+ Tarih Portali » Tarih Kültürü » Tarihi Şahsiyetler » Bilim Adamları ve Düşünürler (Moderatör: abdullahkarataş)
 Şemseddin Fenari

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Şemseddin Fenari
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 167
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Şemseddin Fenari  (Okunma Sayısı 167 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 05 Haziran 2007, 18:02:26 »
Üye Bilgileri єรคгєt__
Şad
****

Nüfus Cinsiyet: Bayan
Konum Nerden: T.C.
Giriş Kayit tarihi 18 Nisan 2007, 16:26:58
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 308
Baykuşyan pervamız yok; biz şahinler sürüsüyüz !!


Karma: +27/-3
Teşekkür
Ettiği: 0
Aldığı: 25

İrtibat


Şemseddin Fenari




1350'de Maveraünnehir'de doğmuştur.Doğduğu yıllar, Maveraünnehir ve çevresinin büyük kargaşalıklar içinde çalkalandığı yıllardır.Oradan kaç yaşında ve ne suretle Anadolu'ya geldiği bilinmemektedir.İlk öğrenim yıllarında, ilk öğrenimini ve gerekli bilgileri, Horasan, Taşkent çevrelerindeki yetkili hocalardan aldığı ve göç dalgaları ile Anadolu'ya geldiği sanılıyor.Osmanlı kuruluşunun çekirdek günlerinde Bursa çevresinde görülmüş, derin bilgisi, anlayışı ile hemen dikkati çekerek etrafında insanların kümelendiği bir bilgin olmuştur.Kurduğu fikri otorite, Osmanlı beylerini de etkiliyordu.O kadar ki, Yıldırım Beyazıt, Niğbolu zaferinden sonra içkiye alışması ve sarayında içki alemleri tertiplediğinin duyulması üzerine, Şemseddin Fenari'nin cephe alması, padişahı frenlemiş ve daha dikkatli davranmasına sebep olmuştur.Zamanın ünlü kişilerinden ders alarak kültürünü zenginleştirdiği biliniyor.Bu arada, Cemalettin Aksarayi ve Mısır'da Şeyh Kemaleddin gibi büyük üstadlardan dersler görmüş, din bilgisinin yanında matematik ve astronomi öğrenmiştir.

Bursa'da müderris olarak ders veriyordu.Ünü, bütün çevreye yayılmıştı.Uzak vilayetlerden insanlar, Fenari'den ders almak için Bursa'ya geliyorlar ve Orhan Medresesi'nde ondan ders görüyorlardı.Bursa'da kadı olarak da hizmet vermiş ve birçok davaların adaletle sonuçlanmasını sağlamıştır.Bir ara, hac farizasını yerine getirmek için Hicaz'a gitmiştir.Hicaz dönüşü Mısır'a uğramış ve Mısır'da dersler vermiştir.Mısır'da kısa bir sürede ünü bütün ülkelere yayılmış ve Fenari'nin Mısır'da olduğunu öğrenen Çelebi Mehmet, kendisine haber göndererek Bursa'ya dönmesini rica etmiştir.Bunun üzerine Fenari, Mısır'dan kalkıp Bursa'ya geldi.O yıllarda Çelebi Mehmet Bursa'da ünlü Yeşil Cami ile türbesini yaptırmakta idi.Timurlenk askerlerinin harap ettiği Orhan Medresesi'nin tamirini de bitirmişti.Şemseddin Fenari, bizzat padişah tarafından karşılandı ve Orhan Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edildi.

Osmanlı Devleti gelişiyor, sınırları gittikçe genişliyordu.Padişah II.Murad, işlerin adaletle yürümesi ve şeriatın gösterdiği çizgiler içinde gelişmesi için, kendisine bu konuda yardımcı olacak bir bilgine ihtiyaç duydu.Şemseddin Fenari'ye, Osmanlı Devleti'nin ilk şeyhülislamlığını teklif etti.Tarihlerin yazdığına göre, Şemseddin Fenari, önce bu teklifi kabul etmek istememiş ve şeriat ahkamı içinde fetva verecek bir makamın, padişah tarafından tayin ve gerektiğinde azledilmesini doğru bulmamıştı.Bunu cesaretle padişaha söyledi, II.Murad, tayinin bir ehliyet tercihi olduğunu, bu sebeple padişahın yapmasında yarar bulunduğunu ileri sürmüş, fakat azlinin, adaleti baskı altına alabileceğini kabul ederek, şeyhülislamlık makamının kayd-ı hayat şartına bağlanmasını kabul etmiştir.

Şemsettin Fenari 1424'te Osmanlı mülkünün ilk şeyhülislamı olarak göreve başladı.6 yıl bu görevi büyük bir ehliyetle ve adaletle yürüttükten sonra, tekrar Hicaz'a gitmek istedi.Hükümdardan müsaade aldı ve yola çıktı.İlerlemiş yaşta idi.Yol zahmetli ve uzundu.Buna rağmen Şemseddin Fenari, zahmetlere katlanmış ve ikinci haccını da tamamlayarak Bursa'ya dönmüşse de döndükten kısa bir zaman sonra hayata gözlerini yummuştur.Bursa'da, kendi adı ile bilinen bir mahallede, kendi eliyle yaptırdığı camisinin yanındaki bahçede gömülüdür.Tertemiz hayatı, daha sonra masallaşmış ve adı evliyalara karışmıştır.100'den fazla yazılı eseri vardır.Öldüğü zaman kitaplığında 10.000 cilt kitap bıraktığı söylenir.Yunan işgali sırasında bu kitaplık yakılmış, yağma edilmiş, bu yüzden pek çok eser ortadan yok olmuştur.Yaptığı tefsirler büyük değer taşır.Özellikle Fatiha tefsiri, yalnız Osmanlı ülkesi içinde değil, bütün Müslüman dünyası içinde ünlüdür.Ayrıca,"Enmuzecü'l-Ulum" adlı yüz kadar ilmin tasnifini yapan ansiklopedik eseri, değerli bir kaynaktır.En büyük eseri olarak "Hulusü'l-Bedayi fi Usulü'l-Şerayi" bilinir.

Logged

SIRRINI VERME! YERİNDE SAYMA! KENDİNİ BEĞENME! SAKIN BOŞ VERME! KİN BESLEME! İHANET ETME! LANET OKUMA! GÜLÜP GEÇME! BEDDUA ALMA! UŞAKLAŞMA! EĞRİLME! PASLANMA! VE ASLA SATILMA!
-MEVLANA-
Sayfa: [1]   Yukarı git
GoogleTagged

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İbni Kemal (Ahmet Şemseddin) Türk Tarihçileri mehtap-gez 0 290 Son Mesaj 18 Mart 2008, 22:54:06
Gönderen: mehtap-gez
Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
Site Map |Site Map 1 ||Site Map 2 | Arşiv 1 |Arşiv 2 |Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Powered by SMF 1.1.4
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Osmanlı Skin by
sPaNdAu£r

Arsiv
Bu Sayfa 0.135 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu