|
SÖZLEŞMELİ PERSONELİN İŞE ALINMASI, MALİ VE SOSYAL HAKLARI, ÇALIŞMA SAATLERİ, İZİNLERİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ 1- Sözleşmeli Personelin İşe Alınması
Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin esasları düzenleyen 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının (Değişik 12 09.02.1979 tarih ve 7/17150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) 12 nci maddesinde sözleşmeli olarak çalıştırılacakların, ilgili kurumun saptayacağı özel koşulların yanında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının 4,5,6 ve 7 nci bentlerinde belirtilen koşulları da taşımaları gerektiği belirtilmiştir. Anılan fıkranın 4 üncü bendi, “kamu haklarından mahrum bulunmamak.” 5 inci bendi,” (Değişik : 10.01.1991 - 3697/1 md.) Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak.” 6 ncı bendi, “Askerlik durumu itibariyle; a) Askerlikle ilgisi bulunmamak. b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak. c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak.” 7 nci bendi ise “ 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile (sakatların devlet memurluğuna alınmaları) görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak.” şeklindedir. Ayrıca yabancı uyruklu hekimlerin Türkiye’de herhangi bir Tıp Fakültesinden mezun yada denkliği kabul edilmiş diploma sahibi olması, uzman iseler bunların uzmanlık belgelerinin Tebabet Uzmanlık Tüzüğüne göre onaylanmış olma zorunluluğu vardır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının aynı maddesinin son fıkrasında (Değişik: 06.12.1993 tarih ve 93/5097 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) özel yasalarında yaş haddine ilişkin özel hükümler bulunanlar dışında, 65 yaşını bitirmiş olanların sözleşmeli olarak çalıştırılamayacağı, çalıştırılmakta iken 65 yaşının dolduranların sözleşmelerinin 65 yaşlarını doldurdukları tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona ereceği belirtilmiştir. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin ve bağlı ortaklıkların sözleşmeli personel çalıştırmalarına ilişkin usullere ilişkin 29.01.1990 tarih ve 20417 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “İşe Alma” başlıklı 6 ncı maddesinde, sözleşmeli personelin yönetim kurulu kararı ile işe alınacağı, yönetim kurullarının bu yetkilerini, sınırlarını göstermek suretiyle devredebileceği, sözleşmeli personel ile akdedilecek sözleşmelerin Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak yönetmelikle tespit edilecek tip sözleşme çerçevesinde ve takvim yılı itibariyle yıllık olarak düzenleneceği belirtilmiş, ayrıca ilk defa açıktan işe alınacak sözleşmeli personel ile 6 aylık sözleşme yapılacağı, bunların müteakip sözleşmeleri ile yıl içinde memur statüsünden sözleşmeli statüye geçenlerin sözleşmelerinin bir kereye mahsus olmak üzere cari yıl sonuna kadar yapılacağı ve sözleşmeli personelin, sözleşme süresi içinde görev yeri veya unvanının değişmesi halinde de sözleşmenin yeniden düzenleneceği hükmü yer almıştır. “İşe Alınacaklarda Aranılacak Şartlar” başlıklı 7 nci maddesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edileceklerde, - Kamu haklarından mahrum bulunmamak, - 18 yaşını tamamlamış olmak, - Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolaylı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak, - Görevlerini yapmalarına engel olabilecek akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü olmamak, - En az ortaokul mezunu olmak, şartlarının aranacağı belirtilmiştir. Aynı maddede ortaokul mezunları arasından personel temininin mümkün olamaması halinde ilkokul mezunlarının da istihdamının mümkün olacağı, sözleşmeli statüde çalıştırılacak personelde aranılacak diğer özel şartların, teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurullarınca çıkarılacak bir yönetmelikle tespit olunacağı hükme bağlanmıştır. “Sınav” başlıklı 8 inci maddede, sözleşmeli personelin iş gereklerine uygun olarak yarışma ve yeterlilik veya sadece yeterlilik sınavına tabi tutulmak suretiyle işe alınacağı, teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, memur statüsünden sözleşmeli statüye, sözleşmeli statüden memur statüsüne geçenlerle mecburi hizmetle yükümlü bulunanların ayrıca sınava tabi tutulmayacağı, sınav konularının, sınavın şekli ve sınav komisyonunun teşkili ile sınava ilişkin diğer hususların teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurulları tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Yukarıda sayılanlar genel şartlar olup bugün hemen her kurum, bünyesinde çalıştıracağı sözleşmeli personelde ihtiyacına ve yaptırılacak işin niteliğine göre özel şartlar aramaktadır. 2- Mali Ve Sosyal Hakları
I- Ücret
Kamu İktisadi Teşebbüslerinde ve Bağlı Ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücreti; temel ücret ile başarı ve kıdem ücretleri toplamından oluşur ve bu ücret asgari ücretin altında olamaz. Sözleşme ücretlerinin tavanı her yıl Bütçe Kanunları ile belirlenir. Kamu personeli için uygulanan aylık katsayının mali yılın ikinci yarısı için değiştirilmesi halinde Bakanlar Kurulu sözleşmeli personelin ücretlerinin tavanını, mali yılın ikinci yarısı için değiştirmeye yetkilidir.(399 sayılı KHK madde 25) Temel ücret tutarları, sözleşmeli personelin unvanı, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınmak suretiyle teşebbüs ve bağlı ortaklıklarca tespit edilir. Teşebbüs ve bağlı ortaklıklar, sözleşmeli personele unvanları itibariyle uygulayacakları azami temel ücret miktarlarına ilişkin tekliflerini 15 Kasım tarihine kadar Devlet Personel Başkanlığı'na gönderirler. Bu teklifler Devlet Personel Başkanlığın’ca teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında ücret dengesi ve uygulama birliği sağlamaya yönelik önerilerle birlikte Yüksek Planlama Kurulu'nun onayına sunulur. (399 sayılı KHK madde 26) Sözleşmeli personelden sicil ve başarı değerlemesi sonucunda sicil ve başarıları (A) düzeyinde olanlara temel ücretlerinin % 8' i, (B) düzeyinde olanlara % 4' ü, (C) düzeyinde olanlara % 2' si oranında hesaplanacak miktarda başarı ücreti ödenir. (399 sayılı KHK madde 27) Sözleşmeli personelden bir sosyal güvenlik kuruluşuna prim ödemek suretiyle geçen hizmet süresi toplamı 6-10 yıl olanlara temel ücretlerinin % 2'si, 11-15 yıl arasında olanlara % 3'ü, 16-20 yıl olanlara % 4'ü ve 21 yıl ve daha fazla olanlara % 5'i oranında kıdem ücreti verilir (madde 28). Sözleşmeli personelin ücreti her ayın onbeşinde peşin olarak ödenir. Ay içinde göreve başlayanların ücretleri gün hesabı ile ay sonunda ödenir. Günlük ücret, aylık sözleşme ücretinin toplamının 30'a bölünmesi suretiyle hesaplanır. Emeklilik ve ölüm hali hariç olmak üzere ay sonundan önce görevden ayrılma halinde sözleşme ücretinin kalan günlere tekabül eden tutarı geri alınır. Görev değişimi halinde, yeni göreve başlanıldığı tarihten geçerli olarak yeni görevin ücreti ödenir, (madde 29) hükümleri yer almakta ayrıca, 25 inci maddenin (a) bendinde bir kısım personel hakkında aylık ve özlük hakları bakımından 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, bu personelin kuruluşlarının özel yasaları gereğince ödenecek ikramiyeler ile ilgili hükümlerini saklı tutmuştur. Aynı maddenin (b) bendinde, (Değişik: 05.02.1992 tarih 3771 sayılı Kanun madde 5) Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların üretim, satış, karlılık, verimlilik, ihracat gibi iş ve hizmet özellikleri ile kamu kesimi genel ücret dengesi dikkate alınarak Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen kadrolara atananlara, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 100' ünü geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek oran ve esaslara göre ek tazminat ödeneceği ve bu ek tazminatın gelir vergisine tabi tutulmayacağı belirtilmiştir. 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3 üncü maddesinde, (Değişik: 06.01.1989 tarih 89/13691 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) sözleşme ile çalıştırılacak personele ödenecek ücretlerin aylık brüt tutarı ile sağlanacak diğer parasal ve ayni menfaatlerin yıllık brüt tutarının on ikide birinin toplamının...... (Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir) [100] lirayı geçemeyeceği, Ancak, yurtdışı teşkilatında çalıştırılan personel ile Cumhurbaşkanlığı ve Devlet Senfoni Orkestrasında, Devlet Opera ve Balesinde ve Devlet Konservatuarlarında görevlendirilecek yabancı misafir, şef, solist ve sanatçıların bu hüküm dışında tutulacağı ve Bakanlar Kurulunca belirlenen tutarın, görevin önemi ve özelliği ile çalıştırılacak personelin niteliği dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın görüşleri üzerine Başbakanın onayı ile arttırılabileceği belirtilmiştir. II. Fazla Çalışma ve Diğer Ödemeler
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak çalışan sözleşmeli personele anılan kararname ile zorunlu ve istisnai hallere münhasır olmak üzere, normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yaptırılacak fazla çalışmalar karşılığında bütçe yasalarında belirlenen miktarlarda saat başı fazla çalışma ücreti ödeneceği, ancak aylık olarak, fazla çalıştırma yaptırılacak personel sayısı kurumun sözleşmeli personel sayısının % 5'ini; personel başına ödenecek fazla çalışma ücreti toplamı da ilgililerin temel ücretlerinin % 15'ini geçemeyeceği hükme bağlanmıştır.(madde 30/a) Sözleşmeli personele yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavı esas alınarak, yabancı dil bilgisi seviyeleri A olanlara temel ücretlerinin % 10'u, B olanlara % 5'i ve C olanlara % 2'si oranında bilinen her yabancı dil için ödemede bulunulmaktadır. Aynı Kararnamenin 30 uncu maddesinin c bendinde (Ek fıkra: 06.07.1995 - KHK/562, m.22) “Bankacılık ve sigortacılık faaliyetiyle bilfiil iştigal eden Kamu İktisadi Teşebbüslerinde çalışan personele, kendi yönetmeliklerinde belirtilen esaslar çerçevesinde elde edilen sigorta acentelik komisyonlarının % 80'i personelin her türlü ödemeler dahil kadro aylığı veya sözleşme ücretinin yılda iki aylık brüt tutarını geçmemek şartıyla ödenebilir.” şeklinde bir hüküm bulunmaktadır. Maddenin son fıkrasında, personele Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi (B) bendi ve 15754 sayılı Kararnameye göre çalıştırılan sözleşmeli personele sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı ve sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamayacağı belirtilmektedir.(madde 7 Değişik: 09.02.1979 tarih ve 7/17150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) Aynı maddede, yurt dışında çalıştırılacak yabancı uyruklu personele, bulundukları yer görenek, gelenek ve yasal düzenlemeleri gereği ödenecek Noel, Nevruziye ve Ramazan ikramiyeleri ile iş sonu ödentilerinin; 657 sayılı Kanunun değişik 146 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasına göre avukat ve dava vekillerine ödenecek vekalet ücretleri ile aynı Kanunun değişik ek geçici 12 ve 13 üncü maddelerinde sayılan personele, ilgili yasal düzenlemeler gereği yapılacak ödemelerin yukarıdaki hüküm dışında tutulacağı, Yurt dışı kuruluşlarda sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı personelden, hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesi feshedilen veya yenilenmeyenler ile, yerel sosyal güvenlik mevzuatına göre emeklilik, malullük, veya ölüm nedeniyle ayrılanların iş sonu ödentileri konusunda yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarının uygun görüşleri alınmak koşulu ile sözleşmelere hüküm konulabileceği, ancak bu yolla ödenecek iş sonu ödentilerinin tutarının aralıksız olarak çalışılan her tam yıl için son brüt aylık sözleşme ücretinin % 50 sini geçemeyeceği, Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından; sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenler çalışanlar tarafından; sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, iş sonu ödentisinin ödenmeyeceği belirtilmiştir. Ancak kurumların kadro karşılık gösterilmek suretiyle çalıştırdıkları sözleşmeli personele ilişkin usulleri düzenleyen ileriki tarihli Bakanlar Kurulu Kararlarında 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında bulunmayan düzenlemeler yer almıştır. Şöyle ki hemen her kurum için sözleşmeli personelin, devlet memurlarına ödenen aile, doğum, ölüm yardımları, fazla çalışma ücreti ile kanunlarla öngörülen diğer mali haklarından faydalanmalarının önü açılmıştır. Bununla da kalmayarak Devlet memurlarından farklı olarak yılda 4 ila 2 arasında değişen tutarlarda ikramiye verilmesi, teşvik ikramiyesi ödenmesi, özel hizmet tazminatı ödenmesi uygulamaları başlamıştır. Zaten kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışan personelin ücret farklılaştırmasından başka devlet memurlarından herhangi bir farkı da bulunmamaktadır. Uygulamanın eleştiri konusu olan en önemli noktalarından birisi bu ücret rejimidir. Bahsedilen düzenlemeler bir çok kurum için ayrı ayrı alınan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla yapılmıştır. III. Harcırahlar
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olan sözleşmeli personel için yurtiçinde ve yurtdışında geçici olarak görevlendirmelerde gündelik ve yol gideri ödeneceği, ödenecek gündelik miktarının 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca en yüksek Devlet memuru için belirlenen gündeliği geçmemek üzere ilgililerin görev ve unvanları dikkate alınarak teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurullarınca tespit edileceği hükme bağlanmış, ilk defa sözleşmeli statüde işe başlayan personele ikamet mahalli ile görev mahalli arasında kendisi ve aile efradına harcırah ödenmeyeceği ve diğer hususlarda 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.(madde 31) Yukarıdaki uygulamaya paralel olarak diğer kapsamdaki kurumların çalıştırdıkları sözleşmeli personele yurtiçi ve yurtdışı yolluk ödeneceği her kurum için değişik Bakanlar Kurulu Kararlarında yer almış, yurtdışı yolluklarında sözleşme ücretlerinin tekabül ettiği en yakın memuriyet derecesinin dikkate alınarak 6245 sayılı Harcırah Kanunu Hükümlerine göre hesap edileceği hükme bağlanmıştır. Burada da sözleşmeli personeller için Devlet Memurlarına ilişkin düzenlemeye paralel bir uygulama söz konusudur. IV. Tedavi, Ölüm ve Cenaze Giderleri 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşmeli personelin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu ana, baba ve çocuklarının resmi ve özel sağlık kuruluşlarında ayakta ve yatarak tedavileri ile doğum, ölüm yardımı ve cenaze giderleri hakkında diğer personele uygulanan hükümlerin uygulanacağı, ancak ölüm yardımının hesabında ilgililerin temel ücretleri esas alınacağı belirtilmiştir.(madde 32). 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olmayan diğer kamu sözleşmeli personeli 657 sayılı Kanun hükümleri gereğince anılan yardımlardan faydalanmaktadır ki bunların özel düzenlemelerinde hüküm bulunmaktadır. Bunun haricindeki sözleşmeli personel için 7/15754 sayılı Kararnamede bir düzenleme bulunmamaktadır ve bu kişiler için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca prim ödemeleri sebebiyle ancak anılan Kanuna göre ödeme yapılabilmektedir. V. Sosyal Yardımlar 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personelin bedelini ödemek şartıyla teşebbüs veya bağlı ortaklığın lojman, misafirhane, eğitim ve dinlenme tesisleri, yemek ve diğer sosyal imkanlardan yararlanabileceği, işin gerektirdiği araç, gereç ve giyim eşyasının, teşebbüs veya bağlı ortaklığın demirbaşı olarak verilebileceği, ancak bu yardımların hiçbir suretle nakdi ödeme şeklinde yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (madde 33). 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olmayan diğer kamu sözleşmeli personeli genel olarak kurumlarının sosyal tesislerinden faydalanmaktadır ancak her kurum bu düzenlemeleri kendi bünyesinde yapmakta, hizmet sözleşmesi esaslarını düzenleyen bakanlar kurulu kararlarında herhangi bir hüküm genelde bulunmamaktadır. Uygulamada geçici işçi olarak istihdam edilen personele lojman tahsisi yapılmasından hareketle aksi yönde bir hüküm bulunmadığından sözleşmeli personele de uygun görüldüğü taktirde lojman tahsisi yapılabilecektir. Ancak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personelin lojman tazminatından faydalanamayacağı hükme yer almıştır.
3- ÇALIŞMA SAATLERİ VE İZİNLER I. Çalışma Saatleri
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre çalışan sözleşmeli personelin haftalık çalışma saati 40 saat olarak belirlenmiştir. İş ve işyerinin çalışma şartları dikkate alınarak tatil ve çalışma günlerinin, günlük çalışmanın başlama ve bitim saatleri ile günün 24 saati devamlılık gösteren hizmetlerdeki çalışma şekillerinin tespitinde teşebbüs veya bağlı ortaklıkların yönetim kurulları yetkili kılınmıştır.(madde 20) 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 15754 sayılı Kararname gereğince çalışan sözleşmeli personel için çalışma saat ve süreleri Devlet memurları için belirlenen sürelerle aynıdır. Ancak, haftanın belli gün ve saatlerinde kısmi zamanlı olarak çalışanların çalışma saat ve sürelerinin Devlet memurları için saptanan çalışma saat ve süreleri esas alınarak kurumlarınca belirlenmektedir. Anılan Kararname gereğince sözleşmeli personel, o gün bitirilmesi gereken işlerin bitimine kadar, çalışma saatleri dışında da çalışmak zorundadır. Kararnamenin 13 üncü maddesinde yer alan bu hükmün hemen ardından sözleşmeli personele çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacakları çalışmalar karşılığında herhangi bir ücret ödenmeyeceği belirtilmiştir. Ancak örneğin Başbakanlıkta Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esaslarını düzenleyen 30.11.1984 tarih ve 84/8313 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının çalışma saatlerini düzenleyen 7 nci maddesinde yukarıdaki hükme paralel hüküm bulunmakta, 04.03.1992 tarih ve 92/2883 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Değişik son fıkrasında belirli sürede bitirilmesi gereken işler söz konusu olduğunda, sözleşmeli personelin normal çalışma saatleri dışında ve hafta tatili ve resmi tatillerde de çalıştırılabileceği belirtilmiş olmasına rağmen bu çalışma karşılığında ücret ödenmeyeceği hükmü yer almamakta ve hemen ardından da bu personele Devlet memurlarına ödenen aile, doğum, ölüm yardımı ödeneklerinin yanında fazla çalışma ücretinin de ödenebileceği belirtilmekte ve yasal dayanak sağlanmaktadır. Örneğin Denizcilik Müsteşarlığında Kadro Karşılığı Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esaslarını düzenleyen 29.05.2000 tarih ve 2000/875 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, sözleşmeli personele normal çalışma süresi dışında çalışma yaptırılabileceği ve bu çalışmalar için ayrıca ücret ödenemeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen aynı Bakanlar Kurulu Kararının 8 inci maddesinde “ Müsteşarlık teşkilatında fiilen çalışan sözleşmeli personel, Başbakanlığın yararlandığı fazla çalışma ücretinden aynı usul ve esaslara göre yararlanır.” hükmüne yer verilerek fazla çalışma ücreti ödenmesine dayanak sağlanmıştır. Benzer kurumlar için bu örneklere paralel düzenlemeler göze çarpmaktadır. II. İzinler 1- Yıllık İzin
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı sözleşmeli personelden hizmeti 10 yıla kadar olanlara (10 yıl dahil) yılda 20 gün, 10 yıldan fazla olanlara yılda 30 gün ücretli izin verilmekte, yıllık izin verilmesine esas hizmetin tespitinde kamu kurum ve kuruluşlarında geçen fiili hizmet süreleri ile askerlik hizmeti göz önüne alınmaktadır. Bu şekilde hizmet süresi bir yıldan az olanlar ile kısmi zamanlı istihdam edilenlerden bir yıldan az süreli sözleşme yapanlara (yıl içinde memur statüsünden sözleşmeli statüye geçirilenler hariç) yıllık izin verilmemekte, yıllık izinler, teşebbüs veya bağlı ortaklığın uygun bulacağı zamanlarda toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilmektedir. Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinlerin müteakip sözleşme döneminde kullandırılması da mümkün değildir.(madde 21) 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 15754 sayılı Kararname gereğince çalışan sözleşmeli personel için hizmet süresi [102] 1 yıldan 10 yıla kadar olanlara 20 gün on yıldan fazla olanlara 30 gün ücretli yıllık izin verilmektedir. 2- Mazeret İzni
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı sözleşmeli personele isteği üzerine kendisi veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin veya kardeşinin ölümü halinde ve her ay için 5 gün ücretli mazeret izni verilmekte ve ihtiyat olarak silah altına alınanlar terhis oluncaya kadar ücretli izinli sayılmaktadır. Belirtilen bu haller dışında mazereti sebebiyle sözleşmeli personele bir sözleşme döneminde 10 gün ücretli izin verilebilmekte ve zaruret halinde ücret ödenmemek şartıyla 10 gün daha mazeret izni verilmesi mümkün olmaktadır.(madde 22) Sözleşmeli personele hastalık izinleri ile ücretli veya ücretsiz doğum izinleri hakkında diğer personelin tabi olduğu hükümler uygulanmaktadır. 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 7/15754 sayılı Kararname gereğince çalışan sözleşmeli personele isteği üzerine eşinin doğum yapması halinde iki gün, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde ve her olay için üç gün mazeret izni verilmektedir. Ayrıca resmi doktor raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilmektedir. Değişik kurumların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkında hizmet sözleşmesi esaslarını belirleyen Bakanlar Kurulu Kararlarında da hastalık izinlerinin sözleşme şekline göre 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre verileceği hükmü yer almaktadır. Burada sorun 7/15754 sayılı Kararname ve 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi gereğince çalıştırılan ve ayrıca sözleşme esaslarını düzenleyen bir Bakanlar Kurulu Kararı bulunmayan personel için doğmaktadır. Şöyle ki; 15754 sayılı Kararname ve imzalanan tip sözleşme örneğinde bayan personelin doğum yapması halinde kendisine verilecek doğum iznini düzenleyen bir hüküm söz konusu değildir. Sözleşmenin 7 nci maddesinde hizmet süresine göre 20 ila 30 gün ücretli izin verilebileceği, resmi doktor raporu ile kanıtlanan hastalıklar için yılda 30 günü geçmemek üzere hastalık izni verileceği belirtilmiş, doğum izninden bahsedilmemiş, 12 nci maddede 7/15754 sayılı Kararnameye atıf yapılmıştır. Ancak anılan Kararnamede bu konu düzenlenmemiştir. Şimdi belirtilen izin 657 sayılı Kanunun memurlar için öngördüğü düzenlemeye paralel olarak mı, yoksa İş Kanunu hükümlerine paralel olarak mı verilecektir? Uygulamada idarelerin iki yolu da izledikleri görülmektedir. Bu konunun Kararnamede ve sözleşmede düzenlenmemesi sebebiyle her iki yolun da izlenmediği örneklerde mevcuttur, bir internet haber sitesindeki haber aynen; “SSK Yalova Yaşar Okuyan Bölge Hastanesi'nde sözleşmeli olarak çalışan hemşire V. M., memur ve işçilere tanınan yasal izinlerini kullanamadığı için doğum anına kadar çalışmak zorunda. V. M., memur statüsünde olsa, doğumdan önce 3 hafta, doğumdan sonra ise 6 hafta ücretli izin kullanabilecek, V. M. işçi statüsünde çalışsa, doğumdan önce ve sonra 6 + 6 olmak üzere toplam 12 hafta yasal izin hakkı var. Ancak Hemşire V.M. ne memur ne de işçi sayıldığından yasal haklarını kullanamıyor. Sözleşmesindeki yılda 30 günlük ücretli hastalık iznini kullanan V. M., işten atılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı, Sosyal güvenlik uzmanları, bir kamu kuruluşunun devletin koyduğu kuralları hiçe saydığını öne sürdü. Uzmanlar, devletin doğum izni ile hastalık iznini birbirine karıştırdığını iddia etti. Uzmanlar, aynı uygulamayı yapan özel sektörün, kamu müfettişleri tarafından ağır cezalara çarptırılacağına dikkat çektiler. Bakanlar Kurulu'nun 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı kararıyla sözleşmeli personel statüsünde çalışan doktor, hemşire, sağlık memuru ve ebeler ise mağduriyetlerinin giderilmesini bekliyorlar.” İfadesi yer almaktadır. Ancak kanımca sözleşmeli personel için doğum izni konusunda bir düzenleme olmamasına rağmen bu izin kullandırılacaksa ki mutlaka kullandırılmalıdır, uygulama Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler paralelinde olmalıdır. Çünkü 657 sayılı Kanunun 4/B maddesinde bu personelin işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlisi oldukları hükmü açıktır. Dolayısıyla İş Kanunu hükümlerine başvurmak daha uzak bir yoldur. Bir diğer alternatif de doğum yapacak personelin sözleşmesinin feshedilerek doğum sonrası tekrar yenilenmesidir ki yasal çerçeveden olaya bakarsak düzenlemeler bunu gerektirmektedir. Acil olarak da bu konuda bir düzenleme yapılması zorunludur.
III. Yükümlülükleri
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı sözleşmeli personel, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararına veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamaz. Görevini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayrım yapamaz, hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda bulunamaz ve bu çeşit eylemlere katılamaz.(madde 10, Değişik:11.02.1992 tarih ve 3771 sayılı Kanun) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklara verilen sermayeyi ve sağlanan diğer kaynakları, verimlilik ve karlılık esaslarına göre kullanmak ve değerlendirmek hususunda gereken gayret ve basireti göstermekle sorumlu ve yükümlü olup, görevleri ile ilgili olarak mensup oldukları teşebbüs ve bağlı ortaklığa verdikleri zarardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabidir (madde 11/a), Teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlere ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı memur sayılarak Türk Ceza Kanununun ikinci kitap, üçüncü ve altıncı baplarındaki hükümler uygulanır. (madde 11/b, Değişik 11.02.1992 tarih ve 3771 sayılı Kanun). Görevlerini yaptıkları sırada öğrendikleri gizli bilgileri, görevden ayrılmış olsalar bile, yetkili amirin izni olmadan açıklayamazlar. Aksi halde haklarında Türk Ceza Kanununun 229 uncu maddesi hükümleri uygulanır (madde 11/c, Değişik:11.02.1992 tarih ve 3771 sayılı Kanun). Sözleşmeli personelin herhangi bir sendikaya üye olması, sendikal faaliyette bulunması, grev kararı vermesi, bu yolda propaganda yapması, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılması, desteklemesi veya teşvik etmesi yasaktır (madde 14). Sözleşmeli personel 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen haller dışında başka bir işle meşgul olamazlar. Kısmi zamanlı olarak istihdam edilen sözleşmeli personelin hangi iş veya hizmetleri yapamayacağı sözleşmelerinde belirtilir. Sözleşmeli personelin, doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemesi ve görevi sırasında olmasa dahi menfaat sağlama amacı ile hediye kabul etmesi veya iş sahiplerinden borç para istemesi ve alması yasaktır (madde 16). Sözleşmeli personel, göreviyle ilgili konularda basına, haber ajanslarına veya medya ve televizyon kurumlarına yetkili amirin izni olmadan bilgi veya demeç veremez (madde 17). Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi personeli siyasi faaliyette bulunamaz ve siyasi partilere üye olamazlar (madde 18, 3771 sayılı Yasala değişik). Sözleşmeli personelin, teşebbüs veya bağlı ortaklığın hizmetlerini aksatacak şekilde kasıtlı olarak birlikte çekilmeleri veya görevlerine gelmemeleri veya göreve gelişte hizmetlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları, toplu olarak söz ve yazı ile müracaat ve şikayetleri yasaktır (madde 19). 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ve 15754 sayılı Kararname gereğince çalışan sözleşmeli personeller ile karşılıklı imzalanan tip sözleşmede, sözleşmelinin kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilen emirler çerçevesinde göreviyle ilgili kendisine verilen tüm işleri yapacağı, görevi sırasında edindiği gizli bilgileri görevinden ayrılsa bile kurumunun izni olmadan açıklayamayacağı, görevi sona erdiği zaman elinde bulunan kuruma ait araç, gereç ve belgeleri geri vermek zorunda olduğu, kendisine verilen işleri bitirene kadar, normal çalışma saatleri dışında çalışmak zorunda olduğu ve dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamayacağı [103] belirtilmektedir. Ayrıca değişik kurumlarla ilgili olarak alınan Bakanlar Kurulu Kararlarında, “hizmet sözleşmesi esaslarında hükme bağlanmayan hususlarda diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, ekleri ve değişiklikleri uyarınca işlem yapılır” hükmü yer almakta ve bu durum bizi, belirtilenlerin dışında, sözleşmeli personelin Devlet memurlarıyla aynı yükümlülük hükümlerine tabi olduğu sonucuna götürmektedir.
IV. Disiplin Hükümleri
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanacağı sözleşmeli personel hakkında teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla görevlerin ifası ilgili kusurlu hareketler, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışlar nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç, verilmesi gereken disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümlerin uygulanacağı, ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezasının, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanacağı belirtilmiştir.(madde 44, Değişik: 11.02.1992 tarih ve 3771 sayılı Kanun) Savunması alınmadan sözleşmeli personel hakkında disiplin cezası verilemez. Sözleşmeli personel; soruşturmayı yapanın, disiplin cezası vermeye yetkili organ, merci veya amirin veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere vereceği süre içinde yazılı olarak savunmasını yapar. Bu süreler içinde savunmasını yapmayan sözleşmeli personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.(madde 46) Disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. İtiraz mercileri bu itirazı doğrudan doğruya karara bağlayabileceği gibi dosya veya belgelerin bir kez daha incelenmesini cezayı teklif eden merciden isteyebilirler. Süresi içinde itiraz edilmez veya yapılan itiraz red edilirse onaylanan cezalar kesinleşir ve sicile işlenir.(madde 47) Sözleşmenin feshini gerektiren disiplin cezalarının kesinleşmesi; teşebbüs veya bağlı ortaklık yönetim kurullarının kararına bağlıdır.(madde 48) Sözleşmeli personel hakkında, aynı olaydan dolayı ceza kovuşturmasının başlamış olması disiplin kovuşturmasının yapılmasını engellemez ve ceza kovuşturması sonunda sözleşmeli personelin hüküm giymesi veya hakkında beraat yahut takipsizlik kararı verilmesi, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmaz.(madde 49) Disiplin kurulları kendilerine tevdi edilen dosyaları en geç 3 ay içinde karara bağlarlar. Disiplin cezasını gerektiren kusurlu bir halin öğrenilmesinden 6 ay geçtikten sonra sözleşmeli personel hakkında bu kusurlu hareket ile ilgili olarak disiplin kovuşturması yapılamaz ve disiplin cezası verilemez. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.(madde 50) Görevden uzaklaştırma, teşebbüs ve bağlı ortaklığın; paraları, para hükmündeki evrak ve senetleri ile diğer mevcutlarına karşı veya bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterler üzerinde suç işlenmesi, kasayı, ambarları saydırmaktan, para, para hükmündeki evrak, senet veya ayniyat veya bunların kayıt ve hesaplarını göstermekten veya sorulan sorulara kanuni bir sebep olmaksızın cevap vermekten kaçınılması, teftiş veya soruşturmanın güçlendirilmesi, sözleşmeli personel hakkında cezai kovuşturma yapılması, iş yerinde kişilere veya mallara karşı ağır zarar ika edileceği hakkında kuvvetli emarelerin bulunması, hallerinde görevi başında kalmasında sakınca görülecek sözleşmeli personel hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Bunu uygulamaya yetkililer sözleşmeli personeli işe almaya yetkili olan veya kendilerine bu yetki devredilen organ veya görevliler ile ilgili Bakanlık, teşebbüs veya ortaklık müfettişleridir.(madde 51-52-53) Görevinden uzaklaştırılan sözleşmeli personel hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 3 işgünü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Görevden uzaklaştırılan sözleşmeli personel hakkında makul bir sebep olmaksızın derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak, garez veya kini dolayısıyla bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidir.(madde 54) Görevden uzaklaştırılan sözleşmeli personelin bu süre içinde her türlü hak ve yükümlülükleri sürer. Ancak, ilgiliye bu halin devamı süresince sözleşme ücretinin 2/3'ü ödenir.(madde 55) Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce: Haklarında sözleşmenin feshi cezasından başka bir disiplin cezası verilenler, takibata mahal olmadığına veya beraatine karar verilenler, hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar, görevlerine ilişkin olsun veya olmasın çalıştırılmasına engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup bu cezası ertelenenler, hakkında bu kararların kesinleşmesi üzerine görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. Takibata mahal olmadığına veya beraatine karar verilenlere, sözleşme ücretinin kesilmiş bulunan 1/3 oranındaki kısmı geri ödenir. Görevden uzaklaştırma tedbiri sözleşmeli personelin soruşturmaya konu olan fiilinin hizmetlerine devama engel olmadığı hallerde, her zaman kaldırılabilir. Ceza kovuşturması tutuksuz olarak devam edenlerden göreve başlamasında sakınca görülmeyenler görevlerine döndürülebilirler.(madde 56) Görüldüğü üzere 399 sayılı Kararname hükümleri 657 sayılı Kanunun Disiplin hükümleriyle paralellik arz etmektedir. Zaten 58 inci maddede de sözleşmeli personele ilişkin olarak Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde, Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşü alınmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. 657 sayılı Kanun ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanarak çalıştırılan sözleşmeli personel hakkında disiplin hükümleri açısından açık bir hükme rastlanılmamaktadır, şöyle ki; hizmet sözleşmelerinde belirtilen hususlara aykırı hareket edenler hakkında herhangi bir disiplin cezası verileceği hükmü yer almamaktadır. Burada sözleşmeli personel sözleşme hükümlerine aykırı hareketinde herhangi bir ceza yerine sözleşmesinin idarece feshi müeyyidesiyle karşılaşacaktır, zaten hizmet sözleşmesinde 657 sayılı Kanuna veya genel hükümlerin uygulanacağına dair bir ifade yoktur. Kadro karşılık gösterilmek suretiyle çalıştırılan sözleşmeli personel ( örneğin Başbakanlık ve Bağlı Kuruluşlarında çalıştırılan sözleşmeli personel) hakkında 657 sayılı Kanunun disiplin hükümleri uygulanabilmektedir. Zaten bu kurumların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hizmet sözleşmesi esaslarını düzenleyen Bakanlar Kurulu Kararlarında, 657 sayılı Kanuna atıf yapılmakta ve bu personel hakkında ücret dışında memurlarla aynı hükümler uygulanmaktadır. V-Sözleşmenin Feshi ve Sona Ermesi 399 sayılı Kararnamenin 45 inci maddesinde teşebbüs veya bağlı ortaklıklarda çalışan sözleşmeli personelin sözleşmenin sona erme halleri sıralanmıştır.Bunlar; izinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek, işe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi, görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak,Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak, sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak, istek, yaş haddi, malullük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma halleri olarak sıralanmıştır. 657 sayılı Kanun ve 7/15754 sayılı Kararnameye göre imzalanan sözleşmelerin sona erme halleri tip sözleşmede, anılan Kararname hükümlerine aykırı hareket halinde ilgiliye Kurumca yazılı olarak tebligat yapılmak suretiyle tebligatta belirlenen sürede sona ermesi, tarafların bir ay önce ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi feshetmeleri, 65 yaşın doldurulduğu tarihte bir işleme gerek kalmaksızın sona ermesi, şeklinde açıklanmıştır. Kadro karşılık gösterilmek suretiyle çalıştırılan sözleşmeli personelin sözleşmelerinin sona erme halleri Kurumuna göre alınan farklı Bakanlar Kurulu Kararlarıyla düzenlenmiş olup birbirlerine paralel hükümler içermektedir. Örnek olarak Denizcilik Müsteşarlığını alırsak bu şartlar, çekilme taleplerinin Denizcilik Müsteşarlığınca kabulü; istek, yaş haddi, malullük ve sicil sebeplerinden birine dayanılarak emekliye ayrılma; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, görevden alınma veya ölüm halleri ile, personelin işe almada aranan şartları taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybetmesi halidir. Ayrıca tarafların gerekçe göstermeksizin bir ay önceden ihbar etmek şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecekleri hükmüne de yer verilmiştir.
kaynak:demud.org/arastirma/r_bulbul_sozlesmeli_personelin_hukuki_statusu.htm
|