« : 11 Kasım 2007, 09:20:18 »
Üye Bilgileri
Tarihman
Vahdettin krizi Keşan ilçesini karıştırdı Murat SAVAŞ-Gökhan YUMUŞAK/SABAH Kompozisyonda Vahdettin'e "hain" diyen öğrencinin ceza almaması için öğretmeni, başka öğrenciden Ben yazdım" demesini istemiş.. Edirne'nin Keşan ilçesindeki kompozisyon yarışmasında ikinci olan öğrencinin Vahdettin'den "hain" diye bahsetmesi; bir yerel gazetecinin de "Ödül istiyorsan ecdadına küfret" diye yazı yazması üzerine kaymakamlığın başlattığı soruşturma ilçeyi karıştırdı. Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, geçtiğimiz ay Cumhuriyet'in 84. yıldönümü nedeniyle ilköğretim okulları arasında bir kompozisyon yarışması düzenledi. Müdürlük ayrıca torpil olmaması için öğrencilerden kompozisyonlarda kendi isimleri yerine mahreç kullanmalarını istedi. Türkçe öğretmenlerinden oluşan 7 kişilik seçici kurul sonuçları açıkladığında, "Yekta Baydar İlköğretim Okulu 5 sınıfında öğrenim gören ve "Güneş" mahrecini kullanan bir öğrencinin "Cumhuriyet gelince" başlıklı kompozisyonu ikincilik ödülünü aldı. Bu arada dereceye giren kompozisyonlar yerel gazetelerde de yayınlandı. Bu kompozisyonları okuyan yerel Keşan Medya Gazetesi Köşe Yazarı Mustafa Kabakçılı, ikinci olan kompozisyonda öğrencinin son padişah Vahdettin'in ismini kullanmadan "Hain" diye bahsetmesine kızarak, "Ödül istiyorsan ecdadına küfret" başlığıyla bir yazı yazdı. ÖĞRETMENİN EŞİ ASTSUBAY Bunun üzerine kaymakamlık soruşturma açtı. Olayla ilgili görevlendirilen milli eğitim müfettişleri seçici kurulu oluşturan 7 öğretmen hakkında soruşturma başlatırken, okula da gidip öğrencinin kim olduğunu tespit etmek istedi. Bu arada iddiaya göre eşi astsubay olan okulun Türkçe öğretmeni soruşturmayı öğrenince babası subay olan kompozisyonu yazan İ. Ö.'nün ceza almasını önlemek için başka bir kız öğrenciden "Kompozisyonu ben yazdım" demesini istedi. Kız öğrenci de müfettişlere önce kompozisyonu kendisinin yazdığını söyledi. Ancak iddiaya göre olayın ciddiyeti anlayınca, gerçeği itiraf ederek, kompozisyonu aslında İ. Ö.'nün yazdığını, Türkçe öğretmeninin İ. Ö. ceza almasın diye kompozisyonu kendisinin yazdığını söylemesini istediğini anlattı. Bunun üzerine soruşturma kapsamına İ. Ö. İle Türkçe öğretmeni de dahil edildi. Keşan Kaymakamı Abdülkadir Karataş, soruşturma açtıklarını doğrulayarak, konuşmaktan kaçındı. Edirne Valisi Nusret Miroğlu ise müfettiş görevlendirildiğini belirterek şunları söyledi: "O cümleler, o yaştaki bir çocuğun kuracağı cümleler değil. Soruşturma sonunda tam olarak neyin olduğunu anlayacağız" dedi. Ders kitabının yazarı 'Hain' dedi EDİRNE'DE yaşanan olay "Vahdettin hain mi değil mi?" tartışmasını yeniden başlattı. Yıllardır tartışılan bu konuyla ilgili en çarpıcı açıklamayı ilköğretim okullarında okutulan İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük kitabının yazarlarından Güler Şenünver yaptı. Şenünver şunları söyledi: "İngilizlerle işbirliği yapmış daha ne yapacak. Anadolu'da isyanlar çıkmasına neden olmuş. Kuvayi Milliye'ye karşı savaşmış. Kitaba hain yazmadık ama 40 sene hain olduğunu okuttum. Bence hain" Milli Eğitim Bakanlığı'nda müfredatın hazırlanmasından sorumlu Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Erdoğan ise konuya ılımlı yaklaştı: "Programlarda tarihi konularda yönlendirmeci ve dayatmacı yaklaşımdan kaçınmaya çalışıyoruz. Tarihi olaylarla kişilerle ilgili tek doğru bu şekilde saptama yapmak tarih öğretmenin özüne aykırıdır." Nutuk'ta "soysuz, alçak" VAHDETTİN ile ilgili olarak Atatürk, Nutuk'ta şu ifadeleri kullanıyor: "Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükûmet aciz, haysiyetsiz ve korkak.' Ders kitapların da ise Damat Ferit'le, Vahdettin'in farklı düşündüğü, gerçekte Vahdettin'in değil Damat Ferit'in İngilizlerle işbirliği yaptığı bilgisine yer veriliyor. Tarihçiler: Kolay kolay çözülemez PADİŞAH "hain" diyen kompozisyona ödül veren seçici kuruldaki öğretmenler hakkında soruşturma açılması tarihçiler tarafından anlamsız bulundu. Tarihçilerin görüşleri şöyle: * Prof. Dr. Cemil Koçak: (Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi) "Kompozisyonu yazan çocuk ona öğretileni ve ondan bekleneni yazmış. Yalnızca Vahdettin değil, Çerkez Ethem, Kazım Karabekir gibi milli mücadele sırasında ve sonrasında siyasi misyonu bulunan pek çok isim için benzer bir durum söz konusu. Türkiye'nin bu isimleri hem kendi tarihinin bir parçası olarak sahiplenmesi, hem de milli mücadelede zaman zaman farklı konumlarda yer aldıkları için inkar etmesi kolay çözülebilecek bir sorun değil." * Prof. İlber Ortaylı: (Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi) "Vahdettin'in hain olup olmadığı tarihçiler arasında tartışılır elbette. Ancak bu ülkenin resmi görüşü, resmi kitaplar da yazanı, öğretileni de bellidir. Öğrenciye de, öğretmene de öğretilen Türk resmi tarihindeki bilgilerdir. O öğretmenlere soruşturma açmak Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi tarihiyle karşı karşıya gelmesidir. Ortalığı karıştırmak, 'hain' diyenleri etiketlemekten başka bir şey değildir. Devlet sorumluluğu ile hareket edilmiyor. Bu 'Vahdettin'in hain miydi, değil miydi?' tartışması değildir. Bizim ne dediğimiz zaten bellidir. Milli Eğitim Bakanlığı bu tür tartışmalara girip, soruşturmalar açarak ciddi olmaktan çıkmıştır.
Logged
Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavgâ imiş Bir Velîye bende olmak cümleden a'lâ imiş Yavuz Sultan Selim
« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2007, 09:30:23 »
Üye Bilgileri
Tarihman
Bu konuya yani Vahdettin Han'ın "Hainlik" ile suçlandırılması ile alakalı bir hadiseyi buraya almakta fayda umuyorum. Mareşal Fevzi (Çakmak) Paşa'nın sırrı Fevzi Paşa... bu ifşayı, refikasi Fitnat hanıma söyle açıklamıstır: «Fitnat. Öyle birşey biliyorum ki ortaya çıkıp söylememe bugüne kadarki tutumumuz ve davranışlarımız müsait değil. Mecburum, bu sırrı kendimle beraber mezara götürmeğe» Ve işte Mareşalin senelerce sakladığı büyük sır kı, Sultan Vahdettin'in vatansever bir insan olduğunu ve kurtuluşu (İstiklal savaşının kazanılması) Anadolu'da gördüğünü apaçık göstermektedir. Dinleyelim Fevzi Paşayı: «Mütareke senesinde, bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahdettin beni huzuruna kabul etti. "Paşa, dedi. Durumu görüyorsunuz. Bu işler anca Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Bana Anadolu'da teşkilat kuracak, memleketi şu karanlık durumdan kurtarabilecek Paşaların bir listesini yapıp getirin." Ertesi Cuma, yine selamlıktan sonra huzuruna girip hazırladığım listeyi verdim. Dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır, tane tane konuşmaya başladı: "Paşa, Mustafa Kemal Paşa hırsız mıdır" "Haşa Padişahım" "Bir namuzsuzluğu, ahlaksızlığı var mıdır ?" "Haşa Padişahım" "Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?" "Hayır efendim. O hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir" "O halde bu listeye niçin onun adını yazmadınız?.." Hiç düşünmeden cevap verdim: "Padişahım, Mustafa Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri Cumhuriyet taraftarıdır" Padişah elindeki kağıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı...Ayaga kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli İtilaf devletleri (Ingiliz, Fransız, Italyan, Yunan) gemilerini göstererek: "Paşa, Paşa...Bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse Cumhuriyet olsun... Kendine selamla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü Mustafa Kemal Paşa'yi göreceğim » KAYNAK: Tercüman, 10.04.1976 Kaynak: Vehbi Vakkasoglu, Son Bozgun, cilt: 1, S. 134-135, Timas, Istanbul, 1990 Ayrıca bu konuda bizzat kendimin tarafından Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde gördüğüm bir belgede, Mustafa Kemal Paşa'nın Vahdettin tarafından Anadolu'ya gönderildiği ve gönderilirken bir miktar (miktarını şimdi hatırlamıyorum) para verildiği yazıyordu. Maalesef bu belgenin fotokopisini aldığım halde, kaybettim. Tekrar İstanbul'a gitmek nasip olursa, o zaman almayı planlıyorum. Ancak bunun bir benzeri bir başka sitede yayımlanmıştı. Eğer onu bulabilirsem buraya orjinelinin fotokopisi Osmanlıca belgeyi koyarım.
Logged
Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavgâ imiş Bir Velîye bende olmak cümleden a'lâ imiş Yavuz Sultan Selim
« Yanıtla #2 : 21 Kasım 2007, 10:34:49 »
Üye Bilgileri
erkut
Doğrudur, Mustafa Kemali Anadoluya gönderip, para veren Vahidettindir(Osmanlı devleti). Ama ''hadi git Cumhuriyet kur, vatan kurtar'' diyerekten mi? Rica ederim yapmayınız. Mustafa Kemalin gönderilme sebebi Ordu Müfettişliği idi(Türklerin silahlarını alsın ellerinden diye gönderildi). Bunu yapmadığı ve direnişi desteklediği içindir ki gıyabında idam kararı çıkartılmış, üzerine Kuvayi inzibatiye birlikleri gönderilmiştir. Madem Vahidettin bu kadar memleket sevdalısıydı, neden Türk ordusu İstanbula yaklaşınca bir düşman gemisiyle kaçtı?
Logged
Düşünüyorum, o halde vurun !
« Yanıtla #3 : 23 Kasım 2007, 14:06:31 »
Üye Bilgileri
palanga5
Er kişi
Nüfus
Cinsiyet:
Konum
Nerden: ankara
Giriş
Kayit tarihi 14 Kasım 2007, 22:34:09
Toplam İleti
Mesaj Sayısı: 9
Karma: +0/-0
İrtibat
İlber Hocama katılıyorum.Bu şekildeki bir suçlama bence de ciddiyetsizliktir.Bugün Atatürk hakkında neler söyleniyor da kimsenin sesi çıkmıyor bir lise öğrencisinin Vahdettin'e ''hain'' demesi mi sorun oluyor.
Logged
« Yanıtla #4 : 25 Kasım 2007, 12:09:21 »
Üye Bilgileri
Tarihman
Bu siteden bir arkadaşımın özelime gönderdiği özel mesajjjj..... Arkadaşlar; Acaba sizler yazılan komposizyonu okudunuzda mı yorum yapıyosunuz?Yoksa şartlanmış bazı gazeteciler gibi duyumlar sizin için yeterli oluyor ve hooop atlıyosunuz mu??? Önce gerçekleri bilelim sonra yorum yapalım.Burada olay Vahdettinin hain olup olmadığı değil. Olay tamamen OSMANLI'yla alakalı.Ecdadını beğenmeyen millet, millet olamaz.hele tarihçi hiç olamaz. bu öğrencinin OSMANLI için yazdıkları komposizyonun temelini oluşturuyor.Bakın belki hiç değer vermediğim (galatasaraylı olmama rağmen) gazeteci hıncal uluç ne yazmış!!!! ''İçinde olduğum bir gazetecilik ayıbı.. Bir olay bu kadar mı saptırılır, bu kadar mı yanlış iletilir ve de sonucu, bu kadar mı ters yorumlanır.. Bir ucunda Keşanlı bir muhabir, öte ucunda ben.. Öylesi bir ayıp ve utanç zinciri.. Edirne Valisi Nusret Miroğlu bizzat telefondaydı.. Sekreteri, Özel Kalem Müdürü falan değil.. "10 Kasımda Atatürk'e soruşturma açtıran Vali" diye manşetlediğim kişi.. Bağırıp çağırmıyordu. Nasıl kibar, nasıl saygılı, nasıl insancıldı sesi, bilemezsiniz.. Hal hatır sordu önce.. Hani 40 yıllık dost arar ya, öyle.. Sonra sözü yazıma getirdi.. "Faksınıza bir yazı yolladım" dedi.. "Olaylara sebep olan ilkokul öğrencisinin kompozisyonunun aslı.. Kendi el yazısıyla.. Onu okuyun lütfen.. O zaman durumun çok farklı olduğunu göreceksiniz.." Okudum.. "1299 yılında Söğüt ve çevresine inen küçük kara bulut yavaş yavaş büyüdü ve tüm Balkanları sardı. Bu kara bulutun altında tüm insanlar kendilerine olan saygınlıklarını yitirip bir kişi için çalıştılar. Elde ettikleri her şeyi bir haine verdiler. Sonucunda da çoğu bu hainin emriyle öldürüldü. İşte tüm bu zamanlarda ne güneş doğmak, ne kuşlar ötmek, ne bulutlar dans etmek ne de bayraklar dalgalanmak isterdi. Bu kara bulut ve onun doğurdukları 1918 yılına kadar sürdü ve 1918'den sonra yavaş yavaş dağılmaya başladı." İlkokullararası yarışmada derece alan kompozisyon, gazetelerde günlerden beri yayınlanan haberlerde yer aldığı gibi, son padişah Vahdettin'e değil, 1299'dan başlayarak tüm Osmanlı'ya "Hain" diyor ve İmparatorluğu lanetleyerek Söğüt'teki kuruluş gününden itibaren Anadolu'ya ve Balkanlara bir karabulutun yayıldığını iddia ediyordu. O Söğüt'teki kuruluş ki, bugünün Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmıştı. Osmanlı, 1923'te Cumhuriyete dönüşen Türk Devleti'nin adıydı. Hangi tarih kitabında tüm Osmanlı, Anadolu'daki Türk Devleti böylesine böyle karalanabilirdi ki?.. Belki Yunanistan'da bir ilkokul öğrencisi böyle bir kompozisyon yazabilirdi, çünkü ona okutulan oydu. Şimdi bu çirkin, bu ayıp, bu utanç verici kompozisyonu çevirip "Vahdettin'e hain diyen öğrenci için soruşturma açtırıldı" dediniz mi, ne olurdunuz?.. "Sayın Vali, neden hemen açıklama göndermediniz. Bu yanlış haber günlerce aynen devam etti" dedim.. Yanıt yüzümü iyice kızarttı. "Gazeteciyi daha ilk gün aradım. Doğruyu anlattım. Ertesi gün haber gene öyle çıktı. Tekrar aradım 'Muhabir kardeşim, ben sana olayın doğrusunu anlatmadım mı' dedim. Bana 'Ben haberi öyle geçtim, ama merkezde değiştirmişler, gene eskisi gibi çıkmış " dedi. Daha ne yapabilirim Hıncal Bey!." Şimdi bakın.. İlkokullararası bir kompozisyon yarışması düzenleniyor. Güneş rumuzu ile yarışmaya katılan bu kompozisyon ikinci oluyor. Haber alan bir Keşan gazetesi de haber yapıyor.. "Ecdadına söven ödül alıyor!.." Ben olsam, bu kompozisyon benim elime geçse ne yapardım.. Benim buradaki varlığımın sebebi olanlara sövenlere ne yapardım ki?.. Haberi okuyan Keşan Kaymakamı soruşturma açtırıyor. Kaymakamın yaklaşımı bence biraz popülist. Okul Müdürünü, olmadı İlçe Milli Eğitim Müdürü'nü uyarır, bir kapalı soruşturma açılır, yazana ve ödül verenlere disiplin cezasıyla iş biter, bunca kıyamet kopmazdı. Soruşturma sonunda anlaşılıyor ki, kompozisyonu yazan ilkokul öğrencisi değil. Hocası.. Bu da alışıldık bir şey.. Hepimizin başına geldi. Böyle yarışmalarda hırslı hocalar, müdürler, derece alınsın, okulun prestiji artsın diye öğrenci ödevlerine büyük katkılar yaparlar, hep.. Olay daha da genişleyip ulusal çapta dağılan medyaya yayılınca, bu defa Edirne Valisi emir veriyor.. "Gidin bakın bakalım, neler oluyor, Keşan'da.." Yani, başından sonuna, işin içinde garip bir şey yok.. Yapılması gereken şeyler var. Ama nereye varıyor sonu.. Benim sayfamın tepesindeki manşete.. "10 Kasımda Atatürk'e soruşturma açtıran Vali!.." Şimdi ben utanmayayım da kim utansın söyler misiniz?.. Utanacaklar daha da var tabii.. Ama onlarda utanma yok. Olsaydı bu iş buralara gelmezdi.. '' Şimdi anladımı acaba benim araştırmacı tarihçi(!!!) arkadaşlarım.
Logged
Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavgâ imiş Bir Velîye bende olmak cümleden a'lâ imiş Yavuz Sultan Selim
« Yanıtla #5 : 25 Kasım 2007, 12:29:39 »
Üye Bilgileri
tarih.20
Toygun
Nüfus
Cinsiyet:
Konum
Nerden:
Giriş
Kayit tarihi 04 Eylül 2007, 22:20:06
Toplam İleti
Mesaj Sayısı: 227
Karma: +46/-2
İrtibat
Bu mesajı gerçekten arkadaşınız mı yazdı Sayın Beyaz Zambak???...Keşke buraya kendi nickiyle yazsaydı... Kompozisyonun aslı biraz sınırları aşıyor,eleştiri dozunun ötesine geçiyor,katılıyorum.Tarih te,ecdadımız da eleştirilebilir,kimse eleştirilemez değildir...Ama hakaret ve aşağılama...İşte buna kimsenin hakkı yoktur... Ben gene arkadaşınıza takıldım.Ön plana çıkmaya cesareti olmayanın ne eleştiri,ne başka birşey ,hiçbir şeye hakkı yoktur...
Logged
« Yanıtla #6 : 25 Kasım 2007, 12:31:12 »
Üye Bilgileri
Tarihman
Bu mesajı gerçekten arkadaşınız mı yazdı Sayın Beyaz Zambak???...Keşke buraya kendi nickiyle yazsaydı... Kompozisyonunun aslı biraz sınırları aşıyor,eleştiri dozunun ötesine geçiyor,katılıyorum.Tarih te,ecdadımız da eleştirilebilir,kimse eleştirilemez değildir...Ama hakaret ve aşağılama...İşte buna kimsenin hakkı yoktur... Ben gene arkadaşınıza takıldım.Ön plana çıkmaya cesareti olmayanın ne eleştiri,ne başka birşey ,hiçbir şeye hakkı yoktur...
İnanmıyorsanız size size kullanıcı adımı ve şifremi vereyim. Henüz mesajı silmedim.
Logged
Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavgâ imiş Bir Velîye bende olmak cümleden a'lâ imiş Yavuz Sultan Selim
« Yanıtla #7 : 25 Kasım 2007, 12:35:31 »
Üye Bilgileri
tarih.20
Toygun
Nüfus
Cinsiyet:
Konum
Nerden:
Giriş
Kayit tarihi 04 Eylül 2007, 22:20:06
Toplam İleti
Mesaj Sayısı: 227
Karma: +46/-2
İrtibat
Olay size inanıp inanmama meselesi değil,hocam...İşin özü bir başkasının ağzından konuşup,kendi fikirlerini cesurca çıkıp söyleyememe...Ben aslanlar gibi söylüyorum fikirlerimi...Rumuzum belli...Yüklediğim materyallerden gerçek adım belli...Kimseye hakaret etmeden açıklıyorum fikirlerimi... O yüzden sizin görüşleriniz bağlar ama ortada olmayanın fikirleri kanımca muteber değildir...
Logged
« Yanıtla #8 : 26 Kasım 2007, 19:01:50 »
Üye Bilgileri
erkut
Evet aynı özel mesaj banada geldi. Madem öyle; o kompozisyonun tamamını yazabilir mi o arkadaş? (Kimliğini kendisi belli etsin, madem özel mesaj atıyor. Ha burada açıklamazsa o özel mesajın doğruluğundan şüphe duyarım o ayrı....)
Logged
Düşünüyorum, o halde vurun !
« Yanıtla #9 : 27 Kasım 2007, 17:08:36 »
Üye Bilgileri
faruksal
Ben Beyaz Zambak hocama katılıyorum ben Fevzi Paşa'nın Sırrı adlı bu parçayı daha önce de okumuştum ve hak vermiştim...
Logged
Ŧคгยкรคl
« Yanıtla #10 : 27 Kasım 2007, 17:15:02 »
Üye Bilgileri
furkanözyürek
Bence pek sır olarak kalmamış o parça bendede hiç inandırıcılık uyandıramadı
Logged
« Yanıtla #11 : 28 Kasım 2007, 19:54:48 »
Üye Bilgileri
erkut
Xray bana şu mesajı atmış;
Arkadaşlara o mesajı gönderen benim.kimseden çekindiğim, fikirlerimi paylaşmaktan korktuğum, birilerinden kaçtığım felan yook!!! yine bilmeden öğrenmeden sallamışsınız aynen komposizyona yaptığınız gibi.Öncelikle şunu belirteyim ben o mesajı siteye gönderiyorum diyerek yolladım ama başaramamışım.siteye(yani o konuyla alakalı mesaj gönderemiyorum.bunu başaramıyorum çok uğraşmama rağmen.umarım şimdi anladınız beni. diğer konuya gelince ben Vahdettinin hain olup olmadığını tartışmadan sadece komposizyonla alakalı yazıyorum dikkat ederseniz.komposizyonun içeriği Osmanlıya küfretmekten başka ne var acaba.Vahdettin hain olabilir??? ama bir öğrenci Osmanlı için''1299 yılında Söğüt ve çevresine inen küçük kara bulut yavaş yavaş büyüdü ve tüm Balkanları sardı. Bu kara bulutun altında tüm insanlar kendilerine olan saygınlıklarını yitirip bir kişi için çalıştılar. Elde ettikleri her şeyi bir haine verdiler. Sonucunda da çoğu bu hainin emriyle öldürüldü. İşte tüm bu zamanlarda ne güneş doğmak, ne kuşlar ötmek, ne bulutlar dans etmek ne de bayraklar dalgalanmak isterdi. Bu kara bulut ve onun doğurdukları 1918 yılına kadar sürdü ve 1918'den sonra yavaş yavaş dağılmaya başladı." diye bir yazı yazabilirmi? bakın eleştirmek farklı hakaret farklı şeylerdir.eleştiriye açık birisiyim ama ecdadıma yapılan hakareti asla kabul etmem.ben tarihçiyim ve bu konuda yani geçmişimize hakaret konusuna en fazla dikket etmesi gereken kişiyim.ettirmem.yanlışlıklar yokmudur?fazlasıyla vardır.hakaret olmadan. ha vahdettinin hain olup olamadığı ayrı bir tartışma konusudur ki bakın her arkadaş birbirinden farklı düşünüyor bu konuda buda çok normal.bunu daha sonra konuşuruz. benim şu anki meselem komposizyon.umarım anlaşıldı.......
Logged
Düşünüyorum, o halde vurun !
« Yanıtla #12 : 07 Aralık 2007, 16:31:01 »
Üye Bilgileri
palanga5
Er kişi
Nüfus
Cinsiyet:
Konum
Nerden: ankara
Giriş
Kayit tarihi 14 Kasım 2007, 22:34:09
Toplam İleti
Mesaj Sayısı: 9
Karma: +0/-0
İrtibat
Arkadaşlar ya ne çok büyümüş konu
Bunu yazanın lise öğrencisi olduğunu unutmayalım
okullarda verilen eğitimi bir düşünün bu öğrenci belliki bu konularda bir şey bilmiyor suçlamanın bi anlamı yok
Logged