.” emri verdi. Güç geldi çözülmüş  diz  bağlarımıza, kudret  geldi.Denize sürdük  düşmanı.Sayılı  silahlarımız  vardı, sayılı  askerlerimiz  vardı, sayılı  yemek  öğünlerimiz  vardı.Şansımız da  azdı  düşman  generallerince. Nostradamus  bile  kestiremezdi  bu  kehaneti. Eminim   ünlü  tarihçi  Heredot’ta  burada  olmak  isterdi.Çünkü ; eşsiz bir destan  yazıldı  bu  topraklarda.                                       
Ülkemiz  derin  bir  soluk  aldı. Yardım  alamayan  Rusya  kalakaldı. Düşmanlarca kısa yoldan  bitirilecek  savaş  uzadı.Güneş, Samsun’da  doğacaktı   ama  ilk  ışıklarını  buradan  yaydı.                                                       
          Biz  bu  cephelere  birlikte  geldik. Kimimiz   Ahmet’tik, kimimiz Mehmet’tik  bu  ölümüne  yolculukta. Birimiz  düştük, birimiz  devam  ettik.  Sırt  sırta  verdik, birbirimize  güvendik. Silahlarımızı  taşıdık, azıklarımızı  taşıdık, anılarımızı taşıdık, ana –baba sevgimizi taşıdık içimizde,  yetmedi; yaralı  arkadaşlarımızı  taşıdık   ve  öyle   başardık.
Bu  bayrak  nasıl  dalgalandı  bilir  misiniz? Bayrak kumaş  parçasından ibaret değildir. Kumaşı, nerede üretildiği de önemli değildir bir yerde. Önemli olan bir bayrağın  özgürce  gökyüzüne  salınabilmesidir. Şimdi  Çanakkale ‘de dalgalanan  bu  bayrak  gibi.                                       
         Bir ıslaklık  hissettim  gözlerimde  ve  uyandım. Bayrak hala  dalgalanıyor. Ve her  bayrağa  baktığımda  gururla  anımsıyorum Çanakkale  şehitlerinin sözlerini.

Adı Soyadı:Dilan NAS

Logged

DOSYA İNDİRMEKTE SIKINTI MI YAŞIYORSUNUZ?
FORUMA DESTEK OLMAK MI İSTİYORSUNUZ?

ALTIN ÜYE OLUN.

AYRINTILI BİLGİ İÇİNLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
TIKLAYINIZ.





Ölmek yenilmek değil yüceltmektir şanını
Sayfa: [1]   Yukarı git

 


Gitmek istediğiniz yer:  


Tarih Portalı I tarih portalı, tarih öğretmeni I ders izle I tercüme I tarih sinavı
Site Map |Site Map 0,5 |Site Map 1 ||Site Map 2 | Arşiv 1 |Arşiv 2 |Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss| Urllist
Powered by SMF 1.1.11
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Osmanlı Skin by
sPaNdAu£r

Arsiv
Bu Sayfa 1.223 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu