Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapKara Hasan Paşa
Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yapİlk kurşunu sıkan Kara Mehmet Çavuş
İSTİKLÂL SAVAŞINDA İLK KURŞUN VE KARA HASAN PAŞAFransızlar İskenderun iskelesinden devamlı surette kuvvet çıkartarak Adana ve Halep bölgelerine gönderiyorlardı. 11 Aralık 1918’de bir piyade alayı ile Dörtyol kasabası işgal edildi. Bu kuvvetlerin arkasından Ermeni alayına ait bazı kuvvetlerde yine Dörtyol’a gönderildi. Bu Ermeniler Dörtyol dolaylarındaki köylere ani baskınlar yaparak yağma etmeğe başladılar. Bu hal Türklerin canını çok sıkıyordu. Dörtyol’un hemen güneyinde Özerli köyü halkından Hacı Hüseyin oğullarından Emin Hoca başkanlığında üç kişilik bır hey’et, Fransızların ve özellikle Ermenilerin yaptıkları işkence ve zulümlerin tahammül edilemez bir hale geldiğinden şikâyetçi oldular. (Adil Bağdatlıoğlu, “Uzunoluk” 1942, s.75).
Bu şikâyetten sonra bölgeye bir Hint müfrezesi gönderildi, böylelikle ortalıkta geçici bir sükûnet meydana geldi. Fakat, bir müddet sonra yine Özerli köyüne Ermenilerle birlikte Fransızlar yeni bir saldırıda bulunarak halka zulum yapmaya başladılar ve köy ihtiyar hey’etinden muhtar Şehymuz zade Mehmet Ağa ile Abdülkadir Ağa zade Yusuf Ağa’yı ellerini bağlıyarak Fransız işgal komutanının kapısı önünde süngülemek suretiyle şehit ettiler.
Bundan sonra düşman, Karaköse köyüne taarruz etti. Halk, kendilerini savunmak için Dörtyol’a giden yolları taştan engeller yapmak suretiyle kapattılar ve Fransızlara ateşle karşılık verdiler.
İşte Kuvayı Milliyenin ilk kurşunu burada atıldı.
Fransızlar, bu ümit edilmiyen direnme karşısında büyük şaşkınlığa uğradılar. Bu savaşta Fransızlardan 15 asker öldürüldü. Fransızlar, takviye edildikten sonra tekrar taarruz etmek üzere Dörtyol’a dönmek mecburiyetinde kaldılar.
19 Aralık 1918’de yapılan bu çarpışma da, Türk milletinin mütecaviz düşmana karşı ilk ayaklanması ve direnmesidir. Fransızlar Dörtyol Jandarma komutanı Teğmen Hasan’ı da sebebsiz olarak ağır surette yaraladılar.
Bir müddet sonra Fransızlar, Dörtyol cıvarındaki Çaylı köyünden olan Osman oğlu Mustafa adında bir Türk gencini Kurtkulağı denen mevkide şehit ettiler. Fransızların ve Ermenilerin Dörtyol’da cinayetleri böylece devam ediyordu.
Şehit edilen Osman oğlu Mustafa’nın kardeşi Kara Hasan adındaki kahraman Türk delikanlısı da Fransızlardan kardeşinin intikamını almak maksadıyla Kuzuculu köyünde teşkilâtlanmaya ve millî mukavemete hazırlanmağa başladı. Bu fedai Türk çocuklarına o zamanki deyimle “Kuvayi Milliye” deniyordu. Bu kahramanca hazırlıklara Dörtyol ve cıvarı bölgesinde bulunan halk da katıldı. Kuvayı Milliye’ye alâka ve yardımlarını sağladı. Her genç, hayvan ve ma1larını satarak tedarik edebildiği para ile bir mavzer tüfeğı satın alarak Kara Hasan’ın kurduğu millî kuvvetlere katılmaya başladı. Bu suretle bu bölgede büyük ve kuvvetli bir millî birlik kurulmuş oldu. Bu millî kuvvetlerin mevcudu kısa zamanda 300 eri buldu. Daha Yunanlıların İzmir’i işgalinden önce başlamış olan bu direnmeler ilk Kuvayı Milliye hareketleri idi. Bu kuvvetler Nur Dağlarında Fransızların ve İngilizlerin geçtiği yollarda pusu kurarak baskın tarzında taarruzlara başladılar.
Kara Hasan güçlerinin taarruzlarından son derece güç duruma düşen Fransız ve İngiliz Kuvvetleri nihayet 5 Eylül 1919 günü, bu milis kuvvetlerini ortadan kaldırmak maksadiyla, birisi İngiliz diğeri Fransız olmak üzere iki tabur piyade, bir sahra ve bir dağ bataryasından kurulu kuvvetli bir müfreze ile Karaköse köyü üzerinden ve Ziyaret tepesinden başlıyarak Gâvur dağını tarama harekâtına giriştiler. Kara Hasan ve arkadaşları ise Dörtyol’un güney doğusunda 1115 rakımlı Gürlevik mevkiinde savunma için tertiplenmiş bulunuyordu.
Düşman, topçularını mevzie sokarak Gürlevik tepesini ateş altına aldı ve piyadeleri de bu ateşin ve makinalı tüfek ateşlerinin desteği altında ilerlemeye başladılar. Düşman piyadeleri mücahitlere 300 metre kadar yaklaşmış bulundukları bir zamanda, mücahitler de ateş açmaya başladılar. Mücahitlerin ateşleri karşısinda, düşman akşama kadar taarruzuna devam etmek istemiş ise de başarılı olamamıştı. Nihayet oldukça zayiat veren düşman birlikleri akşama doğru, Dörtyol’a çekilmeye mecbur kaldılar.
Bu büyük başarının sonunda, milis komutanı Kara Hasan’a arkadaşları tarafından “Kara Hasan Paşa” adı verildi ve o andan itibaren bu kahraman Türk gencini bütün bölge halkı, “Kara Hasan Paşa” diye çağırmaya başladı.
Büyük Türk Milletinin şeref ve namusunu kurtarmak için uğraşan Kara Hasan Paşa büyük zaferden sonra mütevazi ve yoksul evine çekilmiş, vazifesini yapmaktan duyduğu gururla büyük bir huzur içinde, bir ferd-i millet olarak yaşantısına devam etmiştir. Her ne olursa olsun “Kara Hasan Paşa” milletlerin en asili olan Türk Milletinin, kalbinde dikilmiş bir bayrak gibi şanlı, şerefli dalgalanmaya devam edecektir.
Atatürk, Türk Milletinin bu büyük varlığına güvenerek İstiklâl Savaşını açmıştı.
Kaynak: Hulki Saral- Tosun Saral "Vatan Nasıl Kurtarıldı"