+ Tarih Portali » Haberler » Eğitim Haberleri (Moderatör: umuro)
 Tuğçe Baran'ın Yazıları

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Konu Bilgileri Kısayollar
Konu Başlığı Tuğçe Baran'ın Yazıları
Cevaplar 4
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 1908
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Tuğçe Baran'ın Yazıları  (Okunma Sayısı 1908 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 10 Aralık 2007, 22:32:15 »
Üye Bilgileri tarih.20
Er kişi
*
Tesekkür
-Verilmiş: 0
-Alınmış: 47


Nüfus Cinsiyet:
Konum Nerden:
Giriş Kayit tarihi 04 Eylül 2007, 22:20:06
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 1

Karma: +53/-2
İrtibat


Tuğçe Baran'ın Yazıları




Eğitim şart ama söz konusu eğitim BU ise kalsın

Kimse kusura bakmasın, konuya devam edeceğim.

Ağızlarda bir sakız var ya: Eğitim şart!

Karşımıza olur olmaz her yerde çıktığı için sonunda Cem Yılmaz mavrasını yaptı ama ben mavra yapmayacağım.

Eğitim evet şart! Evet ama mevcut olan eğitim DEĞİL! Mevcut eğitim şart olmadığı gibi bir an önce yasaklanmasında da fayda var. Zira bu program ve bu eğitimciyle faydasından çok zararı var!

Çok ciddiyim! Dayaklı, sövgülü, aşağılamalı, nefretli bir eğitim verilmesin çok daha iyi. Bu kadar kaba, bu kadar saygısız bu kadar hınçlı bir toplum olmamızın nedeni tam da budur. Kendi halimize bırakılsak belki de daha sakin bir toplum olabilirdik. En azından hayli tasarruf ederdik.

Zira bizim eğitimimiz  sevgi  değil  gaddarlık  temeli üzerine kurulu. Müdürlerden muavinlere, muavinlerden öğretmenlere, hademelere kadar giden bir gaddarlık hiyerarşisi var.

Her sabah kar, yağmur, fırtına fark etmez, ön bahçede  içtima  eder, ant içer, tek tek BEŞ müdür muavininin önünden geçerdik. Eteğin bir santim kısa mı? Saçın kulak memeni bir parmak geçmiş mi? Bittin. Saçlarından çekilerek bin bir hakaret içinde (tercihan o ile başlayıp u ile biten) sıradan çıkartılır, eve yollanır, bir de devamsızlık yerdin.

Türk eğitim sisteminin eğitim anlayışı bu! Günaydın sopası, öğlen hakareti, akşam tehdidi!

Hadi diyelim emri Milli Eğitim yolladı, kıyafet böyle olacak dedi.  Saçlardan çekin, hakaret edin, erkekse bir tane de tekme atın  şeklinde bir talimat da mı geliyor?

Burada işte sevgisiz, nefret dolu  öğretmenler  devreye giriyor. Bunu sadist bir zevk alarak yapan öğretmenler. Bu yapılırken ses çıkarmayan diğer öğretmenler de aynı şekilde sorumludur bu arada  Ama ben yapmadım etmedim  yok. Gözünüzün önünde yapılan her şeyden sorumlusunuz!

Benim bir, berikinin üç, onun dört tane sevdiği öğretmen var elbette.

İstisnasız hepsi korkunç demiyorum. (Bu arada sevdiğim tek öğretmenim Mustafa Bey in yakınlarda öldüğünü öğrendim. Babam ölmüş gibi üzüldüm. Allah rahmet eylesin.)

Ama sistem sevgisizlik ve gaddarlık temeli üzerine oturmuş. İstisnalar bu gaddarlığı yok edemiyor.

Öğretmen öğrenciyi sevmek zorunda değil  diyemeyiz. Hayır! Öğretmenin birinci vazifesi öğrenciyi sevmektir. Buna mecbur. Asli vazifesi budur. Sevemiyorsa, tiksiniyorsa buyursun başka bir iş yapsın. Ben de çocuklardan çok hoşlanmıyorum ama tutup öğretmenlik yapmıyorum.

Zira ÇOCUKLARDAN söz ediyoruz. Yani senin bir tokadın, azarın yüzünden hayat boyu yüreği kanayabilecek kadar hassas yaratıklardan söz ediyoruz. Haylazlıklarına, umursamazlıklarına, ukalalıklarına aldanıp yetişkin sanmak gibi bir hata yapılıyor. Şimdi kazık kadarken istediğin lafı et bana, umurum değil. Ama o zaman bana veya yanımdakine edilmiş bütün o hakaretlerin aşağılamaların, atılmış bütün o dayakların halen acısını ve hıncını duyuyorum. (Dayaktan söz etmekten bile utanırken ben, nasıl kendilerini savunurlar hiç anlamıyorum)

Sevgi dolu bir eğitimi görmemiş olanlar için forma giymek, hoca gelince ayağa kalkmak, kendisine  eşolueşek  denmesi falan o kadar garip gelmeyebilir. Hatta diyebilir ki  kim kimi seviyor ki..

İlkokul dörde kadar yurtdışında okudum. Her sabah öğretmen sınıf kapısında ayakta bizi bekler, hepimizin elini sıkar, hatırını sorar, yanaktan bir makas alır öyle sokardı sınıfa. O ayakta karşılardı bizi!

Ay Avrupalılar ne güzel birbirlerine selam veriyorlar  diyenler! Naha işte eğitim. Selamlaşma, hatır sorma eğitimi!

Bizde ise anasının koynundan daha yeni çıkıp gelmiş altı yaşındaki çocuk daha ilk gün canı istediği zaman tuvalete gidemeyeceğini öğreniyor ve tabii ki çiş planlaması yeteneği henüz gelişmediği için o saat altına yapıyor. Bingo! Okul hayatı rezillikle başlıyor.

Formadan devam edelim. Dünya üzerinde olabilecek en rahatsız kıyafet bizim ilkokul çocuklarına giydirdiğimiz o saçma önlüktür. Bilhassa kızlar azap çeker içinde. İlköğretimi sekiz yıla çıkarma teşebbüslerinin ilk yapıldığı yıllarda ortaokuldaydım ve kazık kadar kızlara beyaz aka, siyah önlük giydirmişlerdi.

Hayatımda hiç bu kadar utanmamış, bu kadar nefret etmemiştim. Ertesi yıl zart diye de boy atmıştım, o önlük fil üstünde kelebek gibi bir şey olmuştu. O zamanlar yeşil dolarlar kazanmadığım için de (demode hocamızın lafı) ne yazık ki yenisi alınamadı ve ben o korkunç şeyi üç yıl giydim.

Durum şimdi de farklı değil. Bana içi boş  zenginle fakir ayrılmasın diye  mavalını okumayın sakın. Zenginle fakir 2 kilometre öteden ayrılır. Beş kat önlük giydir fark etmez.

Bir kere öğretmen tanımızda bir yanlışlık var. Ders anlatan, disiplini sağlayan insan değildir öğretmen. Maaşı bunun için almıyor. Düzgün insanlar olmamız için, hayata hazırlamak için var. Sopayla azarla tiksintiyle mi hazırlayacak bizi hayata?

Telesekreterime şöyle notlar bırakmış öğretmenler:  Sus, terbiyesiz!

Otur yerine sıfır!  da diyen olacak mı merak ediyorum doğrusu.

Zaten tam da bunlardan söz ediyorum ben. Senli benli, suslu muslu konuşmalar.. Sınıfta sanıyor kendini belli ki! Ne sıkıcı!

Evet sevgisiz bir düzen var  diyen bir çok öğretmen de oldu çok şükür. Bana hak veren eğitimciler, müdürler. Durumu fark edenler de var. Var ama.. Burada benim tek başıma bağırmamla bir şey değişebilir mi bilmiyorum.

Bana terbiyesiz diyenlere kötü bir haberim var: Gazetemizin internet servisinin yaptığı  Tuğçe Baran eleştirilerde haklı mı  anketinde en son baktığımda yüzde 74 oranında  haklı  durumdaydım. Bilmem anlatabiliyor mu Türk halkı sizlere bir şeyler???

İsterseniz bu yazı hakkında yorum yapabilir,fikrinizi beyan edebilirsiniz.


Logged
« Yanıtla #1 : 10 Aralık 2007, 22:33:21 »
Üye Bilgileri tarih.20
Er kişi
*
Tesekkür
-Verilmiş: 0
-Alınmış: 47


Nüfus Cinsiyet:
Konum Nerden:
Giriş Kayit tarihi 04 Eylül 2007, 22:20:06
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 1

Karma: +53/-2
İrtibat

Ynt: Tuğçe Baran'ın Yazıları

« Bu nefret dolu eğitimciler nerede yetişiyor?Eğitim şart ama söz konusu eğitim BU ise kalsın »Bütün öğretmenler dava açıyormuş bana!


Vız gelir tırıs gider. Protestolar umurumda olmayacak dedim, hakikaten umurumda değil. Görüşümde fena halde ısrarlıyım.
Öğretmenleri eleştirmek bu ülkede tabudur.  Ay ama çok az para alıyorlar, hayat şartları çok zor, ama çocuklar da çok haşarı, ay ama bak ne büyük  sittres  altındalar, kafayı yemek üzereler, sen hiç bin tane çocukla başa çıkmak zorunda kaldın mı…  Bir kere bu çocuklar son beş yıl içinde bu kadar çoğalmadı. Öğretmenlere iyi para verilmediği de yeni bir haber değil. Son 50 yıldır bu böyle. Sistem ortada.
Yani eğitim fakültesine başlarken durum başka değildi. İşlerinin ÇOCUK ile ilgili olacağını biliyorlardı. Hiçbir şey sürpriz değil. Sen başka bir yeri tutturamayıp ancak oraya kapağı atmışsan ve de  işsiz kalma tehlikesi yok  diye memurluğa talim ediyorsan bu niye benim suçum oluyor? Niye ben senin sıkıntına ve  çocuk nefretine  anlayış göstermek ve çocuğuma eğitim, sevgi ve bilgi veremeyişini sineye çekmek durumunda oluyorum?
Artık yeter! Genelleme yapamazsın diyorlar pekala da yaparım. Ben bu ülkede okudum. Bu ülkenin devlet lisesine gittim. Bu ülkenin devlet öğretmenleri tarafından yetiştirile(me)dim. Bu ülkenin müdürleri tarafından idare edil(eme)dim. Bu ülkenin öğretmenlerinden dayak ve azar işittim. Bu ülkenin öğretmenleri tarafından baş belası sümüklü muamelesi gördüm ve bu ülkenin öğretmenlerinden hiçbir şey öğrenemedim.. Fena halde tecrübeliyim. Bütün cahil ve ruh hastaları da benim lisemde toplaşmadı ya!
Yazık ki sizi de yetiştiren bir öğretmen  diye sitemde bulunmuş çoğunluk. HAYIR efendim. Beni lise öğretmenlerim yetiştirmedi. Lise öğretmenlerimden bir tanesi de  senin halin nicedir  demedi. Ben ne öğrendiysem dünya, memleket ve kendim hakkında üniversitedeki hocalarımdan öğrendim. Hepsi dünya harikası insanlardı. Sezar ın hakkını Sezar a da vermesini biliriz.
Robert, Galatasaray, Amerikan veya Alman liseleri dışında okullarda okumuş kimseden de  aaa bizim hocalarımız süperdi. Bütün haylazlıklarımıza rağmen gülümserlerdi, her derste ilgimizi çekmeyi başarırlardı, hep anlayış gösterirlerdi, çok şey öğrendim, mesleğimi seçmemde büyük katkısı vardır  diyene rastlamadım.
Beni  pirotesto  eden (evet böyle yazmış) öğretmenler de zaten hakiki öğretmenliğin ne olduğunu bilmeyenler. Zorluk çekmenin öğretmenlik olduğunu sanıyorlar.
Ben oturduğum yerden yeşil dolarlar kazanırken.. onlar neler çekiyormuş haberim yokmuş… Önce benim tedavi olmam gerekiyormuş..
Mektuplarındaki binlerce imla hataları bile öğretmen olamadıklarının kanıtı. Okura boşuna kızıyormuşuz dahi anlamındaki de leri da ları, soru eki mısın ları, musun ları ayırmadıkları, noktalama işareti kullanmadıkları için.

Kılavuzlar ortada!

Sorumu tekrar ediyorum ey ahali: Bütün ilkokul ve lise hayatınız boyunca severek hatırladığınız kaç öğretmeniniz var? Kaçı için  çocuk ve genç sever  diyebilirsiniz? Dayağını ve azarını işitmediğiniz kaçı var? Kaçı için  dersi öyle bir coşkuyla ve sevgiyle anlatırdı ki sınıfta çıt çıkmazdı  diyebilirsiniz? Hadi bunu da geçtim kaçı için okuttuğu dersi BİLİRDİ diyebilirsiniz?
BİLMİYORLAR!!!! Okuttukları dersi bilmiyorlar. Milli Eğitim in dağıttığı ders kitabını ezberlemiş  papağanlar  ezici çoğunluk. Beni vıdıvıdıvıdı  pirotesto  eden öğretmenler! En son hangi kitabı okudunuz! En son hangi konferansa katıldınız? Kursa gittiniz?
Hayatında başka memleket, başka şehir görmemiş coğrafya öğretmenleri, hayatında en son fakültedeyken roman okumuş edebiyat öğretmenleri, Matematik Dünyası dergisini hiç duymamış matematik öğretmenleri, tek bir yeni kelime öğrenmemiş İngilizce öğretmenleri..
Ya bırakın Allah aşkına. Bana Çalıkuşu taklidi yapmayın
Logged
« Yanıtla #2 : 10 Aralık 2007, 22:36:05 »
Üye Bilgileri tarih.20
Er kişi
*
Tesekkür
-Verilmiş: 0
-Alınmış: 47


Nüfus Cinsiyet:
Konum Nerden:
Giriş Kayit tarihi 04 Eylül 2007, 22:20:06
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 1

Karma: +53/-2
İrtibat

Ynt: Tuğçe Baran'ın Yazıları

Bu arkadaş Vatan Gazetesi'nde köşe yazarı...Almış sazı eline çalıp duruyor günlerdir...Yazdıklarında ufak ta olsa haklılık payı var bence...Ama öyle bir nefretle yazmış ki,biz öğretmenlerden öyle nefret etmiş ki ,insanın kanı donuyor...Sırf onun gibiler haklı çıkmasın diye hareketlerime,imlama daha da dikkat eder oldum...
Logged
« Yanıtla #3 : 10 Aralık 2007, 22:40:42 »
Üye Bilgileri furkanözyürek
Toygun
***
Tesekkür
-Verilmiş: 0
-Alınmış: 15


Nüfus Cinsiyet: Bay
Konum Nerden: eskişehir
Giriş Kayit tarihi 24 Ağustos 2007, 22:30:03
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 221
Ne mutlu Türküm diyene M.K.Atatürk


Karma: +22/-3
İrtibat

Ynt: Tuğçe Baran'ın Yazıları

Hocam haklı olduğu yanlar bencede var ben şu anda bir öğretmenin bana yaptıkalrını çekiyorum bütün lise hayatımda çektim şu andada hayatımı etkiledi kadın.Tabiki öğretmenlerimizin hepsi böyle değil ben kendim biliyorum bana o kadar yardımı dokunan hocalarım olduki...Ama çok kötülerde oluyor
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
« Yanıtla #4 : 12 Aralık 2007, 00:20:03 »
Üye Bilgileri uguratan
Er kişi
*
Tesekkür
-Verilmiş: 16
-Alınmış: 22

Nüfus Cinsiyet:
Konum Nerden:
Giriş Kayit tarihi 03 Eylül 2007, 11:37:01
Toplam İleti Mesaj Sayısı: 6

Karma: +1/-0
İrtibat

Ynt: Tuğçe Baran'ın Yazıları

Biz öğretmenlerin bu yazıdan  çıkarmaları gereken çok ders var bence...Tamam biraz aşırılık var yazıda ama vurgulanan konular son derece doğru.Ben de düşündüm lise yıllarını da, şefkatle yaklaşan 1-2 öğretmenden başkası aklıma gelmedi...
Ama son yıllarda bunun değişmeye başladığını öğrenci psikolojisine, pedogojik bilgiye ve rehberliğe daha fazla önem verildiğini düşünüyorum...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git

 

Tarihportali.net Etiketler
Tuğçe Baran'ın Yazıları

Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Oruç Yazıları (Sezai Karakoç/Samanyolunda Ziyafet) Ramazan Özel kürşad74 2 1233 Son Mesaj 31 Ağustos 2008, 21:48:35
Gönderen: kürşad74

Tarih Portalı I tarih portalı, tarih öğretmeni I ders izle I tercüme I tarih sinavı
Site Map |Site Map 0,5 |Site Map 1 ||Site Map 2 | Arşiv 1 |Arşiv 2 |Arşiv 3 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss| Urllist
Powered by SMF 1.1.11
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Osmanlı Skin by
sPaNdAu£r

Arsiv
Bu Sayfa 0.349 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu