|
ABDÜLAZİZ DÖNEMİ (1861 – 1876) :
Abdülaziz’in padişahlığı döneminde hiç savaş olmadı.Avrupa’ya giden ilk Osmanlı padişahıdır.Yavuz’dan sonra Mısır’ı ziyaret eden tek Osmanlı hükümdarı olma özelliği de taşır.Bu dönemde Osmanlı ile Avrupa devletleri arasında borçlar sorunu ortaya çıktı.
Şark Meselesi : İlk defa Rus Çarı Aleksandır tarafından 1815 Viyana Kongresinde Osmanlı idaresindeki Hristiyanların sorunları ile ilgilenmek amacıyla kullanılan terim sonradan daha geniş bir anlam kazandı.Şar Meselesi;XIX.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü koruma,ikinci yarısında Avrupa’daki topraklarını bölme,XX.yüzyılda ise tüm topraklarını paylaşma şeklinde algılandı.
Panislavizm Hareketleri : Panislavizm Ortodoks ve Slav ırkından olan ulusların Rusya’nın egemenliği altında birleşmesini hedef alan ve XIX. Yüzyılın ilk yarısında Rusya tarafından ortaya çıkarılan siyasi bir harekettir.Rusya Osmanlı Devletinin Balkanlardaki varlığına son vermek amacıyla bu toplulukları Osmanlı Devletine karşı kışkırtıyor ve karışıklıklara yol açıyordu. Rus kışkırtması sonrasında Balkanlardaki Bosna-Hersek isyanını Bulgar isyanı izledi.Osmanlı Devleti bunlarla uğraşırken Rusya Sırp ve Karadağlıları Osmanlıya karşı kışkırttı.Osmanlı ordusu Sırp ve Bulgar isyanını kısa sürede bastırdı.Karadağlıları sindirip Bosna –Hersek’te düzeni sağladı. 1866’da Girit’li Rumlar adanın Yunanistan’a katılmasını sağlamak amacıyla ayaklandılar.İngiltere,Fransa ve Rusya Rumları destekledi.Avrupalı devletlerin baskısı karşısında Osmanlı Devleti 1868’de adanın özerkliğini kabul etmek zorunda kaldı. Sultan Abdülaziz zamanında aydınlar arasında demokratik çalışmalar hızlandı.Anayasal düzene geçiş için çalışan Yeni Osmanlılar ,bir anayasa hazırlayıp padişaha sundular.Amaçları anayasal düzene geçişle azınlıkları yönetime dahil ederek isyanları önlemek istiyorlardı.Padişah kendisine sunulan anayasayı kabul etmedi.Yeni Osmanlılara mensup Mithat Paşa ve Hüseyin Avni Paşanın işbirliği ile Abdülaziz tahtan indirilerek yerine V.Murat padişah ilan edildi (1878).
II.ABDÜLHAMİT DÖNEMİ (1878 – 1909 ):
V.Murat üç süren saltanatından sonra rahatsızlığı nedeniyle tahtan indirilerek yerine meşrutiyeti ilan sözü veren II.Abdülhamit padişah yapıldı(1876).II.Abdülhamit Mithat Paşa’yı Sadrazamlık görevine getirerek Yeni Osmanlı anayasasını (Kanun-ı Esasi) hazırlamakla görevlendirdi.II.Abdülhamit iktidarı boyunca Avrupa devletlerine karşı başarılı bir denge politikası izleyerek devletin dağılmasını önlemeye çalıştı. Rus yayılmacılığından çekinen İngiltere’nin girişimleriyle Balkan olaylarını yatıştırmak,Osmanlı-Rus anlaşmazlığını barış yoluyla çözmek için İstanbul’da bir konferans toplanması çağrısında bulundu.İstanbul’da İngiltere,Fransa,Avusturya,Almanya,İtalya ve Rusya’nın katılımıyla Tersane Konferansı toplandı (1876 ).Konferansta şu kararlar alındı: • Osmanlı ordusu Sırbistan ve Karadağ’dan çekilecek. • Bulgaristan ve diğer uluslara özerklik verilecek. • Mahalli yönetimlerin yetkileri genişletilecek. • Balkanlardaki devlet yatırımları arttırılacak. Konferansın toplandığı gün ,Osmanlı Devlet adamları Kanun-u Esasi’yi ilan ederek Meşrutiyet yönetimine geçtiler.Böylece: • Batılıların içişlerimize karışmalarını önlemek, • Balkan uluslarına yönetimde temsil hakkı tanıyarak devletten kopmalarını engellemek, • Konferansın toplanmasını gereksiz kılmak, • Balkan sorununun çözümünde Rusya’ya karşı Batılı devletlerin desteğini elde etmek istediler. Osmanlı yönetimi,Kanun-i Esasi’nin ilanından güç ve cesaret alarak,sorunların çözümlendiğini ve özerkliğe gerek kalmadığını duyurdu.Konferansta alınan kararları bağımsızlığa aykırı bularak reddetti.Bu durum batılı devletlerin tepkisine neden oldu.Londra’da kendi aralarında yeniden toplandılar,isteklerini biraz hafiflettiler.Osmanlı Devleti bu istekleri de içişlerine karışma kabul ederek reddedince siyasal alanda yalnız kaldı.
1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşı : Osmanlı Devletinin İstanbul Tersane ve Londra konferansları kararlarını kabul etmemesi üzerine Rusya Ortodoksların koruyucusu sıfatıyla güneye inme politikasını gerçekleştirmek Osmanlı Devletine savaş açtı.Ruslar batıda Sofya ve Edirne’yi,doğuda ise Batum,Kars Artvin ve Erzurum’u alarak İstanbul’a doğru ilerlediler.Rusların Çatalca’ya kadar ilerlemesi üzerine Osmanlı Devleti barış istemek zorunda kaldı.İki devlet arasında hiçbir zaman yürürlüğe konulmayan Ayestefanos (Yeşilköy) Antlaşması imzalandı(1878). Antlaşmaya göre: • Sırbistan ,Karadağ,ve Romanya’ya bağımsızlık verildi. • Bosna-Hersek’e özerklik tanındı. • Makedonya ve Doğu Rumeli’yi kapsayan büyük bir Bulgaristan Devleti kuruldu. • Kars,Ardahan,Batum ve Doğu Beyazıt Ruslara bırakıldı. • Girit ve Ermenistan’da ıslahat yapılması kararlaştırıldı. • Rusya’ya savaş tazminatı ödendi. Sonuç : Yapılan antlaşma ile Rusya himayesinde Karadeniz ve Ege’ye kadar ulaşan büyük bir Bulgaristan kuruluyordu.Böylece Ruslar ,hem Balkanlarda etkinliğini artıracak ,hemde Bulgaristan üzerinden Akdeniz’e ulaşacaktı.Antlaşma bu yönüyle İngiltere,Avusturya ve Almanya’nın çıkarlarına ters düştüğü için ,bu devletlerin itirazına uğradı.Yürürlüğe konmadı.Savaşı göze alamayan Rusya,Berlin’de yeni bir konferansın toplanmasına razı oldu.Osmanlı,Rusya,İngiltere,Fransa,Almanya,Avusturya ve İtalya’nın katılımıyla konferans toplandı.Ayestefanos iptal edilerek yerine Berlin Antlaşması imzalandı.
Berlin Antlaşması (1878) : 1) Değiştirilen Maddeler : a) Bulgaristan : Üç kısma ayrıldı: • Makedonya :Islahat yapılması koşuluyla Osmanlı’ya bırakıldı. • Doğu Rumeli:Osmanlı’ya bağlı imtiyazlı bir eyalet haline getirildi;başına Ortodoks bir vali atandı. • Asıl Bulgaristan :Hukuken Osmanlıya bağlı bir prenslik haline getirildi. b) Bosna-Hersek :Yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakıldı;fakat özerklik verilmedi. c) Doğu Beyazıt:Osmanlıya bırakıldı. d)Savaş Tazminatı:İki misline çıkarılarak,taksitlerle ödenmesi kararlaştırıldı. 2) Değiştirilmeyen Maddeler: a) Sırbistan,Karadağ ve Romanya’ya bağımsızlık verildi. b)Kars,Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakıldı. c) Ermenilerin oturdukları yerlerde ıslahat yapılacaktı.
Sonuç : • Ayestefanos biraz hafifletildi;fakat değişiklik daha ziyade batılıların işine yaradı.Rus himayesinde kurulacak olan büyük Bulgaristan parçalanarak Rusya’nın Akdeniz’e inmesi engellendi. • Panslavizm’in zaferiyle Balkanlarda en büyük parçalanma meydana geldi. • İngiltere Rusya’dan gelebilecek tehlikelere karşı Kıbrıs’ı işgal etti.Rus tehlikesinden çekinen Osmanlı Devleti buna ses çıkarmadı. • Rusya değişikliğe rağmen ,emellerini büyük oranda gerçekleştirdi. • Osmanlı Devleti Rusya ve İngiltere’ye duyduğu güvensizlikten dolayı Almanya ile yakınlaştı. • Ermeni sorunu fiili olarak Osmanlının karşısına çıktı. • Konferans sırasında Osmanlı tarafını tutan Fransa daha sonra Tunus’u işgal etti.Osmanlı bu durumu protesto etmekle yetindi. • Batılıların Osmanlı üzerindeki baskısı iyice arttı.Batılılar Duyun-u Umumiye İdaresini kurarak Osmanlı maliyesine el koydular(1881).
Not: • II.Abdülhamit 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sürerken;savaşın kötü gidişatını ve azınlık milletvekillerinin zararlı çalışmalarını bahane ederek Meşrutiyet rejimine son verdi. • Ayestefanos Antlaşması yürürlüğe konmamıştır.Bu yönüyle I.Dünya Savaşından sonra Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşmasına benzemektedir.
Berlin Antlaşmasından Sonraki Gelişmeler: Kıbrıs ve Mısır’ın İşgali:İngiltere Berlin Antlaşmasından ,sonra Rusya’nın Akdeniz’e inme tehlikesi karşısında Kıbrıs’ı işgal etti(1878).Daha sonra ,Süveyş Kanalı’nın açılmasından dolayı siyasi,ekonomik ve stratejik önemi artmış olan Mısır’ı işgal ederek sömürgelerine giden yolu güvenlik altına aldı(1882).Osmanlı bu işgalleri sadece protesto etmekle yetindi.
Tunus’un İşgali (1881): Tunus Osmanlıya bağlı özerk bir eyaletti.1870’te Alsas-Loren’i Almanya’ya kaptıran Fransa ,bunun acısını Osmanlı’dan çıkarmak istedi.Berlin Konferansından sonra Osmanlı’nın güçsüzlüğünden faydalanarak Tunus’u işgal etti(18881).Osmanlı Devleti bu durumu protesto etmekle yetindi.
Bulgaristan Krallığının Kurulması (1908) : 1878 Berlin Antlaşmasına göre Osmanlı Devletine bağlı bir Bulgar prensliği kurulmuştu.Doğu Rumeli ise ıslahat yapılması koşuluyla Osmanlı Devletine bırakılmıştı.1885’te Bulgarlar ayaklanarak Doğu Rumeli’nin Bulgaristan’la birleştiğini ilan ettiler.Osmanlı Devleti büyük devletlerin olaya karışmasından çekindiği için askeri müdahale de bulunamadı.II.Meşrutiyetin ilanından hemen sonra askeri ve siyasi durumu elverişli gören Bulgarlar bağımsızlıklarını ilan etti.Batılı devletlerin baskısıyla Osmanlı Devleti Bulgaristan’ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.
Girit Sorunu ve Osmanlı-Yunan Savaşı :1829’da Edirne Antlaşmasıyla bağımsızlığını elde Yunanistan Bizans’ı yeniden canlandırma düşüncesiyle (Megalo İdea) Giritli Rumları sık sık isyana kışkırttı.Girit’te ilk isyan 1858’de çıktı.Osmanlı Devleti ıslahat vaadiyle isyanı önledi. 1866’da Giritli Rumlar tekrar ayaklandı.1869’da Paris’te toplanan konferansla Girit’e özerklik verilerek Osmanlı Devletine bağlılığı sağlandı.1890da Rumlar adayı Yunanistan’a bağlamak amacıyla yeniden ayaklandı.Yunanistan ayaklanmayı destekledi.Batılı devletler savaş çıkmasını istemedikleri için olaya müdahale ettiler.Yunanistan’ın uzlaşmaz tutumu üzerine Osmanlı Devleti 18 Nisan 1897’de Yunanistan’a savaş ilan etti. Ethem Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Yunan ordusunu yenerek ,Yenişehir’i aldı.Yunan askerleri Teselya’dan çıkarılarak Tırnova alındı.Dömeke Meydan Savaşında Yunan ordusu yenilgiye uğratıldı.Avrupa devletlerinin araya girmesi ile 1897’de İstanbul’da antlaşma yapıldı. Antlaşmaya göre: • Osmanlı askerleri Teselya’yı boşaltacak. • Girit Osmanlıda kalacak,ancak Yunanistan tarafından onaylanan Hristiyan bir vali atanacaktı. • Yunanistan savaş tazminatı ödeyecekti. II.Meşrutiyetin ilanından hemen sonra Girit meclisi Yunanistan’a bağlandığını ilan etti(1908).Ada ,Balkan Savaşlarından sonra imzalanan Atina Antlaşmasıyla Yunanistan’ın eline geçti(1913).
Düyun-ı Umumiye İdaresi : II.Abdülhamit döneminde Kırım Savaşından beri alınan fakat bir türlü geri ödenmeyerek birken yüklü bir borç yükü altına girmişti.Avrupalı devletler alacaklarını tahsil edebilmek için Düyun-ı Umumiye (Genel Borçlar) İdaresini kurdular(1881).Yönetimini alacaklı devletlerin gerçekleştirdiği idare tütün,ispirto,pul,tuz ve orman gibi düzenli gelirlere el koydular.Böylece devlet ekonomik bağımsızlığını kaybetmiş oldu.
Bosna-Hersek’in Avusturya’ya Bağlanması: Bosna-Hersek’in yönetimi Berlin antlaşmasıyla Avusturya’ya bırakılmıştı.II. Meşrutiyet’in ilanı sırasında görülen karışıklıklardan yararlanan Avusturya bölgeyi topraklarına kattığını açıkladı.Osmanlı durumu protesto etmekle yetindi.İki ülke arasında yapılan görüşmeler sonucunda Bosna-Hersek’in Avusturya’ya bırakılması kabul edildi.Buna karşılık Yenipazar Osmanlıya verilecek ve Avusturya Osmanlı Devletine iki milyon beş yüz bin Osmanlı altını ödemeyi kabul etti.
Ermeni Meselesi : Tarihte Ermeni meselesi olarak adlandırılan olay ,Ermenilerin değil Osmanlıyı parçalayarak bölgedeki varlığını sona erdirmek isteyen devletlerin meselesi olarak ortaya çıkmıştır. Ermeni sorunu ilk kez 1877-1878 Osmanlı –Rus savaşı sırasında Rusya’nın bağımsızlık vaadiyle Ermenileri kışkırtmasıyla ortaya çıkmıştır.İlk kez Berlin Antlaşmasında uluslar arası bir konu olarak İngiltere’nin isteği üzerine Berlin Konferansında gündeme geldi.Berlin Antlaşması içerisinde Osmanlı Devletinin Ermenilerin yaşadıkları yerlerde ıslahat yapması kararı yer aldı.Bundan cesaret alan Ermeniler büyük devletlerinde desteği ile Osmanlı Devletinden daha fazla ayrıcalık elde etmek ve bağımsız bir Ermenistan ideali ile çalışmalara başladılar. Ermeni sorunun ortaya çıkışında Doğu Anadolu’da yaşayan Ermenileri kullanarak Akdeniz’e ve Orta Doğu’ya inmek isteyen Rusya ile Doğu Anadolu’da kendi koruyuculuğunda bir Ermeni devleti kurulmasını sağlayarak Rusya’nın güneye inmesini önlemek isteyen İngiltere’nin etkileri olmuştur. İngiltere ve Rusya’dan cesaret alarak kurdukları Taşnak ve Hınçak komiteleri ile faaliyetlerine başlayan Ermenilerin amacı ;çıkaracakları bir ayaklanma ile Avrupa kamuoyunun dikkatini Anadolu’ya yöneltmek ve Avrupa devletlerinin desteğini alarak bağımsızlık elde edeceklerini düşünüyorlardı.18897dan itibaren Doğu Anadolu’da planlı eylemlere başladılar.Ermenilerin çıkardıkları isyanlar bastırıldı.Bu kez eylemlerinin merkezi olarak Osmanlı Devletinin merkezini seçtiler.Osmanlı Bankası baskını ve Yıldız Suikastlarını gerçekleştirdiler(1905). I.Dünya Savaşı devam ederken durumun kendileri için uygun olduğu kanısıyla Osmanlı Devletine karşı Ruslarla işbirliği yaparak ayaklanmalar çıkardılar.Osmanlı ordularının ikmal yollarını keserek zarar vermeye ve baskı ve şiddet metodu ile halkı sindirmeye çalıştılar.Binlerce insanı katlettiler.Osmanlı Devleti bölgedeki Müslüman halkın güvenliği için Doğu Anadolu ve diğer bölgelerde Ermeni olaylarının yaşandığı yerlerde ki Ermenilerin Suriye’ye göç ettirilmelerine karar vererek 14 Mayıs 1914’te Tehcir Kanunu kabul etti.Kanuna dayanılarak bir kısım Ermeni Suriye’ye göç ettirildi. Brest-Litowsk antlaşmasıyla savaştan çekilen Rusların boşalttığı topraklar Ermeniler tarafından işgal edilince Kurtuluş Savaşı sırasında Kazım Kara Bekir komutasında Ermenilerle savaş devam etti.Türk ordusu karşısında tutunamayan Ermeniler 3 Aralık 1920’de Gümrü Barış Antlaşmasını imzalayarak,işgal ettikleri toprakları boşalttılar.
II.Meşrutiyet ve 31 Mart Olayı : II.Abdülhamit ,Mebusan Meclisini kapattıktan sonra baskıcı bir yönetim uygulamaya başladı.Meşrutiyet yanlıları Batıya kaçmak zorunda kaldı.II.Abdülhamit’e karşı 1889’da İttihat-ı Osmani cemiyeti ile 1906’da Osmanlı Hürriyet cemiyetinin 1907’de birleşmesi ile İttihat ve Terakki Cemiyeti adı altında güçlü bir muhalefet ortamı oluştu.Bir çok subay ve devlet adamının desteğini alarak meşrutiyeti ilan etmeye yöneldi. Reval görüşmeleri İttihat ve Terakki üyelerini harekete geçirdi.İttihatçı bazı subaylar emirleri altındaki birliklerle ayaklandılar.Mecbur kalan II.Abdülhamit Bakanlar kurulunu toplayarak Kanun-i esasiyi yeniden yürürlüğe koydu (23 Temmuz 1908).Meşrutiyet rejimi yeniden yürürlüğe girdi. • Padişahın hakları anayasa ile sınırlandırıldı. • Demokratikleşme süreci hızlandı. • Basına uygulanan sansür kaldırıldı. • Yeni siyasi partiler kuruldu. • Siyasi düşünce çatışmaları arttı. • Türk milliyetçiliği düşüncesi yaygınlaştı. II.meşrutiyetin ilanından sonra ,mevcut sorunlar çözümlenemediği,aksine giderek büyüdüğü için İttihat ve Terakki yoğun bir tepkiyle karşılandı.yapılan seçimlerde mecliste İttihat ve Terakki cemiyeti çoğunluğu elde ederek yönetimde söz sahibi olmuştu.Bu arada güçlü bir muhalefet ortamı doğmuş,meclis ve hükümet eleştiriliyordu.Çünkü yeni toprak kayıpları engellenememiş,ülkenin çeşitli yerlerindeki ayaklanmalar önlenememişti. Tüm bu sorunlar toplumsal tepkiyi artırdı ve bu bir isyana dönüştü.İstanbul’daki Avcı Taburu askerleri isyan çıkardılar(13 Nisan 1909).İsyancıların hedefi meşrutiyet yönetimine son vermekti.İttihat ve Terakki Cemiyeti isyanı bastırmak ve meşrutiyeti korumak amacıyla Kurmay Başkanlığını M.Kemal’in yaptığı,Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusunu İstanbul’a gönderdi.Ayaklanma bastırıldı.İsyanı engellemediği ve lehine kullandığı gerekçesiyle II.Abdülhamit tahtan indirildi .V.Mehmet Reşat tahta çıkarıldı. Sonuç : • Meşrutiyet rejimi büyük bir tehlike atlattı. • Mustafa Kemal’de ,ulusal bilincin ve vatanı koruma azminin doğmasında etkili oldu. • İttihat ve Terakki Partisi baskı yoluna saptı. • Sorunlar çözümlenemeyince meclisin içinden ve dışından güçlü bir muhalefet oluştu. • İç ve dış gelişmeler merkezdeki bunalımı arttırınca,Ermeniler durumdan yararlanarak Adana’da ayaklandılar.Fakat başarılı olamadılar.
|