Üye Bilgileri
faruksal
Sonuç: Türk- Ermeni meselesinin psikolojik dinamiklerini anlamaya çalışan bu yazının nesnesi Türk tarafından ziyade Ermenilerin içinde bulunduğu psikolojik dinamiklerdir. Sorunu doğru ve kapsamlı ele alabilmek için Türk tarafını etkileyen psikolojik faktörlerin de anlaşılması gerekmektedir. Çünkü tüm sistemlerde olduğu gibi uluslararası sistemde de etkileşimsel, döngüsel ve karşılıklı süreçler yaşanmaktadır. İki tarafı ele almadan yapılacak analiz eksik kalacaktır. Ayrıca Türk tarafını etkileyen faktörlerin tamamının de facto olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk tarafının da kendi psikolojik dinamiklerinden gelen özellikleri, sorunu sürdüren bir etkiye sahiptir ve bunlar bu yazıyı tamamlayacak şekilde başka bir yazıda ele alınmalıdır. Burada dile getirilmeye çalışılan temel argüman, aslında uluslararası sistemin işleyen süreçlerinde gerçekliğin pek çok psikolojik süreçle yanıltılabileceği gerçeğidir. Ermenilerin soykırım taleplerinin arkasında gerçekler değil, temelleri eskiye dayanan psikolojik mekanizmalar bulunmaktadır. Türk- Ermeni ilişkilerinin çatışmalı yapısının arkasında işleyen psikolojik mekanizmalar, sorunun kökenine inebilmek için anlaşılması gereken önemli veriler sağlamaktadır. Uluslararası ilişkiler boyutunda da etkili olduğu görülen sorunun tam olarak kavranması, ancak insan değişkeninin konu kapsamına alınmasıyla mümkündür. Siyasete gerçekliğin kendisinden çok, insanlar, topluluklar ve uluslar tarafından “algılanan” gerçeklik etki etmektedir. Büyük güçlerin manipülasyonunun önemli etkileri olduğu düşünülen uluslararası sistemde, insan faktörü zaman zaman önceden tahmin edilemez olaylara neden olmakta, bazen de psikolojik zeminler bu güçler tarafından kendi çıkarları doğrultusunda bir araç olarak kullanılmaktadır. Ermenilerin son elli yılda geliştirdikleri mağduriyet psikolojisi ya da grup kimliğinde etkili olan diğer psikolojik mekanizmalar da büyük güçlerin siyasî manevralarında bilinçli bir şekilde ya da farkında olmadan manipülasyon aracı olarak işlev görmektedir. Ermeni meselesiyle ilgili konjonktüre bakıldığında, Türkiye’nin çok da olumlu olmayan pozisyonunu biraz daha iyi hale getirmek için kendi üzerine yansıtılan düşmanlık ve tehditle bilinçli bir şekilde baş edebilmeyi sağlaması gerekmektedir. Bu, tepkisel ve kutuplaşmayı arttırıcı politikalarla olamayacağı gibi, karşı tarafı mazur gören kabullenici bir yaklaşımla da sağlanamaz. Türkiye’nin Ermeni meselesi ile ilgili eylem biçimi, Ermeni tarafının kullandığı dezenformasyon ve lobi faaliyetleri gibi yöntemleri kullanarak oluşturulabilir, ancak temel iç prensipler değişmeli ve konu “soykırım”ın reddi ya da kabulü ikiliğinden çıkarılmalıdır. Bu yeni politika, Ermeni meselesinde işleyen psikolojik mekanizmaları anlamak ve bunların gerçekliği yanıltma olasılığı taşıdığını, sadece iç politikada değil, dış politikada da etkin bir şekilde göstermek yoluyla gerçekleştirilebilir. -------------------------------------------------------------------------------- * Uzm. Klinik Psikolog, ASAM, Siyaset Psikolojisi Uzmanı, [1] F. Sevinç Göral, “Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkilerde Siyaset Psikolojisi”, Stratejik Analiz, Cilt 5, No. 59, Mart 2005, ss.77-82. [2] Valarie M. Hudson ve Christopher S. Vore, “Dış Politika Analizinin Dünü, Bugünü ve Yarını”, Erol Göka ve Işık Kuşçu (der.), Uluslararası İlişkilerin Psikolojisi, ASAM Yayınları, Ankara, 2002. [3] Herbert Kelman ve Ronald Fisher, “Conflict Analysis and Resolution”, David Sears, Leonie Huddy ve Robert Jervis (der.), Oxford Handbook of Political Psychology, Oxford University Press, New York, 2003, ss.316- 320. [4] Vamık D. Volkan, “Uluslararası İlişkilerde Psikanaliz ve Psikanalizde Uluslararası İlişkiler 1: Psikanaliz ve Diplomasi Arası İşbirliğinde Engeller”, Stratejik Analiz, Cilt 6, No. 62, Haziran 2005, ss. 52-57. [5] Ermeni Cumhuriyeti Parlamentosu resmi web sitesi:parliament.am/parliament.php?id=history&lang=eng [6] 21 Aralık 1991 tarihli Dışişleri Belgesi, TC hükümeti adına Süleyman Demirel’in, Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter Petrosyan’a Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıdığına dair resmi mektubu [7] Mürtaza Hasanoğlu, “Yeni Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Dağlık Karabağ Problemi ve Ermeni Terörizmi”, Hisar Gazetesi, hisargazetesi.com/dosya_dosyalar/dosya71.htm [8] Richard G. Hovannisian, “Introduction: The Armenian Genocide”, Remembrance and Denial, The Case of the Armenian Genocide, Wayne State University Press, Michigan, 1999, s. 18. [9] Ömer E. Lütem, “Türkiye’nin Ermenistan, Ermenistan’ın Türkiye Politikası”, Ermeni Araştırmaları 1. Kongresi Bildirileri, Cilt 2, ss. 283- 286. [10] Mağduriyet duygusunun yoğun yaşandığı olgular, kişinin travma algısına bağlı olarak çeşitli travmatik olaylar sonucu görülebilmekle birlikte, özellikle insan eliyle ortaya çıkmış savaş, şiddet olayları, fiziksel ya da cinsel saldırı ya da işkence vs. gibi travmatik olayların kurbanlarında daha sık görülmektedir. [11] Nuri Bilgin, Siyaset ve İnsan, Bağlam Yayınları, İstanbul, 1997, ss. 92- 98. [12]Erol Göka, “Ermeni Sorunu’nun (Gözden Kaçan) Psikolojik Boyutu”, Ermeni Araştırmaları, Cilt 1, (Mart, 2001), s. 131. [13] Erol Göka, “Ermeni Diasporasının Psikolojisi”, Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri, Cilt 3, ASAM Yayınları, Ankara, 20-21 Nisan 2002, s. 43. [14] 216.239.59.104/search?q=cache:4EDtj2j-0m0J:eycb.coe.int/compass/en/pdf/chapter3.pdf+26+May+1999+declaration+European+Comission+antisemitism&hl=tr [15] İbrahim Kaya, “The Holocoust and Armenian Case: Highlighting the Main Differences”, Armenian Studies, A Quarterly Journal of History, Politics and International Relations, Cilt 4, ss. 274- 295. [16] Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide,preventgenocide.org/law/convention/text.htm [17] Haluk Özdemir, “Diaspora Ararat’ı Ararken: Ermeni Kimliği ve Soykırım İddiaları”, Ermeni Araştırmaları, Cilt 4, No. 14- 15, ss. 75- 97; Laçiner, “Ermeni..., ss. 13- 25; Erol Göka, “Ermeni Diasporasının ..., s. 39- 46; Erol Göka, “Ermeni Sorununun..., ss. 128- 136; Ömer E. Lütem, Ermeni Sorunu, ASAM içi yapılan eğitim faaliyeti, 21 Temmuz 2005. [18] Sedat Laçiner, “Ermeni Sorunu’nun Temel Unsurları Olarak Ermeni Kimlik Bunalımı ve Güç Politikaları”, Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri, Cilt 3, ASAM Yayınları, Ankara, 20-21 Nisan 2002, s. 20. [19] Sedat Laçiner, Türk Ermeni İlişkileri, Kaknüs Yayınları, İstanbul, 2004, ss. 237- 246. [20] Vamık D. Volkan, Kanbağı Etnik Gururdan Etnik Teröre, Bağlam Yayınları, İstanbul, 1999, s. 40. [21] Vamık D. Volkan, Politik Psikoloji, Ankara Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1993, s. 70. [22] Volkan, Kanbağı..., s. 57. [23] Vamık D. Volkan, “Psikanaliz ve Tarih Bağlantısı”, Psikanalitik Bakış 2: Bireyin Tarihi, Tarihin Psikanalizi Sempozyumu, 24- 26 Nisan 2004, İstanbul. [24] Vamık Volkan buna örnek olarak, Osmanlı Devleti’nin 1389’da Sırp topraklarını aldığı Kosova Savaşında ölen Sırp Prensi Lazar’ın kemiklerinin, Miloseviç tarafından savaşın 600. yılında, 1989’da, köy köy gezdirilmesini ve bunun, daha sonra Bosnalı Müslümanların soykırıma uğratılması suçuna kadar götüren süreci nasıl başlattığının öyküsünü dile getirmektedir. bkz. Volkan, Kanbağı..., ss. 65-100. Ayrıca anıtların, edebiyatın, sinema endüstrisinin... vs. seçilmiş travmaları kullanarak biz-lik duygusunu, yani büyük-grup kimliğini belli amaçlarla canlı tuttuğu bilinmektedir. [25] Frehat Kentel ve Gevorg Poghosyan, Ermenistan ve Türkiye Vatandaşları Karşılıklı Algılama Projesi, Erivan, İstanbul, 2005, TESEV Internet Sitesi,tesev.org.tr/etkinlik/Turk_ermeni_rapor.pdf [26] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... s. 18. [27] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... ss. 11-12. [28] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... ss. 16-18. [29] Yansıtma (projection): İnsanın gelişim sürecinde gösterdiği savunma mekanizmalarından biridir. Bebek saldırganlık içgüdüsünün yıkıcı etkisinden kurtulmak ve hayatta kalmak için henüz bütünleşmemiş bir durumda olan olumsuz zihinsel temsillerini dışarıya yansıtır. Onları sanki dışarıdan geliyor gibi yaşar. İnsan yansıtma ile kendi içindeki kötülüğü dışarıya yansıtır, “kötü olan ben değilim, o” yanılsaması yaşar. Ulusların oluşum ve gelişim sürecinde de yansıtma önemli bir işlev görür. Biz-lik duygusunun kurulması, tek yumruk olunması ve ülküleştirilmiş özellikler etrafında toplanabilmesi için toplumun içindeki kötülüğü dışarıya yansıtması ve dışarıda bir düşman yani kötü yaratması gerekir. Daha detaylı bilgi için bkz. Erol Göka, F. Sevinç Göral ve F. Volkan Yüksel, “Birbirimize Ne Yapıyoruz? İnsan İlişkilerini Kavramanın Bir Aracı Olarak Yansıtmalı Özdeşim”, Avrasya Dosyası, Cilt 10, No. 1, İlkbahar 2004, ss. 279-314. [30] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... s. 27. [31] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... ss. 28-29. [32] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... s. 29. [33] Kentel ve Poghosyan, Ermenistan... s. 33. Alıntıdır...