O rehber biraz cahil imiş çünkü modern sifonlu tuvalet Alexander Cummings tarafından 1775 yılında bulunmuştur, yani Dolmabahçe inşa edilmeden önce. Yani Dolmabahçeye alaturka tuvaletler yapıldığında Londrada sifon çekiyordu insanlar. Ha derseniz 1775'ten önce ne yapardı avrupalı? Bilmem. Evet bir zamanlar Avrupalı sokağa pislerken, biz tuvaleti kullanıyorduk. Bu bizim için çok gurur verici bir şey mi?(Şahsen benim için fazla bir önemi yok dedemin ihtiyaçlarını nasıl giderdiğinin) Ya da diğer milletler için çok mu utanç verici bizim gibi temiz atalara sahip olmayışları?

Hem ne demek o öyle, hiç turiste müzenin tuvaleti gösterilip bak senin kralında bile yoktu bundan denir mi hiç?
''Biz temizdik onlar pisti, şimdi bize böle böle diyorlar'', ''Biz şöyleydik, onlar böyle'' vs. vs. Bunlar ne bizi yüceltir ne de onları aşşağılar... Hatta tarihcinin tarafsızlığına uymaz böylesi bir görüş.

Hem bunu gören Avrupalı ''o dündü, bugünden haber ver sen'' der adama... Yalan da olmaz hani. Şimdi kimin şehirleri, kimin umumi tuvaletleri daha temiz?.... Avrupada kedi etinden lahmacun, eşşek etinden sucuk, martı etinden döner yaparlar mı polise yakalanmadan? İki bölüm Arena programı izlese insanlar şaşırır bu ne hal diye.

Ha şimdi demeyin;

''hain erkut Türklüğü aşşağılıyor, elin gavuruna yalakalık yapıyor'' diye. Yapmıyorum çünkü öyle bir şey. Madem tarihçiyiz daha sağduyulu davranmalıyız. Dün biz öyle süperdik, şöyle iyi idik o sıradada elalem böyle kötüydü; diyeceğimize biz şu an şu konuda lideriz, şimdi iyiyiz diyelim. Gene yanlış anlamayınız, tarihimizi ve geçmiş başarılırımızı bi kenara atalım demiyorum (öyle desem benim burada işim ne?)
NOT: Rica ederim bunu sert bir eleştiri olarak okuyup kırılmayınız.

(Yani nasıl desem, sakin-sevecen bir ses tonu ile okuyun kendinize.)